• 19.03.2012 00:00
  • (2337)

ANALİZ 

İstanbul ve Diyarbakır’da dün İçişleri Bakanlığı’nın yasaklamasına rağmen yapılan Nevruz kutlamaları hem Ankara hem de BDP/DTK/PKK ekseninde yer alan güçler açısından ‘artı’ ve ‘eksi’ler içeriyor. 
Ankara açısından genel olarak Nevruz’un bir ‘Kürt Baharı’ yaratacak çıkışı sağlaması engellendi. İstanbul’da fazla kalabalık olmayan grupların sokak çatışmaları şeklinde geçen Nevruz, yasaklama nedeniyle hedeflenen kitleselliğe doğal olarak ulaşamadı. Ancak Diyarbakır’da devletin gücü, kitlenin büyük baskısıyla etkisiz kaldı. 

BDP/DTK/PKK ekseninde yer alan güçler açısından ise 18 Mart’taki hareketlilik ‘militan’ görünümüyle kendi içinde ‘moral’ verici oldu. Ancak bu hareketlilik uluslararası dikkatleri çekecek düzeye, hele hele ‘kritik kitle’ye ulaşmaktan uzaktı. 

Nevruz’un dünkü bilançosunun taraflar açısından ‘dengeli’ çıktığı söylenebilir. 
Ama bu sonuç, 15 Şubat’tan itibaren kitlesel hareketliliği başlatıp, 8 Mart ile devam ettirip Nevruz’la zirveye çıkarmaya çalışan Kandil’in yakalamak istediği ‘ivme’ düzeyi değil. O nedenle önümüzdeki dönemde kitle hareketleri devam etse bile -15 Mart tarihli “Nevruz = ‘Kürt Baharı’ mı?” başlıklı analizde işaret edildiği gibi- örgütün hava koşulların uygun hale gelmesiyle birlikte tempoyu yükseltmek için büyük çaplı askeri eylemlere yönelmesi şaşırtıcı olmayacaktır.