#DirenGezegen

  • 28.06.2013 00:00

 Küresel Eylem Grubu, küresel ısınmaya karşı ilk harekete geçen örgüt. 2005 yılında ilk yürüyüşünü Kadıköy'de gerçekleştirdi. Yürüyüş oldukça kalabalıktı. O günden bugüne KEG birçok defa yürüyüşlerle, toplantılarla, forum ve sempozyumlarla küresel ısınma sorununa dikkat çekti. KEG'e bu konuda eylem yapan tek örgüt demek yanlış olmaz.

Küresel Eylem Grubu, küresel ısınmanın yanı sıra ekoloji ile ilgili bir dizi konuda da eylemler düzenledi, nükleer enerjinin kullanılmasına karşı harekete geçti. KEG eylemleri daima etkili oldu ve Türkiye'de çevre bilincinin gelişmesine önemli bir katkıda bulundu.

Bugün dünya, küresel ısınma açısından çok daha kötü koşullara sahip. Küresel ısınma ve korkunç etkileri artıyor. Yüksek dağların üzerindeki buzullar tahminin çok üzerinde bir hızla eriyor, Kuzey ve Güney Kutupları da aynı şekilde eriyorlar

Bilim insanları bugünkü hızlı ısı artışını beklemiyorlardı ancak bazı tahminler vardı. Dünyanın ısısının bu şekilde artması devam ettiği takdirde, çok kısa zaman sonra geri dönülmesi çok ama gerçekten zor koşullara ulaşılacak ve ondan sonra gezegen tahmin edilemeyecek kadar büyük bir yıkımla karşılaşacak.

Bu durumu bir insanın hastalanması ile örnekleyebiliriz. İnsanın normal ısısı 36.5-37 derecedir. Bu ısı 2 derece arttığında, yani 39-40 dereceye ulaştığında, insan hasta ve çok hastadır. İnsan ısısı 2 derece daha artarsa, yani 41 ve daha üstüne çıkarsa, insanı kurtarmak oldukça zordur ve ölüm tehlikesi bir olasılık olmaktan çıkar ve gerçekleşir.

İşte dünya bugün ateşi 39-40 dereceye yükselmiş bir insan gibi. Isı artmaya devam ediyor ve 41, belki 42 dereceye çıkacak. Bunun sonun gezegen için ölüm.

Isının artması, sadece her yerin kavrulması anlamına gelmiyor. Kimi yerler ise tam tersine büyük bir hızla ısı kaybına uğrayacak.

Bütün bitki örtüsü değişecek. Bugün insanlığın en önemli gıda kaynağı olan buğday, pirinç ve diğer hububatın ekildiği bölgeler çölleşirken, bu bitkiler daha kuzeyde çok dar bir alanda yetişebilecek, yani kıtlık ve dolayısıyla müthiş bir açlık kapıda. Bitki örtüsünün değişmesi, beraberinde hayvanları da doğal olarak etkileyecek ve hayvanlar için amansız bir en kuzeye ve en güneye göç yarışı başlayacak ama arada kentsel alanlar olduğu için bu göç pek mümkün olmayacak.

Uzatmaya gerek yok, küresel ısınma sonumuzu getirmek için hızla ilerliyor.

Küresel ısınmanın nedeni atmosferdeki sera gazları, en önemli olarak da karbondioksit. Bu gaz, petrol, doğalgaz, kömür gibi fosil yakıtlarının kullanılmasından çıkıyor. Atmosferi kaplıyor ve güneşten gelen ısının yere çarparak tekrar uzaya gitmesine engel oluyor, ısı atmosferde hapis kalıyor ve bu da gezegenin ısınması sonucunu doğruyor. Atmosferde ne kadar çok sera gazı olursa, ısının atmosferin içinde kalması da o denli çok oluyor.

Bu nedenle sera gazı üretilmesini, bir başka deyişle fosil yakıt kullanılmasını çok ama gerçekten çok büyük bir hızla durdurmak gerekir. Kömür ve petrolle çalışan elektrik santralleri en büyük tehlike, petrolle çalışan ulaşım araçları da öyle.

Bütün bunlardan sonra, insanlığın enerji ihtiyacını rüzgar ve güneşten elde etmek mümkün. Bu gerçekleşmezse gezegenin geleceği gerçekten çok büyük bir tehlike ile karşı karşıya.

Yöneticilerden, kapitalist sınıftan fosil yakıt kullanımına son vermelerini istiyoruz.

KEG'in başlıca sloganlarından birisi "ne kömür ne petrol; güneş, rüzgâr bize yeter". Bir diğeri ise "iklimi değil, sistemi değiştir".

Gezi parkı direnişimizden sonra bir yenisini daha eklemek gerekir: #DirenGezegen

http://marksist.org/yazarlar/dogan-tarkan/12065-direngezegen

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.