• 13.12.2011 00:00

 

Diyarbakır'da görülen ve aylar sonra tüm sanıkların katıldığı KCK davasında tahliye talepleri reddedildi. Duruşma 26 Aralık'a ertelendi. KONGRA-GEL Başkanı Remzi Kartal, devlet ile görüşme yapılmadığını söyledi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 


Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 


12 ARALIK 2011 SAAT:19.00 

ANKARA 


Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün yapılan KCK davası duruşmasına tutuklu tüm sanıklar getirildi. DHA’nın dünkü haberine göre sanıklar mahkemeye Türkçe ve Kürtçe yazılmış savunma dilekçeleri verdiler. Mahkeme heyeti Türkçe savunmaları kabul edip Kürtçe olanları iade etti. Sanıkların Kürtçe konuşması sırasında mikrofon kapatıldı. Mahkeme Başkanı Menderes Yılmaz, “Kürtçe dili konuştukları için mikrofonu kapatıyoruz. Bunu tutanaklara geçireceğiz. Kürtçeye hiçbir zaman ‘Bilinmeyen bir dil’ demedik. ‘Bizim bilmediğimiz bir dil’ dedik” diye konuştu. Avukatlar adına son sözü Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar söyledi. Aktar, “Şu anda huzurunuzda seçilmiş 3 milletvekili vardır. Siz toplum adına karar veriyorsunuz ancak toplum bu 3 milletvekilini yasama faaliyetleri için seçmiştir” diyerek tüm sanıkların tahliyesini istedi. Mahkeme tutukluluk hallerinin devamına ve duruşmanın 26 Aralık tarihine ertelenmesine karar verdi. 
Diyarbakır’daki duruşma öncesinde BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, bu davanın siyasi bir dava olduğunu, yargılananların da yargılayanların da bildiğini söyledi. Demirtaş şöyle konuştu: “Bugün duruşmalar başlıyor, kaç gün sürecek bilmiyoruz. Ama umut ediyorum ki duruşma serisinin sonunda arkadaşlarımızın birçoğu tahliye olacaktır. Beklentimiz odur.” 
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, melelerin sözleşmeli olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’na alınmasıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Fahri imamların kadroya alınması bugünkü yapı devam ediyorsa olumlu bir gelişme. Dini bilgisi çok yüksek olan çok sayıda Kürt molla var. Medrese mezunları ve dini yetkinlikleri çok yüksek. Ama devletin diploması elinde yok. Mağduriyetlerini giderme açısından bunların Diyanet’te görevlendirilmesi doğru olur ancak siyasi bir eleme yapılmadan olmalı” dedi. DHA’nın dünkü haberine göre Tan, bölgedeki camilerde yasal olarak sorun bulunmayan Kürtçe vaazın önünün açılması gerektiğini de savundu. 


PKK 

KONGRA-GEL Başkanı Remzi Kartal, devlet ile PKK arasında görüşme olmadığını söyledi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Kartal, “Bir diyalog zemini bile yok. Ortada bir sürecin başlaması için öncelikli olarak askeri ve siyasi operasyonların durması gerekiyor” diye konuştu. 


GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 

Ankara’nın ‘mele’ atağı, PKK’nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ‘Kürt imamlar’, ‘Kürtçe vaaz’ ve ‘sivil cuma namazları’na yanıt teşkil ediyor ve örgütün dini alanda ‘genişlemesini’ sınırlandırma potansiyeli taşıyor. BDP’li Tan, ‘siyasi eleme’ ifadesiyle bu potansiyele işaret ediyor. 
Diyarbakır’da görülen KCK davası, Mahkeme Başkanı’nın geçen duruşmada Kürtçeye ilişkin sözlerini yinelemesiyle dikkat çekiyor ancak Kürtçe savunmaya izin verilmeyeceğini de net olarak gösteriyor. 
Diğer bir ifadeyle duruşmada 7 Aralık tarihli “KCK davasında ‘yumuşama’ sinyali” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde işaret edilen ‘yumuşama’yı ileriye götürecek bir gelişmenin kaydedilmediği fark ediliyor. 
Bununla birlikte ‘mevcudun korunması’, en azından, Demirtaş’ın da işaret ettiği gibi duruşmalar serisinin sonunda Türkiye’de Kürt sorunu temelindeki gerilimi düşürücü gelişmelerin yaşanabileceğini düşündürüyor. 
Kartal’ın, önceki günkü Taraf gazetesinde yayımlanan aksi yöndeki habere yanıt teşkil eden açıklaması Kandil’in doğrudan görüşmeler için daha önce ilan ettiği şartların sürdüğünü gösteriyor. Ancak bu açıklama, Barzani ve Talabani’nin Ankara ile PKK arasında yürüttüğü arabuluculuk faaliyetine halel getirmiyor.