Türkiye’de darbe tehlikesi var mı?

  • 11.07.2013 00:00

 Mısır'daki ordu darbesi, askeri darbelerin hâlâ gerçekleşmekte olduğunu gösterdi. 3 Temmuz darbesi elbette ki Türkiye'de yaşadığımız bir dizi darbeden büyük farklılıklara sahip ama benzerlikleri de var.

3 Temmuz darbesi hâlâ darbelerin ABD, AB gibi büyük emperyalist güçlerin desteğini alabildiğini gösteriyor. ABD yetkilileri, Obama ve AB, Mısır'daki darbeye darbe demiyorlar, askeri müdahale ve benzeri terimler kullanmayı tercih ediyorlar.

Darbenin başındaki General Sisi, dini bütün, inançlı bir Müslüman. Daha önce bütün darbelerde ve askeri vesayetin çeşitli kurumlarında önde gelen yerlerde bulunmuş olmasına rağmen, genelkurmay başkanı ve savunma bakanı olduğu günlerde aslında Mursici, Müslüman Kardeşler'e yakın olduğu iddia edilmekteydi. Aynı türeden rivayetler, darbeciler tarafından Mursi'nin yerine geçici cumhurbaşkanı ilan edilen Anayasa Mahkemesi başkanı için de geçerli. O da eski askeri vesayet rejimi tarafından atanmış olmasına rağmen, Müslüman Kardeşler'e yakın olarak tanımlanıyordu.

Türkiye'de askeri vesayetin gücü sonunda biraz olsun azaltıldı. Sayısız gösteri, yargılamalar sonucu darbe teşebbüsünde bulunanların bir kısmı hapishanelerde, bir kısmı ise ağır hapis cezaları aldılar. Bu, olumlu bir gelişme. Ama bu gelişmenin içindeki en önemli yan, bazı generallerin ağır cezalar almış olmasından çok, büyük kalabalıkların sokaklarda darbelere dur de demesi, özgürlük isteğini dile getirmesi ve bir daha asla diye haykırmasıdır. Darbelere ve darbecilere karşı en önemli kazanım budur.

Ancak bu kazanımlara rağmen, başka ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de askeri darbe tehdidi bitmiş değildir. Hem AKP'liler hem de kimi solcu gruplar, darbe tehdidinin bittiğini ileri sürüyorlar. Bu, büyük bir hata. Askeri vesayeti isteyenler belki bir ölçüde, hatta büyük ölçüde geriletildiler ama tehlike bitmedi. Mısır bunun örneği.

TSK'nın bugün çeşitli gelişmeler karşısında sesi çıkmıyor. Ama politik İslamı Türkiye'nin en büyük tehlikesi olarak gören TSK tespiti henüz yerinde duruyor. Belki ordunun, onun temsilcilerinin sesi çıkmıyor ama onlar adına, onların yanında politika yapanların sesi oldukça gür. Her fırsatta ortaya atlayarak açıkça ya da biraz üstü kapalı bir biçimde ordu göreve çağrılıyor.

Eğer askeri vesayete karşı daha ileri adımlar atılacaksa -ki atılmak zorunda- bir dizi önlem acilen gerekli.

Öncelikle Genelkurmay dağıtılmalıdır. Her bir askeri güç (kara, hava, deniz) doğrudan Savunma Bakanlığı'na bağlanmalıdır.

Milli Güvenlik Kurulu dağıtılmalıdır.

Jandarma gücü dağıtılmalıdır.

OYAK'a karşı önlemler alınmalıdır.

Ordunun ve ordu mensuplarının, politik yaşam üzerine konuşmaları kesinlikle yasaklanmalıdır.

Tüm askeri eğitim sitemi yenilenmeli ve darbeci, ırkçı eğitim unsurları eğitim sisteminden çıkarılmalıdır.

Hakikatleri araştırma kurulu kurulmalı ve başka konular dışında eski askeri darbeler araştırılmalı ve bu darbelerin sadece önde gelen unsurları değil tüm suçluları yargı önüne getirilmelidir.

12 Eylül davası şimdi olduğu gibi değil, darbeci generaller başta olmak üzere 12 Eylül darbesinin tüm sorumlularını kapsayacak yeni davalarla güçlendirilerek bir an önce sonlandırılmalı, gerekli cezalar verilmelidir.

Parlamento bundan önce gerçekleşen bütün askeri darbelerin mağdurlarından ve tüm halktan özür dilemeli, bir daha bu ülkede darbe olmasının mümkün olmayacağını ilan etmelidir.

Bu tür önlemler uzmanlar tarafından şekillendirilebilir, çoğaltılabilir ama mutlaka bu tür önlemler alınmalıdır ki bu ülkede bir daha darbe olmasın.

Ama darbeler hukuki, idari önlemler alınarak bütünüyle engellenemez. Asıl önemli olan halkın darbelere karşı tutumudur. Türkiye'de bu konuda önemli adımlar atıldı. 3-4 etkisiz küçük sol grup ve ana muhalefet partisinin bir kısmı dışında, açıkça darbe kışkırtan güç yoktur. Sinek küçüktür ama mide bulandırır; bu nedenle, ne denli etkisiz olurlarsa olsunlar, darbe kışkırtanlara karşı aralıksız mücadele etmek, onları teşhir etmek gerekir.

[email protected]

http://marksist.org/yazarlar/dogan-tarkan/12185-turkiyede-darbe-tehlikesi-var-mi

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.