• 31.10.2011 00:00

PKK, Kazan Vadisi'nde 11'i net olmamakla birlikte 35 kayıp verdiğini kabul etti ve ölenlerin kimlik bilgilerini yayımladı. BDP, cenazelere sahip çıkmanın onur meselesi olduğunu ilan etti.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

30 EKİM 2011 SAAT:18.00 

ANKARA 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında “Terörün panzehiri daha fazla demokrasidir” dedi. Erdoğan, Çukurca ve çevresi başta olmak üzere yurtiçinde ve sınırötesinde sürdürülen hava destekli kara operasyonunun hedefine ulaştığını belirtti. Erdoğan, şunları söyledi: “Terör örgütü önemli kayıplara uğratılıyor. Hükümet olarak, bir yandan terörle mücadelede kararlı adımları atarken, diğer yandan uluslararası temaslarımızı yoğunlaştırıyoruz. Bu kapsamda, eski Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı ve KDP Başkan Yardımcısı Sayın Neçirvan Barzani ile bir görüşme yaptık. Mesut Barzani ile de telefon görüşmesi gerçekleştirdik ve bir araya gelme kararı için kendilerini Türkiye’ye davet ettik ve gelecekler. Yine, İran Dışişleri Bakanı Salihi’yi kabul ederek, bölgedeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerimizi paylaştık.” 
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Çukurca’daki operasyonlarda öldürülerek Malatya’ya getirilen cenazelerle ilgili olarak “Bizi anlamak istemeyenlere bir kez daha açıkça belirtiyorum; eğik bir baş olmaktansa, yanık iki ayak olmayı tercih eden gençler onurumuzdur, sahip çıkacağız. Sahip çıkmamak onursuzluktur, cenazesine, evladına sahip çıkmamak onursuzluktur, bu vahşete sessiz kalmak onursuzluktur. Biz böyle bir onursuzluğu kabul etmeyeceğiz” dedi. DHA’nın haberine göre Demirtaş şunları söyledi: “Bir Türk’ün, Türk çocuğunun, bu coğrafyada ne hakkı varsa, ne kadar özgürlüğü varsa, bir Kürt çocuğunun da o kadar özgürlüğü olmalıdır. Bu ülkede kardeşçe yaşayacaksak eğer, bu hukukla yaşayacağız. Bunun dışındaki hiçbir şeyi kabul etmiyoruz. Neyse bunun bedeli, ödemeye hazırız. Hak verilmez alınır, şiarımız budur. Biz haklarımızı, özgürlüklerimizi alacağız.” 

KUZEY IRAK 

Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, İran’da Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi ve dini lider Ayetullah Seyid Hamaney ile görüştü. Barzani İran yönetimi ile rahatsızlık yaratan PJAK konusunda birlikte çalışacaklarını söyledi. DHA’nın dünkü haberine göre TSK’nın Irak sınırları içine girmediğini belirten Barzani, Türkiye ile PKK sorununun çözümüne çalıştıklarını ifade etti. 


PKK 

PKK’nın askeri kanadı HPG, Çukurca’da 24 üyesinin öldürüldüğünü, 11’iyle hiçbir iletişim kurulamadığını duyurdu. Yapılan açıklamada yoğun çatışmalarda uluslararası sözleşmelere aykırı silah ve mühimmatın kullanıldığı ileri sürüldü. Malatya’ya getirilen 24 cenazenin tam olarak kimlere ait olduğunu tespit edemediklerinden toplam 35 kişinin kimlik bilgilerinin verilmesinin uygun bulunduğu ifade edilen açıklamada kayıpların intikamının alınacağı kaydedildi. 


GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 


Erdoğan’ın sözleri, Ankara’nın PKK’nın Kuzey Irak’taki varlığının etkisizleştirilmesi için özellikle Erbil’e baskıyı arttırmakta olduğunu gösteriyor. 
Demirtaş’ın, PKK’nın kayıp düzeyinin yüksekliğiyle paralellik arz eden ‘çok sert’ konuşması hem BDP’nin cenazeler için seferber olacağını hem de Kürt sorununun çözümü için partinin ‘asgari’ pozisyonunu gösteriyor. 
Mesut Barzani’nin Ankara’nın davetine rağmen önce Tahran’a gitmesi, Neçirvan Barzani’nin arabuluculuğuyla İran ile PJAK arasında gerçekleştirilen anlaşmanın sağlama alınmasının Erbil’in birinci önceliği olduğunu gösteriyor. 
Çünkü anlaşmanın pekiştirilmesi hem İran’ın PJAK nedeniyle Kuzey Irak topraklarına saldırı düzenlememesini garantileme hem de Tahran’ın PKK’ya karşı Ankara’nın yanında aktif tavır almasını engelleme potansiyeli taşıyor. 
HPG’nin açıklaması, -27 Ekim tarihli “PKK’dan Kazan ‘manevrası’” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde işaret edildiği gibi- örgütün Genelkurmay’ın 35 PKK’lının cenazesine ulaşıldığı yönündeki duyurusunu 24 Ekim’de ‘senaryo’ olarak niteleyen açıklamasından dönüşün tamamlanması anlamına geliyor. 
Açıklamanın tamamından Türkiye’nin PKK ile askeri mücadelesinde kritik bir dönüm noktasına işaret eden 5 Kasım 2007 Bush-Erdoğan görüşmesinden bu yana örgütün bir kerede verdiği ve kabul ettiği en yüksek zayiata ‘sert’ bir yanıt vereceği de fark ediliyor. 



YAZARIN NOTU: 

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.