• 14.02.2012 00:00

 

KCK operasyonları dün sendikaları da içine alarak genişledi. Yaklaşık 150 kişi gözaltında. PKK'nın Kuzey Irak'tan Ankara'ya istihbarat sızdırdığı gerekçesiyle bir kişiyi öldürdüğü ortaya çıktı. Bölgesel Kürt Yönetimi örgüte tepkili.

KUZEY IRAK GÜNCESİ

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 

13 ŞUBAT 2012 SAAT:18.00 

ANKARA 
İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Bilal Bayraktar tarafından yürütülen KCK soruşturması kapsamında dün 30 ilde aralarında çok sayıda sendikacının da olduğu 149 kişi gözaltına alındı. 

KUZEY IRAK 
Bölgesel Kürt Yönetimi İçişleri Bakanlığı, PKK’nın üç Irak vatandaşını kaçırarak birini öldürdüğünü açıkladı. AFP’nin dünkü haberine göre bakanlıktan yapılan açıklamada 29 Aralık’ta PKK mensuplarının Zaho’da Musa Yunus Abdullah, Sami Muhammed Tahir ve Muhammed Şahvan’ı kaçırdıkları, 27 Ocak’ta Tahir ve Şahvan’ı serbest bıraktıkları, bundan iki gün sonra da Abdullah’ın cesedinin bulunduğu belirtildi. Açıklamada “Hiçbir kimse ya da partinin mahkemelerin rolünü üstlenmesine izin vermeyeceğiz. Kürdistan bölgesi yasal ve adli sistem tarafından yönetilen güvenli bir bölgedir ve kesin kararı mahkemeler ve hukuk düzeni verir” denildi.

Kuzey Irak’ta yayımlanan Hawlati gazetesi ise Abdullah’ın KDP’nin istihbarat servisinden Türk istihbaratına bilgi aktaran bir casus olduğunu ileri sürdü. 

PKK 
PKK’nın askeri kanadı HPG, 9 Şubat’ta Bingöl’de ölen 9 üyesinin kimlik bilgilerini açıkladı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde 1994 katılımlı Erzurum sorumlusu Mahir Cudi kod aldı Haşim Kaya’nın Askeri Meclis üyesi olduğu belirtildi. 

Diyarbakır, Batman, Siirt, Mardin, Midyat, Şanlıurfa, Elbistan, Malatya, Bingöl ve Bitlis’de tutuklu bulunan PKK’lılar 15 Şubat’tan itibaren süresiz ve dönüşümsüz olarak açlık grevine başlayacaklar. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde tutukluların Öcalan ya da PKK’dan bir haber gelmeden açlık grevini bırakmayacakları kaydedildi. 

Çukurova Halk İnisiyatifi, “15 Şubat’ta hiç kimse evde oturmasın, hayat dursun” çağrısı yaptı. 

Oslo görüşmelerine katılan Zübeyr Aydar, “AKP ile Gülen cemaati arasında bir güç savaşı yaşanıyor. Anlaşlıdığı kadarıyla da cemaatin etkin olduğu poliste bazı tasfiye ve düzenmeler yapılıyor. Polis de buna karşılık hareketimizle ilgili belge ve bilgileri MİT’in arşivinden araklayıp yayınlıyor” dedi. DHA’nın ROJ TV’nin yerine yayına geçen Sterk TV’ye dayanarak dün verdiği habere göre Aydar, basında çıkan Öcalan’ın mektubunda bazı değişikliklerin yapıldığını da söyledi. 

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 
Mahir Cudi’nin ölümü, HPG içindeki pozisyonu göz önüne alındığında PKK için önemli bir kayba işaret ediyor. 

KCK operasyonları, Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilişinin yıldönümü olan 15 Şubat öncesinde -25 Ocak tarihli “PKK: Yeni süreç başlıyor” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’ndeki öngörüyü teyit eder şekilde- Ankara’nın kitle gösterilerinin önüne geçme çabasına karşılık geliyor. 

Halk İnisiyatifi’nin açıklaması, daha önceden de ilan edildiği gibi 15 Şubat’ta PKK’nın ‘yeni süreç’e uygun şekilde taraftar kitlesini güçlü bir şekilde seferber etme niyetiyle paralellik arz ediyor.

PKK’nın Zaho’da kaçırdığı 3 kişiyi önce sorgulayıp ardından da -iddiaya göre- MİT’e çalıştığı gerekçesiyle içlerinden birini infaz etmesine Erbil’in tepkisi, öldürülen kişinin bu tür bir faaliyet içinde olma ihtimalini örtük biçimde hissettiriyor ancak böyle bir durumda Bölgesel Kürt Yönetimi mahkemelerinin yargılama yapabileceğini vurguluyor. Diğer bir ifadeyle Erbil, kendi istihbaratından bilgi sızdıran kişinin sorgulanmasının PKK’ya düşmeyeceğinin altını çiziyor. 


YAZARIN NOTU: 
Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.