Özel: AK Partililer, MHP'liler dur demezlerse acı reçete geliyor

Muğla'da konuşan CHP lideri Özgür Özel "Her şeye rağmen oy alırsa, her şeye rağmen AK Partililer, MHP’liler sıkıntılarını ifade etmezlerse, hiç değilse bir sarı kart göstermezlerse, bir kırmızı ışık yakmazlarsa, 1 Nisan’dan sonra acı reçete geliyor. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’nın gücünü dengelemek, onların karşısına bir gücü koymak zorundayız" diye konuştu.

Özel: AK Partililer, MHP'liler dur demezlerse acı reçete geliyor
29.02.2024 - 05:30
Kaynak: Haber Merkezi
112

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla'da partisinin Aday Tanıtım Toplantısı'nda konuştu. Özel, "Ben CHP’nin Genel Başkanı olarak Cumhur İttifakı’nın karşısında en büyük ittifakı aramak için elimden geleni yaptım. Çiçeği yaptırdım, arkadaşlarımı yanıma aldım ve ziyaretlerde, temaslarda bulundum, ‘Birlikte olalım. Buraları AK Parti’ye, MHP’ye teslim etmeyelim’ dedim. Biz Ankara’da bir ittifak, bir iş birliği gerçekleştiremedik" dedi.

ANKA'nın aktardığına göre Özel, şunları söyledi:

''Hayat; siyasetçiler için, siyaseti halk için yapanlar için, ülke için yapanlar için, ideali için yapanlar için bir başkalarında olduğu gibi değil; CHP siyasetinde öyle çevresini zenginleştirme oradan kendisine, ailesine, çocuklarına çıkar sağlama işi değil. Bizim işimiz her şey bittiğinde, ‘Arkamdan nasıl konuşulacak, ne söyleyecekler ve ne kadar dost biriktirdim’ işimiz o iş. Ben bugüne kadar çok dost biriktirdim ama ilk günden beri tam 5 dönemdir Muğla’ya hizmet eden; ‘İşte cumhuriyetin, işte CHP’nin belediye başkanı’ dedirten; birileri Türkiye’nin kredi notunu B-’ye çıkarmaya çalışırken yönettiği büyükşehir belediyesinin kredi notunu AAA’da tutan ve Muğla’da 5 dönem görevden sonra, tekrar aday gösterilse tekrar seçilecekken ‘Şimdi bu belediyeyi gençlere emanet etme zamanı, bu deneyimlerden başkalarını yararlandırma zamanı’ diyerek görev yaptığı dönemle ilgili hakkında bir kişinin bir kuruşla ilgili arkasından konuşmayacağı; emanet ettiğimiz bu güzel Muğla’nın koylarını yağmalamak isteyenlerin aşamadıkları; onun için MUÇEV diye özel vakıflar kurup arkadan dolaşmaya çalıştıkları; kent suçlarına, talana karşı durmuş; birileri ‘İstanbul’a ihanet ettik. Bu gökdelenleri diktik, hançer gibi sapladık’ derken Muğla’da 4 kattan fazla dikey mimariye izin vermeyen; emanet aldığı Muğla’yı yıllar sonra ihanet etmeden şimdi gençlere teslim eden bir dostum, büyüğüm, ağabeyim var benim burada: Osman Gürün.

"Kırgınlık, küskünlük, yılgınlık yok"

Başkan’a bir teklifte bulunmaya geldim. CHP’nin belediye başkanları çok iyi çalışıyor. Ama bunu bütün Türkiye’ye anlatmakta birazcık eksik kalıyorlar. Yılmaz Büyükerşen’in genel koordinatörlüğünde, onun yanı başında Osman Gürün’e bu görevi teklif ediyoruz. Bütün Türkiye’deki belediyeleri onlara emanet edeceğiz. Osman Başkan’ın yanında çok çalışkan bir arkadaşı vardı, o da şimdi görevi Menteşe’de bir kadın belediye başkanına teslim ediyor ama kendisi de Muğla’ya hizmet etmeye devam edecek: Bahattin Başkan. Ve Milas’ta uzun yıllar hizmet edip bu süreçte yeniden aday olmayan CHP’nin en önemli değerlerinden bir tanesi: Muhammet Başkan. Bu üç cumhuriyet çocuğuna baktığınızda, kendilerine emanet edilen kamu görevini dört dörtlük yaptılar, ortak özellikleri; kırgınlık, küskünlük, yılgınlık yok. Gerçek partililik budur.

"MUÇEV diye bir vakıf kurdular"

Muğla’da MUÇEV diye bir vakıf kurdular. Bir vakfı ve derneği birleştirdiler. Kim var yönetiminde? Eski milletvekilleri, AK Partili siyasetçileri, bürokratları koydular. Ne yapıyor? Osman Gürün’ün, belediye başkanlarımızın geçit vermediği işleri onlara yaptırtıyorlar. Koyları, yandaşlara kiralıyorlar. Buna karşı, CHP olarak mücadele verdik, vermeye devam edeceğiz. Muğla’yı haramilere değil, millete teslim edeceğiz. Söz veriyoruz. Buraya geçmişte partimizde milletvekilliği yapmış bir adayı görevlendirmişler. ‘İktidara yakın olursam şu, bu olur’ diyor. Bir yandan kibirle yukarıdan bakıyor, belediye emekçilerini işinden edeceğini söylüyor. Bürokratları tehdit ediyor ama en büyük tehdidi Muğla’nın yeşiline ve mavisinedir. Burası Adalet ve Kalkınma Partisi’nin her şeye rağmen ranta açamadığı, çok katlıları dikemediği, her çevre felaketinde karşısına toplumla birlikte yerel yöneticilerin kol kola girdikleri, Muğla’yı, Muğla’yı sevenlerin yönettiği, Muğla’da doğanların, doyanların, karnını namusluca ekmeğiyle kazandığı, ekmeğiyle doyuranların, namerde avuç açmayanların iktidarından, Muğla’yı talan ettirmeye memur kılınmış birine asla teslim etmeyeceğiz.

"Kışın, 1 milyon, yazın, 5-6 milyon, hizmet ona göre olmalı"

Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a bir hatırlatmada daha bulunmak istiyorum: Muğla, 1 milyon nüfuslu bir yerdir. Kışın, siz sizeyken 1 milyonsunuz. Yazın, 5-6 milyon oluyor. Buraya hizmet yapılsın diye bir milyonluk nüfusa göre para yolluyorlar. 5 milyon için hizmet bekliyorlar. Çok önemli altyapı yatırımları, çalışmalar yapılıyor. Yurt dışından krediler bulunuyor. Özel finans yöntemleri kullanılıyor. Ancak, Türkiye’nin göz bebeği, her bir ilçesi bütün dünyanın dilinde olan bu güzel memlekete daha iyi hizmet yapılması için, daha önce Antalya’da ifade etmiştim. Cep telefonu sinyalinden, bir şehirde kaç kişinin hangi gün olduğu belli. Biz 5-6 milyona 12 ay ücret ödeyin, demiyoruz. Ama kim bir şehre gelip hizmetinden yararlanıyorsa, altyapısını meşgul ediyorsa, o kişi için devletin genel bütçeden ayırdığı payın verilmesi gerekir. Bunu, sırf kıyı şeridindeki bu güzel kentleri CHP’liler yönetiyor diye yapmıyorlar.

Kira fiyatları

Kira fiyatları deyince bu Türkiye’de çok önemli bir sorun. Ocak 2024’te Muğla’daki ortalama kira 17 bin 926 lira. Asgari ücretten 924 lira daha fazla. Burada asgari ücret verdiğin birisi ortalama bir ev tutsa suyunu bağlatacak, elektriğini ödeyecek, çay demleyecek parası kalmıyor. Bu oranlar son derece fazla. 2 yıl öncesine göre yüzde 171 artmış. Burada dinlenmeye gelen, konut stokuna talebi arttıran, ekonomisi iyi olanlar tamam da Muğla’nın evlatları ne olacak? Muğla’daki polisler, askerler, öğretmenler, emekçiler ne olacak? Bu yüzden biz şehirlerde sabit, yerleşik yaşayanların bu kira fiyatlarından etkilenmemeleri için bir dizi öneriyi hazırladık. Meclis’teki ilgili komisyonlara sunuyoruz. Muğla’daki yüksek kira sorununun bir an önce çözülmesi, Muğla’nın büyük sıkıntılar çeken, yoksullaşan orta direğine sahip çıkılması, Muğla’da çalışan turizm emekçilerinin kışın işsiz kalma sorununa karşı mutlaka çözüm üretilmesi, sıkıntıya düşen Muğla esnafının tüm yönleriyle desteklenmesi lazım. CHP olarak üzerine titrediğimiz bir ildeyiz. Seçim sonuçlarıyla ilgili hiç endişe duymadığımız, liyakatli, çalışkan yöneticilerinin işini iyi yaptığı, sizin de ziyadesiyle memnun olduğunuz, bundan sonra da ilerleyen günlere umutla bakacağımız günlerdeyiz.

"1 Nisan geldiğinde artık ertesi gün yapacak bir şey kalmamıştır"

31 Mart seçimleri, sadece yerel seçimler değil. 31 Mart yerel seçimleri bundan sonra 4 yıl boyunca bir daha herhangi bir seçimin olmayacağı seçimler. Mehmet Şimşek’in ağzında bir bakla var. Diyor ki ‘1 Nisan’dan sonra sıkı para politikasına geçeceğiz.’ Bunun emekçiler için anlamı hak edilen zammı almamaktır. Emekliler için bugünkü açlık sınırından 7 bin lira aşağıdaki en düşük emekli maaşını arttırmamaktır. Küçük esnaf için yeni vergi yükleri, artan enflasyon, zamlar ve hayat pahalılığı demektir. 1 Nisan geldiğinde artık ertesi gün yapacak bir şey kalmamıştır bunlara engel olmak için. Eğer bir şey yapacaksınız, 1 Nisan’dan bir gün sonra yapamazsınız. 1 Nisan’dan bir gün önce, 31 Mart’ta sandık başında yapacaksınız. Daha önce her ne sebeple olsun, AK Parti’ye, MHP’ye oy vermiş ama hayat pahalılığı karşısında ezilmiş, enflasyon yüzünden tükenmiş, alım gücü kalmamış, borcunu ödeyemeyen, kredi kartını başka yerden kredi çekerek kapatan, borcu borçla çevirenler, geçen seneye göre bu sene daha yoksul hissedip gelecek seneden endişe edenler, boynu bükük çiftçiler, kaderine terk edilmiş hayvancılıkla uğraşanlar, sorunları hiç dile getirilmeyen Marmaris’teki arıcılar, esnaf, memur, çalışan, herkes. Bunlarla ilgili endişe duyan herkes 31 Mart’ta bu iktidara gücünü göstermek zorundadır.

"En büyük ittifakı aramak için elimden geleni yaptım"

Her şeye rağmen oy alırsa, her şeye rağmen AK Partililer, MHP’liler sıkıntılarını ifade etmezlerse, hiç değilse bir sarı kart göstermezlerse, bir kırmızı ışık yakmazlarsa, ‘Hep zengine çalışıyorsun, bizi ezdirdin’ demezlerse 1 Nisan’dan sonra acı reçete geliyor. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’nın gücünü dengelemek, onların karşısına bir gücü koymak zorundayız. Bunu yerel seçimlerle yapmak zorundayız. O yüzden ben CHP’nin Genel Başkanı olarak Cumhur İttifakı’nın karşısında en büyük ittifakı aramak için elimden geleni yaptım. Çiçeği yaptırdım, arkadaşlarımı yanıma aldım ve ziyaretlerde, temaslarda bulundum, ‘Birlikte olalım. Buraları AK Parti’ye, MHP’ye teslim etmeyelim’ dedim. Biz Ankara’da bir ittifak, bir iş birliği gerçekleştiremedik. Ama 2019’da büyük zaferi yaşayanlar ve yaşatanlar buradalar, seçmen bir yere gitmedi. Ben o yüzden CHP olarak Cumhur İttifakı’nın karşısındaki büyük Türkiye İttifakı’nın içinde hep birlikte yer aldığımızı görüyorum.

"Bak, Türkiye senden büyüktür"

Hani dış politikada konuşup da gelip iç politikaya malzeme ediyor ya ‘Dünya beşten büyüktür’ diye. Bak, Türkiye senden büyüktür. O karınca gibi görüp ezmeye çalıştığın emekçinin, kardeşi vardır; karıncanın kardeşi vardır. O da CHP’dir, cumhuriyetçilerdir, bütün Türkiye’dir, Türkiye İttifakı’dır. Yok saydığın, Atatürk’ün ‘Milletin efendisidir’ dediği çiftçinin kardeşleri vardır. CHP’lilerdir, Türkiye İttifakı’dır, Türkiye’dir. Hepinizin arkasındayız. Ve gençlerimiz, Türkiye’de umudu kalmayanlar, yurt dışına gitmek isteyip geleceği orada aramak isteyenler gençlerimize hep birlikte sesleniyoruz: Kimse enseyi karartmasın, umudunu kaybetmesin. Umut var, umut 31 Mart’tadır. Umut; geçtiğimiz sene çok üzüldüğünüz, geçtiğimiz sene mayıs ayında belki de çok karamsarlığa kapıldığınız noktada hep birlikte ayağa kalkan, motive olan, 100 yıl önce kurtardığı ülkeyi yine kurtarmaya azmetmiş olan, kurduğu cumhuriyetin kıymetini bilen cumhuriyetçilerdir, Atatürkçülerdir. Biz buradayız, hep birlikteyiz ve hiçbir yere gitmiyoruz.”

Özgür Özel, konuşmasının ardından, Memleket Partisi’nden istifa edip CHP’ye katılan İbrahim Şimşek ve Murat Gökalp’in rozetlerini taktı ve ''Hangi partide olursa olsun tüm cumhuriyetçileri, tüm Atatürkçüleri, tüm vatanseverleri, tüm milliyetçileri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün baba ocağına CHP’ye davet ediyorum'' dedi.


Editör: N. Cingirt

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar