• 12.05.2021 06:53
  • (199)

9 Mayıs, Nazizmin ve Avrupa’daki işbirlikçi faşistlerin tarihin çöplüğüne atıldığı insanlığın en kutlu günlerinden birisi. 76 yıl önceki büyük zaferde en büyük pay, Hollywood senaryolarının aksine savaşta 27 milyon insanını kurban vermiş Sovyetler Birliği halklarınındır. Şüphesiz Nazi savaş makinası Moskova, Stalingrad ve Leningrad’da kırılmamış olsaydı, tarih bambaşka yazılırdı.

Avrupalılar uzun süre Nazi Almanyası’nın İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda gelen resmi teslimiyetini 9 Mayıs’ta (Almanya 8 Mayıs) ‘V-Day’, yani ‘Zafer Günü’ olarak kutladı. Ne ki tarihin yeniden yazımı faşizme karşı sosyalizmin öncülük ettiği büyük zaferi unutturmayı ve baş mirasçısı Rusya Federasyonu’nu ‘yeni saldırgan’ göstermeyi gerektiriyor. Artık ‘V-Day’ yerine neoliberal anlatının ‘Avrupa Günü’nü koyuverdiler.

‘CİCİ MİLLİYETÇİLİK HEYBESİNE SIĞMAYANLAR’

İnsanın gülse mi, ağlasa mı bilemediği zamanlardan geçiyoruz. Dün Ukrayna Dışişleri ‘Zafer Günü’ vesilesiyle bir açıklama yaptı. Nazilerin savaş sırasında kullandığı ‘komünizme karşı Avrupa medeniyetini savunmak’ argümanını yankılarcasına, açıklamada, ‘Ukrayna İkinci Dünya Savaşının yıkıntıları üzerine inşa edilmiş tüm Avrupa’yı savunuyor’ demişler. 8 milyon Ukraynalının öldürüldüğünü, 7 milyon Ukraynalının Nazilere karşı ‘müttefiklerin safında’ savaştığını söylemişler. Açıklamada, ‘kurbanları anma ve uzlaşma’ vurgusu var ama savaşın faşizme karşı verildiği yok, ‘müttefikler’ var ama kim oldukları yok. Zaten faşizmin kınanması da yok.

Nasıl olsun! Ukrayna’nın neonazi mızrağı epeydir Batı’nın ‘cici milliyetçilik’ heybesine sığmıyor. Batı medyasında fazla yer almadı. Ukrayna’da pandemi gerekçesiyle 9 Mayıs Zafer Bayramı yasaklanırken, 28 Nisan’da Kiev’de neonaziler Waffen-SS’ine bağlı Galiçya bölüğünün 78’inci kuruluş yıldönümü için yürüyebildiler.

Belediye Başkanı’nın desteğiyle Bağımsızlık Meydanı’na giden siyahlar giymiş neo-naziler, Galiçya bölüğünün amblemlerini, Ukrayna Milliyetçileri Örgütü (OUN) ve Ukrayna İsyan Ordusu’nun (UPA) bayraklarını taşıyıp ‘Ukrayna’ya şan, kahramanlara şan’, ‘Galiçya kahramanları bölüğü’, ‘Ukrayna-Rusya savaşı’
diye bağırındılar.

Waffen-SS Galiçya dediğimiz, onbinlerce Ukraynalı, Polonyalı ve Yahudinin katlinin ve Holocaust’un müsebbibleri. 2014’deki Meydan darbesinden bu yana meydan onların. Nazizme bu açık ağıt Kiev’in müttefiklerine bile fazla gelmiş. İsrail’in yanı sıra Almanya’nın Kiev Büyükelçisi Anka Feldhusen, Galiçya bölüğünün işlediği ağır suçlar ve Holocaust’taki rollerine atıfla yürüyüşü kınamış. Ukrayna’da hiçbir gönüllü örgütün bunlarla ilişkisi olmaması gerektiğini söylemiş.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, ancak İsrail ve Almanya kınayınca iki gün sonra mecburen ‘totaliter rejimler’ vurgulu bir açıklama yaptı. Talihin azizliği ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in 6 Mayıs’taki Kiev ziyaretinin öncesine denk gelen bu yürüyüşü, Washington ise özel olarak kınamaya değer bulmadı. Büyük babası ve üvey babasının soykırımdan kurtulmuş isimler olduğu belirtilen Blinken, Kiev’de mevzuyu anmadı bile. ABD Dışişleri sözcüsü, ‘Zelenskiy zaten kınadı’ ayağına yattı. İşi ‘Ukrayna’nın egemenliğine verdikleri desteği neo-nazi ve faşist ideallere destekle birleştirmeye çalışan Rus dezenformasyonuna’ çeviriverdi. Tabii kimse ‘Galiçya bölüğünü Ruslar mı yürütmüş’, ‘Kiev Belediye Başkanı ne ayaktır’ diye sormamış.

Batı’nın hali ‘timsah gözyaşlarına’ bile sokulamaz halde.

Zira günümüz Ukraynası’nda Nazi işbirlikçileri ve Holocaust faillerinin yüceltilmesi vakıa. Batılılar Ukrayna’nın nazi geçmişini günümüze yakıştırmama formülünü Zelenskiy’nin Yahudi olmasında buluyor ya, kendisi 2018’de iktidarının yüzü suyu hürmetine “Bazı Ukraynalılar için Bandera bir kahraman ve bu harika!” demiş biri.

2014 Meydan darbesi sonrası OUN’un elebaşı Stepan Bandera’nın takipçisi Banderistler devletin tüm kademelerine yerleşti. Kiev yönetimi 2015’te OUN ve UPA’yı ‘kahraman’ ve ‘özgürlük savaşçıları’ ilan etti. İnkarcılar hakkında yasal işlem yapılmasını içeren yasa çıkarıldı. Kiev’de her yıl 1 Ocak’ta Bandera’nın onurlandırıldığı yürüyüşler yapılıyor. Lviv gibi batı kentlerinde nazizim şenlikleri daha göz alıcı. 2014’ten bu yana eğitim müfredatında naziler aklanıyor.

Faşizme karşı savaşmışların anıtları birer birer söküldü, yerlerini banderistler ve soykırım failleri aldı.

Blinken isteseydi kendisini Galiçya bölüğüne adanmış anıtlardan oluşan bir tura da çıkarabilirlerdi!

ÖLÜMSÜZ ALAY VE SAUR MOGİLA’NIN ÇELENKLERİ...

Dün Donbass’ta ise tıpkı eski Sovyet coğrafyasının diğer ülkeleri gibi tam zıt görünüm vardı. Donetsk’in merkezinde binlerce insan nazilere karşı savaşın kahramanlarını ‘Ölümsüz Alay’ (Bessmertnıy Polk) yürüyüşüyle onurlandırdı. 2018’de bizzat görme fırsatı bulduğum Stepanovka’daki Saur-Mogila’ya çelenkler konuldu. Ukrayna ordusu burayı 2014’te bombalayıp yerle yeksan etmiş olabilir onlar inatla gidiyorlar.

Rusya Federasyonu, eski Sovyetlerin mirasçısı diğer halklarla birlikte tarihin yeniden yazımına karşı ‘Büyük Anavatan Savaşı’nı ve ‘Zafer Günü’nü gündem kılmaya çalışıyor. AB ise mevzuyu Schuman Deklarasyonu üzerinden birliğin neoliberal temellerinin atılmasına bağlayıp 9 Mayıs’ı ‘Avrupa Günü’ne çeviriyor. Avrupa’nın ‘V-Day’inden kurtulma çabası Ukrayna’daki ‘cici milliyetçileri’ eşliğinde göze batıyor.