• 14.12.2011 00:00

 Fırat İzgin, önceki gün Mardin’in Midyat ilçesinin Gülveren Köyü’nde evinin damında üzerine benzin döküp kendini ateşe veriyor. Hastaneye kaldırıyorlar ama kurtaramıyorlar. Gece geç saatlerde, 15 yıllık ömrü son buluyor. Fırat, bıraktığı mektubunda geride kalanlara “Ben şimdi bedenimi ateşe veriyorum ama unutulmasın ki bunu halkım için yapıyorum. Barışın sesi olmak istiyorum” diye sesleniyor. 

9. sınıf öğrencisi Fırat, yanılmıyorsam, bu yıl benzer nedenlerle bedenini ateşe veren üçüncü genç. Mustafa Malçok 17, Evrim Demir 18 yaşındaydı. Dün toprağa verilen Fırat ise kızımla yaşıttı. 
Bir evlat nasıl yetişir? Nasıl toprağa verilir? O, nasıl bir acıdır? 
Peki ya bir genç kendini nasıl yakar? Nasıl bir güç, nasıl bir ruh hali onu hayatından vazgeçirtebilir? Hiç düşündünüz mü? 
Kimileri basitçe ‘PKK’nın ‘zehirlediği beyinler’ diye geçiştirebilir. Kimileri Cumhuriyet kadar eski soruna gönderme yapabilir. Kimileri de gencecik bir fidanın acısını insan olarak yüreğinde hisseder, sessiz kalır. 
Hangi tarafta olursanız olun soru şu: 
Siz, kendinizi yakabilir misiniz? 
İşte o yüzden hepimiz Fırat’ı düşünmeliyiz. Fırat’tan hepimiz sorumluyuz. Toplum olarak bu çatışmaya çözüm bulacak kadar akıllı ve cesur olamazsak, kendimizi yakmayız ama inanın onun ateşi hepimizi yakar.