Ulusalcıların ikiyüzlülüğü

  • 17.08.2013 00:00

 Mısır darbesi gerçekleştiğinde, ulusalcı sosyalistlerin bir kısmı bir darbenin gerçekleştiğini kabul etmişler, fakat darbenin pek de haksız olmadığını, Mısır'da Mursi yönetiminin şeriatı getirmekte olduğunu yazmışlardı. Ama gene de "Mısır'da darbe oldu" demeleri bile, Türkiye'de darbecileri büyük bir çaba ile korumaya çalışan ulusalcı sosyalistler için bir ileri adımdı.

Mısır askeri yönetimi, bilindiği gibi, dün darbe karşıtlarının Kahire'nin iki meydanındaki gösterilerine saldırdı. Saldırıya uğrayanlar 4 binin üzerinde insanın öldüğünü söylüyorlar, hükümet ise son yaptığı açıklamada 422 insanın öldüğünü, 2 bin civarında insanın ise yaralı olduğunu söylüyor. Hangi iddia doğru olursa olsun, sonuçta korkunç ya da çok korkunç bir katliam yaşandı.

Türk basını katliama geniş yer verdi. Birçok gazete, darbecilerin yanı sıra bu katliamın açıkça sorumlusu olan ABD'yi de kınadı. Türk basınının ABD'ye karşı böyle bir tavır alması oldukça şaşırtıcı. Ama katliamın gerçekleşme biçimi, boyutları da gene şaşırtıcı ölçüde güçlü ve etkileyici.

Türk basınında 6 ulusalcı ve ulusalcı sosyalist gazete, Kahire'deki katliamı "İki araba çarpıştı: 4 kişi öldü" ciddiyetinde vermiş.

Bugünlerde ulusalcıların bayrağı ve en çok satan gazetelerden birisi hâline gelen Sözcü, ön sayfasının en altında küçük bir haberle vermiş katliamı: "Mısır'da katliam". Kim, kime karşı katliam yapmış falan belli değil.

Teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin Ergenekon davasında mahkûm olması ise gazetenin manşeti. Sayfanın yarısı bu habere ayrılmış.

Bir başka ulusalcı gazete, Yurt ise manşet üstünde genişçe bir yer vermiş. Onların başlığından da kim kimi katletmiş anlamak mümkün değil: "Meydanlar kana bulandı".

Aydınlık ise müdahaleyi haklı buluyor. Aydınlık'a göre Kahire'de saldırıya uğrayanlar silahlı mücadeleye ve saldırıya hazırlanıyorlardı. Dolayısıyla müdahale haklıdır. Aydınlık'ın başlığı şöyle: "Silahlı kalkışmaya müdahale". Peki bu silahlı kalkışmaya hazırlananlar neden direnemedi, neden yüzlerce ya da binlerce ölünün hepsi halktan? Bunlar belli değil.

Artık Ece Temelkuran'ın genel yayın sorumlusu olduğu BirGün ise, Sözcü gibi birinci sayfasının en altında küçük bir yerde katliamı veriyor. Başlık "Mısır'da sivillere saldırı". Doğu Eroğlu'nun yazdığı haberde, iyi bildiğimiz "Ne darbe ne şeriat" tekerlemesi, 6 Nisan Hareketi'nden birilerinin ağzından anlatılıyor.

Sol gazetesi de haberi sürmanşetten vermiş. Onların başlığı da "Mısır'da beklenen oldu". Katliam, ordunun/darbecilerin katliamı gibi ifadeler yok.

İlginç bir biçimde, Türkiye ve Ortadoğu'daki her gelişmeyi ABD emperyalizmine bağlamakla ünlü bu 5 gazete, bu kez ABD'nin rolünden bahsetmiyorlar. Sadece ABD'nin "sessiz kaldığını" söylüyorlar ki bu da doğru değil.

Obama yönetimi darbeyi açıkça desteklemiş olmasına ve dolayısıyla akan kanın sorumlularından birisi olmasına rağmen, dünkü katliamdan sonra ABD Dışişleri Bakanı katliamı, kullanılan aşırı şiddeti kınadı ve "sükunete" davet etti.

Mısır darbesi, Türkiyeli ulusalcıları, ulusalcı sosyalistleri çok iyi teşhir ediyor. Türkiye'de darbecilere yalakalık edenler, "yesinler birbirlerini" çizgisinde olanlar tabii ki Mısır'da da darbecileri kollamaya çalışıyorlar. Mısır'da darbenin geri püskürtülmesi onlar için yıkım demek.

Hepsi birden artık tarihin çöplüğündeler.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.