Politik İslam bitiyor mu?

  • 18.08.2013 00:00

 General Sisi ve ordusu sonunda darbe karşıtlarının toplandığı meydanlara saldırdı. İlk haberlere göre 120 kişi bu saldırılarda hayatını kaybetti. Ölü sayısının daha da artması bekleniyor.

Darbeciler şimdilik meydanlara hâkim. Ancak darbe karşıtları, yeni meydanlarda toplanacaklarını ve darbeyi geriletene kadar mücadeleye devam edeceklerini açıkladı.

Mısır'da darbeye karşı mücadele çok önemli, hatta Türkiye dahil birçok ülke için belirleyici. Eğer darbe karşıtları sokaklardan çekilmemeyi başarırlarsa, darbecileri geriletir ve yenerlerse, bu muazzam bir örnek olur.

Türkiye'de darbe yandaşları da darbe karşıtları da Mısır'ı yakından izliyor.

Darbe yandaşları, General Sisi'nin kazanmasını, darbe karşıtlarının ezilmesini bekliyor. Böylelikle politik İslam'ın, Müslüman Kardeşler'in yenileceğini ve hatta bu yenilginin politik İslam için bir dönüm noktası olacağını, bir daha güçlenemeyeceğini düşünüyorlar.

Bu düşünce, yıllar önce Cezayir'de seçimleri açık farkla kazanan İslamcı partiye karşı gerçekleştirilen darbeyi ve darbenin ardından gelen katliamı istiyor, bekliyor. Bu düşünce Türkiye'de bugünlerde mahkûm olan sayısız generalin darbe girişimlerini bu nedenle destekliyor.

Oysa Cezayir'deki darbenin politik İslam için hiç de ölüm olmadığı, aksine tüm dünyada politik İslam'ın gelişmesine katkıda bulunduğu açık. Cezayir'de ordu darbesinin ve onu izleyen yıllardaki saldırıların sonucunda politik İslam'ın gücü kırılmadığı gibi, Arap Baharı ile birlikte diktatörlüklerden kurtulan ülkelerde politik İslam küçümsenmeyecek seçim başarıları elde etti.

Bugün de General Sisi'nin başında olduğu askeri darbenin giderek zayıflayan kitle desteği ile darbe karşıtlarını yenmesi çok güç görünüyor.

Türkiye'deki darbe severlere gelince, bunlar önce Mübarek rejimine karşı ayaklanan halkı küçümsediler. (Zaten halkı koyun gibi görmekle ünlüdürler!) Ardından Mübarek'in devrilmesini bir devrim olarak görmediler. Mübarek'in devrilmesini ve seçimleri (Tunus ile birlikte) politik İslam'ın kazanmasını göz önüne alarak ABD'nin "Büyük Ortadoğu Projesi", bölgeyi "ılımlı politik İslam"ın yönetimine terk etmesi olarak değerlendirdiler.

Şimdi ise ABD ve Avrupa Birliği, General Sisi'nin darbesini destekliyor. ABD bunu daha açık yapıyor. Bu durumda Mısır devrimini ABD'nin planı olarak gören Türk darbesever ulusalcı sosyalistleri bir hesap vermek zorunda.

ABD'ye ve Mısır Devrimi'nin ilk aşamalarına ilişkin söylediklerinin yanlış olduğunu kabul etmelidirler. Daha da öteye, bugün de politikalarının tam da ABD politikaları ile uyum içinde olduğunu kabul etmelidirler.

Ama Türk ulusalcı sosyalistlerinin ar damarları çoktan çatlamıştır.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.