• 2.11.2011 00:00

BDP milletvekillerinin Meclis'te olmalarına gerek kalmadığını ileri sürerek 'çekilme' çağrısı yapan Halk İnisiyatifi, Gülen cemaatini de artık tanımadıklarını bildirdi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 


1 KASIM 2011 SAAT:18.00 


ANKARA 


Diyarbakır’da 18 sivil toplum örgütü (STK) adına toplanan 15 temsilci, bölgede yaşanan çatışmalı ortamın sona ermesi, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl bir şekilde çözülmesi için ortak çağrı yaptı. DHA’nın dünkü haberine göre STK temsilcileri adına konuşan Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği (GÜNSİAD) Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, çatışmaların durması için çeşitli görüşmeler yapacaklarını söyledi. İlk olarak yarın (bugün) Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ile bir görüşme yapacaklarını ve takiben Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerle görüşeceklerini ifade eden Bedirhanoğlu, gerekirse oluşturdukları heyetle Kandil’e bile gidebileceklerinin altını çizdi. Bedirhanoğlu, heyet içerisindeki avukatlardan oluşan bir grubun Öcalan ile de görüşmeye hazır olduğunu dile getirdi. 
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada son KCK operasyonlarıyla gündeme gelen ‘KCK sözleşmesi’, ‘paralel devlet’ haberlerine tepki göstererek “Paralel devlet BDP mi? BDP’yi mi kapatmaya çalışıyorsunuz?” diye sordu. 
Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve yayıncı Ragıp Zarakolu KCK operasyonları çerçevesinde dün tutuklandı. Zarakolu mahkemede verdiği ifadede 1998 ve 2008 yıllarında Dünya Yayıncılar Birliği, 1995 ve 2007 yıllarında Türkiye Yayıncılar Birliği, 2003’te Norveç Kültür Bakanlığı ve 2010’da da Ermenistan Ulusal Kütüphane ödülünü aldığını belirterek, “Bu şekilde kimliği olan birinin silahlı terör örgütüne üye olarak suçlanmasının mantığını anlayamıyorum. Bu suçlamanın da başka bir terör olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. AA’nın dünkü haberine göre belirtilen tarihlerde değişik vesilelerle siyaset akademisinin davetlerine katıldığını ve akademide ders verdiği için tutuklanan oğlunun ders verdiği kuruma gitmekten onur duyduğunu ifade eden Zarakolu, “Mahkemenizin beni kitaplarımdan ayırmayacağını ümit ediyorum” dedi. 
Prof. Büşra Ersanlı da hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek “Benim silahlı terör örgütü ile hiçbir ilgim olamaz. Hatta şüphesini dahi kabul edemem. KCK isimli yapılanmayla bir ilgim yoktur” dedi. DHA’nın haberine göre Ersanlı, kendisi ile ilgili yapılan aramalarda bulunan notların akademik araştırmalara dair tuttuğu notlar olduğunu söyledi. 
Çukurca’nın Kazan Vadisi’nde inceleme yapan İHD heyeti, bulunan ceset parçalarını Hakkâri Cumhuriyet Savcılığı’na teslim etti. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre 6 poşet halinde teslim edilen ceset parçaları incelenmek üzere Hakkâri Asker Hastanesi’ne gönderildi. 


ABD 

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Amerikan-Türk Konseyi’nin toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye’yi PKK’ya karşı mücadelesinde desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Reuters’ın haberine göre Clinton, Türkiye’nin insan haklarına saygı gösterilmesini, azınlıkların dışlanmamasını ve medya özgürlüklerinin garanti edilmesini sağlamaya dikkat etmesi gerektiğini söyledi. 


KUZEY IRAK 

Türk savaş uçaklarının önceki gece Kandil’i bombaladığı ileri sürüldü. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Zap ve Haftanin’e de obüs ve havan ateşi açıldı. 


PKK 

Halk İnisiyatifi yaptığı açıklamada BDP milletvekillerine Meclis’ten çekilme çağrısı yaptı. Fırat Haber Ajansı tarafından dün verilen haberde “Halkın yanında olmaya çalışan, onların acılarını paylaşan vekillerimiz her gün hakarete uğramakta, tartaklanarak darp edilmektedir. Dolayısıyla Meclis’te olmanın pratik bir anlamı kalmamıştır” denildi. Açıklamada Gülen cemaatini de artık tanımayacakları belirtilerek “Onların bizim için hiçbir meşruluğu, yasallığı ve hukuki dayanağı kalmamıştır” ifadesi kullanıldı. 
PKK’nın askeri kanadı HPG, 29 Ekim’de Bingöl’de 3 kişinin ölümüne yol açan patlamaya ilişkin yaptığı açıklamada hayatını kaybeden sivillerin ailelerinden özür diledi. Açıklamada intihar saldırısının karakolu hedef aldığı ancak kaza sonucu patlamanın olduğu ileri sürüldü. Eylemcinin isminin Nazlı Görer olarak verildiği açıklamada bu tür eylemlerin dönem itibariyle esas alınmadığı belirtilerek, sivilleri hedef alan eylemlere ve silah kullanımına kesinlikle karşı oldukları savunuldu. Açıklamada olayın soruşturulup sorumluları hakkında yaptırım uygulanacağı ifade edildi. 


GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 


İHD heyetinin ceset parçalarını bularak savcılığa teslim etmesi, bombardıman bölgesinden cenazelerin kaldırılmasında yeterli özenin gösterilmediğine işaret ediyor. 
Ersanlı ve Zarakolu’nun tutuklanması, Ankara’nın KCK operasyonlarının çapını uluslararası planda da kendisini zor duruma sokacak denli ‘geniş’ tutmaya karar verdiğini gösteriyor. 
Clinton’ın sözleri, Başbakan Erdoğan’ın “Terörle mücadele, siyasi iradeyle müzakere” söylemine paralellik arz ediyor ve Ankara’ya “PKK ile mücadelende destek veriyorum ama sen de Kürt sorununu çöz” mesajını gönderiyor. 
PKK’nın kitle tabanını yönlendirmede bir tür ‘köprü’ işlevi olan Halk İnisiyatifi’nin çağrısı, 1 Ekim’de Meclis’e dönen BDP üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor ve partiyi Meclis’ten çekilmeye ya da en azından çalışmalarını askıya almaya zorluyor. 
Halk İnisiyatifi’nin açıklaması, Gülen cemaati kurumlarının önümüzdeki dönemde hedefleneceğini hissettiriyor. 
1 Kasım itibariyle, kış koşullarının da bölgeye hakim olmasına paralel şekilde askeri çatışmaların temposu düşerken, siyasal ve toplumsal gerginliğin artacağı fark ediliyor.

 


YAZARIN NOTU: 

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.