• 10.01.2012 00:00

 

Başbakan Erdoğan'ın Siyasi Başdanışmanı Akdoğan, Uludere'nin kardeşliğin miladı olacağını söyledi. Akdoğan "Bazen ufak bir jest büyük bir anayasa paketinden daha fazla anlam taşır" dedi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 


9 OCAK 2012 SAAT:18.00 
ANKARA 


AKP Ankara Milletvekili ve Başbakan Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı Doç. Dr. Yalçın Akdoğan, Uludere’nin kardeşliğin miladı olacağını söyledi. Akdoğan, Yeni Şafak gazetesinin dünkü sayısında Murat Aksoy’un sorularına verdiği yanıtta “Habur’da bir siyasi sürecin akamete uğratılması gibi Uludere’de de bir mücadelenin boşa çıkarılması istenmektedir. Uludere olayı üzerine devam etmekte olan terörle mücadelenin akamete uğratılacağını düşünenler yanılırlar. Son dönemde izlenen strateji başarılıdır ve devam edecektir” diye konuştu. Yeni bir demokratikleşme paketinin olmadığını ancak demokratikleşmenin devam eden bir süreç olduğunu söyleyen Akdoğan “Bazen ufak bir jest, büyük bir anayasa paketinden fazla anlam taşır. Yeni anayasa meselenin nihai çözümü için önemli bir zemindir, bu fırsatı heba etmemeliyiz” dedi. Akdoğan millet nezdinde yok hükmünde olduğunu söylediği BDP’yi ima ederek “Biz partiler kapatılmasın diyoruz ama bazı partiler hukuk sistemine meydan okur gibi davranışlar sergiliyorlar. Böyle bir durumda meseleyi değerlendirme mercii yargıdır” diye konuştu. 
BDP Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana, Almanya’da yayımlanan Yeni Özgür Politika gazetesine verdiği demeçte şunları söyledi: “Çok radikal bir şekilde demokratik eylemliliklerin yaygınlaştırılması lazım. Silahlı mücadele şu andan herkesi taraf ediyor. Artık silahlı mücadele bir noktaya geldi. Ben silahların bırakılmasını asla tartışmıyorum. O, Kürtlerin sigortasıdır. Ama silahların susturulması taraftarıyım. Çünkü artık gençlerin kanı akmamalı. Diyalog süreci başladığı zaman yarın arkamıza döndüğümüzde gerçekten de gençler için hepimiz üzüleceğiz ve yaralanacağız.” 
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde Uludere’de 35 kişinin öldürülmesiyle ilgili alt komisyon kurulmasına karar verildi. 
Diyarbakır’da görülen KCK davasının dün yapılan 33. duruşmasında mahkeme tutuklama taleplerini reddetti. Duruşma, yarına ertelendi. 

AVRUPA BİRLİĞİ 

Danimarka’da mahkeme Roj TV hakkındaki kararını bugün açıklayacak. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Kopenhag Şehir Mahkemesi’nde 15 Ağustos 2011’de başlayan davanın duruşmaları 14 Aralık’ta sona ermişti. 


PKK 

KCK Sağlık Komitesi, Öcalan’ın sağlık durumuyla ilgili tüm sağlık camiasını imkânlarını seferber etmeye çağırdı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre çağrıda Öcalan’ın sağlık ve güvenliğinin kendileri için en temel öncelik olduğu kaydedildi. 


GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 


Zana’nın sözleri, BDP’nin PKK’nın yürüttüğü silahlı mücadelenin sınıra geldiğini, yani siyasi mücadele zamanı olduğunu ancak örgütün askeri varlığını sürdürmesini Kürt sorununun çözümünün garantisi olarak gördüğünü gösteriyor. 
Zana’nın Almanya’da yayımlanan gazeteye yaptığı açıklamada önümüzdeki dönemde kitlesel hareketliliğin radikal biçimde hızlandırılmasına yönelik vurgusu, PKK’nın bu yıl uluslararası güçleri sürece dahil etme planını akıllara getiriyor. 
Diğer bir ifadeyle 2012 boyunca uluslararası kamuoyunu konuya duyarlı hale getirecek eylemlerin yapılacağı anlaşılıyor. 
Akdoğan’ın sözleri, Uludere’nin hükümet için sıkıntı kaynağı olduğunu ancak askeri operasyonların durmasına yol açmayacağını gösteriyor. Kürt sorununun nihai çözümü için yeni anayasayı işaret eden Akdoğan, Beşir Atalay’ın sinyalini verdiği demokratikleşme paketinin rafa kaldırıldığını hissettiriyor. Bununla birlikte Akdoğan, ‘jest’ten söz ederek, önümüzdeki dönemde hükümetin ‘Uludere’yi kardeşliğin miladı haline getirme’ söylemine paralel şekilde tansiyonu düşürecek ‘ufak’ da olsa bir adım atabileceğini ima ediyor. 


YAZARIN NOTU: 

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.