Suriye’nin bombalanmasına hayır

  • 1.09.2013 00:00

 11 Eylül, New York'ta ikiz kulelere saldırıldı. Binlerce ölü. Kısa zamanda ABD, İslami teröre ve İslami faşizme savaş ilan etti. Bush'un ileri sürdüğü bu iki terim, bugün herkesin diline yerleşti. Kendilerine antiemperyalist, sosyalist diyenler dahi hiç düşünmeden, çekinmeden bu terimleri kullanmaya başladılar.

ABD ilk saldırısını, Taliban'ın yönettiği, El Kaide'nin mevzilendiği Afganistan'a yaptı. Dünyadan fazla bir tepki gelmedi. İki İslamcı örgüte saldırılması hatta biraz desteklendi.

Ardından Irak'a ikinci saldırı hazırlıkları başladı. Irak, Saddam yönetimindeydi ve aslında Saddam uysal bir ABD yandaşıydı. ABD'nin isteği ile İran'a savaş bile açmıştı.

ABD ve müttefikleri, Irak'ta kitle imha silahları olduğunu iddia ettiler. Eski General Colin Powell, Birleşmiş Milletler toplantısında haritalar, belgeler yardımı ile Irak'taki "kitle imha silahlarını" tek tek açıkladı.

Irak ve İngiltere, Irak'a saldırdı. Dünyada çok büyük bir hareket, bu saldırıya karşı çıktı. Milyonlar sokaklara çıkarak saldırıyı lanetledi. Birçok ülkede milyonlarca insanın katıldığı gösteriler yapıldı. ABD ve İngiltere, buna rağmen saldırdı.

Saldırganlar kısa sürede Irak ordusunu dağıttı, Bağdat ve diğer Irak şehirlerine girildi. Saddam'ın heykelleri yıkıldı.

Sonradan açıkça ifade edildi ki aslında Irak'ta "kitle imha silahları" yoktu.

ABD ve İngiltere de başarılı olamadı. Bu ülkeden çekilmek zorunda kaldılar. Geride kaos içinde bir ülke bıraktılar; üstelik şimdiki Irak hükümeti ABD'nin müttefiki değil, İran'a daha yakın.

Afganistan'da ise durum daha vahim. ABD ve NATO çekilme hazırlıkları içinde. Onlar çekildiği an Taliban yeninden iktidara gelecek. Zaten ABD açık açık Taliban ile görüşüyor.

Kısacası İslami teröre, İslam faşizmine karşı savaş, Afganistan ve Irak'ta başarısız oldu.

Şimdi Suriye karşısında emperyalistler, bu iki yenilginin ağırlığı altındalar.

İngiliz parlamentosu müdahaleye hayır dedi. 100 yıldır ilk kez, İngiliz parlamentosu, ABD'nin yanında savaşa katılmayı reddetti. İngiliz parlamenterler için Afganistan ve özellikle Irak deneyleri çok büyük bir baskı oluşturdu.

Fransa'da Başkan Hollande müdahale etmekte kararlı. Kendi partisi Sosyalistler ve Yeşiller müdahaleyi destekliyor. Sağ partiler Fransa'da müdahaleye karşı, faşistler ve sosyalistlerin solunda yer alan partiler de müdahaleye karşı. Hollande, ABD'nin yanında yer alacak ama eli titrek.

ABD'de ise Obama köşeye sıkışmış bir durumda. Suriye'ye karadan müdahale edemeyeceklerini biliyorlar. Böyle bir girişim çok daha kapsamlı bir çatışmanın yolunu açabilir ve zaten ABD generalleri ve politikacılarının çoğu, Irak ve Afganistan deneylerinden sonra yeni bir kara savaşından çekiniyorlar.

Bir hava operasyonu, Obama'nın son açıklaması ile dar ve sınırlı bir havadan bombardıman yapılacak.

Şimdi herkes soruyor, bu bombardımanın amacı ne? Etkisi ne, sivil hedefler nasıl ayıklanacak? Irak savaşı öncesi BM'ye delilleri sunan Colin Powell bile bir askeri operasyona bu defa karşı; neden olarak da Irak'ı gösteriyor.

Obama'nın Suriye'ye müdahalesinin tek bir nedeni var. ABD'nin dünyanın "lideri", en güçlü ülkesi olduğunu kanıtlamak. Ama Obama da biliyor ki, bu artık eskisi gibi kesin bir gerçek değil. ABD hâlâ çok üstün bir askeri güce, diğer ülkelerden kat be kat büyük bir ekonomiye sahip ama politik olarak eskisi gibi etkin değil, askeri ve ekonomik gücü giderek yıpranıyor, yeni rakipler çıkıyor.

Suriye'de ise Esad rejimine karşı savaşan güçler bir ABD müdahalesi istemiyor. Bunu defalarca belirttiler. ABD müdahalesi esas olarak Esad'a yarayacak. Kendi saflarını sıklaştıracak, ağır askeri kayıplar vermeyecek. Saldırıdan sonra da "işte ayaktayız" diyecek.

Esad karşıtı devrimci güçler, rejimin Rusya ve İran'dan aldığı bütün teknik, askeri yardımlara, silah ve insan desteğine rağmen Esad'ı devirecek güçte.

Dünyanın hiçbir yerinde, Esad türü diktatörlerin, karşılarındaki bu denli güçlü, yaygın bir muhalefete direnebilmeleri mümkün değil.

Sonuç olarak, Suriye'nin bombalanmasına hayır. Yaşasın Suriye devrimi.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.