• 6.02.2012 00:00

Örgütün üst yöneticilerinden Cemil Bayık, yeni dönemde büyük şehirlerde de eylem yapacaklarını söyleyerek siyasi, idari ve kültürel sistemi felç etmeyi hedeflediklerini ilan etti.

KUZEY IRAK GÜNCESİ

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 


5 ŞUBAT 2012 SAAT:18.00 
ANKARA 


Uludere’de 28 Aralık 2011 gecesi Ortasu Köyü yakınlarında F-16’lar tarafından vurularak öldürülen 34 kişinin yakınları olayla ilgili araştırma yapmak üzere bölgeye giden TBMM İnsan Hakları Komisyonu heyetine 8 maddeden oluşan 3 sayfalık bir dilekçe verdiler. DHA’nın dünkü haberine göre dilekçede şöyle deniliyor: “Olayın olduğu gece Türkiye’ye girişi olan yolların tamamının kapatılması ve olay anında aydınlatma mermilerinin atılması bir ilktir. Sınır ticaretinde Irak tarafında kullandığımız tek güzergâh ve geçiş yolu bulunmaktadır. Ancak tam sıfır noktasında Türkiye tarafından açılan 4 yol bulunmaktadır. Bu yolların tamamı geçiş için kullanılan yollardır. Ancak olay gecesi bu yolların tamamı askerler tarafından kapatılmış, çocuklarımızın Türkiye tarafına geçişlerine müsaade edilmemiştir. 34 kişinin ölümüne sebebiyet veren bu vahim olayın failleri tespit edilip cezalandırılıncaya kadar devletten hiçbir tazminat talebinde bulunmayacağımızı, yapılmış ve yapılacak maddi manevi tazminat tekliflerini reddedeceğimizi bilmenizi isteriz. İçimiz kan ağlarken, çocuklarımızın kan bedeli olan paraya dokunmayacağımızın bilinmesi gerekir.” 
Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre bombardımanda kardeşi Serhat Encü’yü kaybeden Hanım Encü de şunları söyledi: “Biz kan parası istemiyoruz. Paraları kendilerinin olsun. Biz adalet istiyoruz. Adalet yerini bulmazsa terk edip Irak’a gideceğiz.” 
Heyetin başkanı AKP Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, ölenlerin yakınlarıyla 3 saat süren görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada “Bu olayın aydınlatılması için uğraşıyoruz. Meclisimiz bunun için çaba sarf ediyor, milletimizin temsilcileri buradadır, bizlere güvenin diyoruz” dedi. Üstün objektif bir rapor taahhüdünde de bulundu. 

PKK 

PKK yöneticilerinden Cemil Bayık, önümüzdeki dönemde askeri güçler ve polisin yanı sıra idari ve siyasi güçlere yöneleceklerini söyledi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Bayık, “Artık bunun dağı, şehri, metropolü kalmayacak, savaş her alana yayılacaktır” dedi. Sivillere yönelik herhangi bir eylemde bulunmayacaklarını söyleyen Bayık Türkiye’deki siyasi, idari ve kültürel sistemi ‘felç’ edeceklerini ileri sürdü. TSK’dan bahar aylarında Kuzey Irak’a bir kara harekâtı beklemediklerini söyleyen Bayık, “Sınırötesi bir hareket bekleyerek savunmada kalma gibi bir yaklaşım gösterilmeyecektir” dedi. 

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 

Uludere’de yakınlarını kaybedenlerin dilekçesi insanların para değil, adalet istediklerini net bir şekilde gösteriyor. Bu talebin güçlülüğü ve haklılığı, hükümetin olayın aydınlatılması yönündeki sorumluluğunu da arttırıyor. Daha açık bir ifadeyle Uludere hükümetin adalet testi haline geliyor. 
Bayık’ın sözleri, PKK’nın çatışmalı geçeceğini daha önce ilan ettiği 2012 yılına ilişkin taktik planda netleşmeye işaret ediyor. Bayık, Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilişinin yıldönümü olan 15 Şubat öncesi başlayıp, 8 Mart Kadınlar Günü ile geliştirilerek Nevruz Bayramı ile zirveye çıkarılması düşünülen yaygın kitlesel hareketlerin dışında örgütün silahlı boyutta neler yapacağını da haber veriyor. 
Bayık, geçmişten farkla, örgütün -büyükleri de dahil olmak üzere- kentlerde askeri eylem yapacağı, AKP’li siyasetçilerin, belediye başkanlarının, parti yöneticilerinin yanı sıra vali ve kaymakam gibi idari yöneticilerin de içinde olduğu geniş bir yelpazeyi hedefleyeceğinin sinyalini veriyor. 
28 Ocak tarihli “PKK neden sertleşiyor?” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’ndeki analiz göz önüne alındığında Bayık’ın sözlerinin basit bir propaganda ya da taraftarlarına moral verme çabası olarak değerlendirilemeyeceği hissediliyor. 
Kendini bir ölüm-kalım mücadelesinde gören PKK’nın önümüzdeki dönemde sistemi felç etmek için varını yoğunu ortaya koyarak devlet adına ne varsa ona saldıracağı anlaşılıyor. 


YAZARIN NOTU: 

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.