• 21.10.2011 00:00

 Genelkurmay, 22 taburla yurtiçi ve sınırötesinde 5 bölgede kara harekâtı başladığını duyurdu. Başbakan Erdoğan harekâtı netice almaya yönelik bir adım olarak değerlendirirerek "Hedefimiz, bu operasyonla belirlenen koordinatlarda ilk adımı atmak, neticeye yönelik burada ne elde edebiliriz, bunu görmektir" dedi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

20 EKİM 2011 SAAT:19.30

ANKARA


Genelkurmay Başkanlığı dün bir basın açıklamasıyla PKK’nın Çukurca saldırısına ilişkin ayrıntıları verdi ve Kuzey Irak’a 22 taburla hava destekli kara harekâtının başladığını duyurdu. Açıklamada PKK’nın 19 Ekim gece yarısında sekiz ayrı bölgeye eşzamanlı olarak saldırdığı, hava muhalefeti nedeniyle Batman’dan kalkamayan Heron’un ancak gündüz 15.26’dan itibaren görüntü almasının mümkün olduğu, saat 01.48’de iki Kobra helikopter ve iki Skorsky ile olay bölgesine iki tim indirildiği, yaralıların tahliyesinin 11.30’da tamamlandığı, 24 personelin şehit, 18’inin de yaralı olduğu, 3 PKK’lının ölü ele geçirildiği ancak telsiz konuşmalarından ölü sayısının daha fazla olduğunun anlaşıldığı ifade edildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Kuzey Irak’a yönelik harekâtla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu harekât netice almanın bir adıdır. Onun için başlatılmıştır. Hedefimiz, bu operasyonla belirlenen koordinatlarda ilk adımı atmak, neticeye yönelik burada ne elde edebiliriz, bunu görmektir. Neticeye yöneliktir. Onun için de Silahlı Kuvvetlerimiz kararlı bir şekilde gerek havadan gerek karadan bunu sürdürmektedir.”
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu KDP Genel Başkan Yardımcısı Neçirvan Barzani’yi kabul etti. Türkiye’nin daveti üzerine Ankara’ya gelen Barzani, Çukurca saldırısını kınayarak “Hiçbir şekilde bu tür eylemlerin Türkler ile Kürtler arasındaki ilişkiyi bozmaması gerekir. Tüm alanlarda birlikte yapabileceğimiz konuları ele almak üzere Dışişleri Bakanı ile görüşmek için buradayız. Gelecek dönemlerde bu toplantılar daha sık olacak. Irak anayasası, Irak topraklarının komşularına karşı kullanılmasına kesinlikle müsaade etmiyor. Mesut Barzani’nin Türkiye’ye ziyareti gündemde” dedi.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Şimdi geldiğimiz noktada uçurumun kenarında falan değiliz, uçurumdan düşüyoruz. Yere çakılmayı hafifletecek ve zararı azaltacak yöntemler bulmamız lazım” dedi. DHA’nın dünkü haberine göre PKK için “Ortada binlerce silahlı militanı olan, milyonlarca insandan halk desteği almış, Ortadoğu’da etkili bir halk hareketi var. Ve bu örgüt aynı zamanda silah da kullanıyor” diyen Demirtaş, bu örgüte karşı ikna yönteminin kullanılmasını, bunun da müzakere ve diyalog olduğunu öne sürdü.

PKK

PKK’nın askeri kanadı HPG, Çukurca saldırısıyla ilgili dün ayrıntılı bir açıklama yaptı. Açıklamada toplam 18 hedefin eşzamanlı vurulduğu, Çukurca merkezindeki karakol ve ‘asayiş’in denetimlerine alındığı, çok sayıda mevzinin imha edildiği, hava indirmelerin engellendiği ancak Kobra destekli indirmelerin olduğu, karadan takviyeye gelen araçların etkisiz hale getirildiği, 7 kayıp verildiği, karşı taraftaki net kaybın -’üstüne gidilen cenaze’ diye tabir ettikleri- resmi açıklamaların çok üstünde olduğu ileri sürüldü.
Fırat Haber Ajansı HPG kaynaklarına dayanarak dün akşam saatlerinde verdiği haberde özel birliklerden oluşan bir grubun Haftanin’in Dola Sulo bölgesine girdiğini bildirdi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Çukurca saldırısının Genelkurmay ve HPG versiyonları -internet sitelerinden tamamı okunabilir- zayiat ve ayrıntıların anlaşılabilir nedenlerden birbirini tutmaması bir tarafa bırakılırsa, kalın hatlarıyla 27 yılın en büyük saldırısına işaret ediyor.
PKK’nın Çukurca merkezdeki iki karakol haricinde 1 tugay, 1 alay, 3 tabur ve koruma mevzilerine eşzamanlı ve çok ağır bir saldırı düzenlediği net olarak anlaşılıyor.
Örgüt açısından bu saldırı niteliksel bir sıçramaya karşılık gelirken TSK açısından bir dizi zafiyet bir tarafa temelde gerilla gücüne karşı düzenli ordu taktiklerinde ısrarın sürdüğünü teyit ediyor.
Erdoğan’ın Kuzey Irak’a yönelik kara harekâtıyla ilgili sözleri, TSK’nın sınırın bazı bölgelerinden içeri girmeyi deneyeceği, karşılaşılan direnişe, verilen zayiata ve koşullara bağlı olarak harekâta derinlik kazandırılmasına bilahare karar verileceğini gösteriyor.
Diğer bir ifadeyle TSK’nın, PKK’nın Çukurca saldırısıyla çıkardığı Kuzey Irak ‘daveti’ne tam olarak ‘icabet’ etmeyip şimdilik kamuoyunu da rahatlatacak şekilde ‘yoklama’ ile yetinmesine karar verildiği fark ediliyor.