Mısır, devrim ve darbe

  • 4.07.2013 00:00

 Ordu muhtırasının süresi doldu ve Mısır Ordusu, Cumhurbaşkanı Mursi'yi ve hükümeti devirdi. Darbeyi ilan eden eski askeri istihbarat başkanı, şimdiki Genelkurmay Başkanı El Sisi, Mursi'nin yerine Mübarek döneminde seçilmiş ve daha önce de millet meclisini yasadışı ilan etmiş olan Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın geçici başkan olduğunu ilan etti. Kısacası Mısır'da askeri bir darbe gerçekleşti.

Kahire'de Tahrir Meydanı'nda toplanan Mursi muhalifleri sevinç gösterileri yaparken, Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde ve Kahire Üniversitesi'nde toplanan Mursi taraftarları askeri darbeyi tanımayacaklarını ilan ettiler. Müslüman Kardeşler'in ne kadar direnebileceklerini göreceğiz ancak Tahrir'de toplananların bir kısmı Mursi'ye karşı oldukları kadar askeri darbeye de karşı olduklarını ilan ettiler.

Mursi, Mısır'ın seçilmiş cumhurbaşkanı. Açık ki göreve geldiğinden bu yana ağır hatalar yaptı; ne var ki onun bir askeri darbe ile devrilmesini sevinçle karşılayanlar büyük bir hata içindeler. Askeri vesayeti desteklemek, daima darbeci, demokrasi düşmanı eğilimleri desteklemektir.

Türkiye, yaşadığı bir dizi askeri darbe ile Mısır için iyi bir örnektir. 27 Mayıs darbesi (aynen şimdi darbenin Mısır'da devrim gibi yutturulmaya çalışılması gibi, topluma devrim diye yutturulmaya çalışılmıştı) hatalar yapan bir siyasi iktidara karşı gerçekleşti ve askeri vesayetin düzenlemelerinin ilk adımı oldu. Mısırlı darbeciler "Biz Mısır'ı yönetmeyeceğiz" diyerek yaptıklarının bir darbe olmadığını ilan ediyorlar ama biz 12 Mart darbesinden biliyoruz ki, ordular daima iktidarı almazlar ama gerekli gördükleri düzenlemeleri yaparak da iktidara el koyabilirler. Mısır'da gerçekleşen tam anlamı ile bir darbedir ve askeri vesayet, 1952'den beri elinde tuttuğu iktidarı kontrolü dışında bırakmayacağını bir kere daha gösterdi.

Darbenin devirdiği Mursi, seçilmesinin hemen ardından ordu ile anlaşmış, uzlaşmıştı. Ordunun iç işlerine karışmamayı, ordunun özerkliğini tanımayı, Mısır bütçesinden çok büyük bir pay alan savunma harcamalarını arttırmayı kabul etti. Kısacası askeri vesayeti onayladı. Öte yandan herkes şunu hatırlamalı ki, Mısır Ordusu dünyada İsrail'den sonra en çok ABD yardımı alan ordudur. Yılda 2 milyar dolar.

Mısır'da bazıları yaşanan olayın darbe değil devrim olduğunu savunuyorlar. "Bu olaya halk karar verdi" diyorlar, "Demokrasi sadece sandık değildir" diyorlar. Bu söylenenler doğrudur. Demokrasi sadece sandık değildir. Birçok hükümet, demokrasi içinde büyük kitlesel gösterilerin sonucunda devrilmiştir. Örneğin "demokrasinin beşiği İngiltere'de" Thatcher bir yığın hareketinin sonucunda devrildi. Ama ordu darbesi ile devrilmedi.

Yığın hareketi karşısında ayakta kalamayacağının anlaşılması üzerine, Thatcher başbakanlıktan çekildi. Thatcher'ı sandık değil, kitlesel eylem devirdi. Mısır'da ise kitlesel eylemi kullanan ordu, tankları ve askerleri sokaklara çıkararak, Mursi yandaşlarının gösterilerini askeri birliklerle çevirerek Mursi'yi devirdi. Bu iki devrilme olayı arasında büyük bir fark var.

Şunu da unutmamak gerekiyor, Mübarek'in devrilmesine onay veren ABD, öyle görünüyor ki Mursi'nin devrilmesine de onay veriyor. Yılda 2 milyar dolar verdiği ordunun tutumunu destekliyor. Dolayısıyla, Mısır Devrimi'nin ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'nin parçası olduğu saçma iddiası da suya düşmüş oldu.

Şimdi Türkiye'de de bazılarının ağzının suyu akıyor. Demek ki Cumhuriyet mitingleri gibi bir kitle hareketi, ya da Gezi parkı gibi bir kitle hareketi yaratılabilirse ve bu hareket kontrol altına alınabilinirse, askeri darbe için zemin hazırlanabilir.

Gezi Parkı direnişine ulusalcıların hakim olma çabası bu nedenle çok ciddi bir tehlike idi ama mümkün olmadı. AKP'ye karşı olanlar darbeye de karşı çıktılar ve ulusalcı çabaları sonuçsuz bıraktılar. Ne var ki, ulusalcılar önümüzdeki dönemde de Mısır'dan aldıkları cesaretle ileri atılmaya çalışacaklardır. AKP'ye karşı çıkan ve bütün gücü ile mücadele içinde yer alan devrimci sosyalist çizgi, aynı zamanda mücadeleye giren güçler arasında darbeci, ulusalcı güçlerin hakimiyet mücadelesine de karşı çıkmak zorundalar. Devrimci sosyalistler, DSİP, Gezi Parkı Direnişi boyunca bunu yaptı ve yapmaya devam edecek.

Mısır halkı ayakta olduğunu gösterdi. Mübarek'i deviren, ardından askeri konseyin iktidarına son veren Mısırlılar, bu darbe ile de hesaplaşacak ve onu da tarihin çöplüğüne yollayacaklardır.

Darbelere, askeri vesayet hayır. Burjuvazinin yeni liberal politikalarına da hayır. İşte bugünün kritik sloganı budur.

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.