• 2.01.2012 00:00

Suriye'de Kürtler demokratik özerklik peşinde. Irak, üçe parçalanma sinyali veriyor. 2012'yi topyekûn direniş yılı ilan eden ve uluslararası güçleri devreye sokmayı amaçlayan PKK'nın yanı sıra DTK da 'birlikte yaşama' söyleminden uzaklaşıyor.

KUZEY IRAK GÜNCESİ

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?


1 OCAK 2012 SAAT:18.00

ANKARA


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün soru önergesine verdiği yanıtta, “Kuzey Irak’tan kaynaklanan PKK tehdidine karşı gerekli her tedbir alınmaktadır. Bu çerçevede ihtiyaç duyulduğunda kara operasyonları da yapılmaktadır” dedi.
ANKA’nın dünkü haberine göre PKK’nın Kuzey Irak’taki varlığının sona erdirilmesi amacıyla Türkiye-ABD ve Irak arasında tesis edilen üçlü mekanizma çerçevesinde kapsamlı çalışmaların yürütülmekte olduğuna ifade eden Davutoğlu, Irak tarafının PKK’nın tasfiyesine yönelik gerekli tedbiri almaması halinde Türkiye’nin gereken tüm önlemleri alacağına dikkat çekti.
Mardin Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Ahmet Türk, Uludere’deki olayın soykırım olarak değerlendirilmesinin yanlış olmayacağını ileri sürdü. İHA’nın dünkü haberine göre Diyarbakır’da basın toplantısı düzenleyen Türk, “Tabii ki bu vahşetin bu şekilde devam etmesi Türkiye’deki umutları, birlikte yaşamayı ortadan kaldıran bir süreç olarak değerlendiriliyor” diye konuştu. Kürtlerin bir bütün olarak hedef haline getirildiğini savunan Türk şunları söyledi: “Bir an önce bu süreci barışa dönüştürecek bir mantıkla, insanların özgür, kardeşçe yaşayacağı bir sürece evriltmeliyiz.”

IRAK

Irak merkezi hükümeti tarafından hakkında tutuklama emri çıkarılan ve Bölgesel Kürt Yönetimi’ne sığınan Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık El Haşimi, yargılanmasının Kerkük’te yapılmasını istedi. DHA’nın Türkmeneli Televizyonu’na dayanarak dün verdiği habere göre Haşimi, “Irak’ı korkunç bir gelecek bekliyor” dedi.

PKK

PKK, dün yaptığı açıklama ile 2012’yi topyekûn direniş yılı ilan etti. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre açıklamada protestoların yeterli olmadığı belirtilerek ‘hesap sorma selhildanları’na çağrı yapıldı.
PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, önceki gün yaptığı açıklamada devrim olmadan dağdan inmeyeceğini söyledi. Fırat Haber Ajansı’nın haberine göre Karayılan, Suriye’ye geçeceği yönündeki haberleri yalanlayarak “Suriye ile işbirliği yapıp karargâhımızı oraya taşıyacağımızı söyleyerek bizi başka güçlerin hedefi yapmaya çalışıyorlar” diye konuştu.
PKK yöneticilerinden Cemil Bayık ise Suriye’de demokratik özerklik istediklerini söyleyerek “Mevcut durumda ne Suriye devleti ne de muhalif olanlar Kürt halkının bu taleplerini karşılayacak zihniyete sahiptir. Kendi aralarında iktidar mücadelesi vermektedirler” diye konuştu.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

Davutoğlu’nun soru önergesine yanıtı, Ankara’nın Kuzey Irak’a kara operasyonlarına kapıyı açık tutmakla birlikte, PKK’nın etkisizleştirilmesiyle ilgili adımları esas olarak Irak tarafından beklemesiyle dikkat çekiyor.
Karayılan ve Bayık’ın açıklamaları, uzun zamandır yapılan spekülasyonlara yanıt niteliği taşıyor ve örgütün, Suriye’deki iktidar mücadelesini Kürtler açısından bir fırsat penceresi olarak gördüğünü gösteriyor.
Diğer bir ifadeyle Kandil’i Tahran ve Şam ile aynı çizgiye koyan görüşler eleştirilirken örgütün Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesi sürecindeki taktik hesapları da gözler önüne seriliyor.
Bölgedeki bu çalkantılı konjonktüre karşılık gelen ‘topyekûn direniş’ kararı, örgütün Uludere’de 35 sivilin F-16’larla vurulmasının ardından gelen ‘kopuş’ söylemiyle de uygunluk arz ediyor.
2012’nin başında Irak’ın 3 parçaya bölünme sinyalleri verdiği, Suriye’nin iktidar değişikliğine zorlandığı bir süreçte Türkiye’deki Kürt sorunu ve buna bağlı olarak PKK konusuna bölgesel perspektifle bakılmasının eskisinden çok daha fazla gerekli olduğu fark ediliyor.
Yani hem Ankara’nın hem de PKK’nın yeni yıldaki hamle ve taktiklerinin bu perspektifle değerlendirilmesi ve çözümlenmesi kaçınılmaz görünüyor.