ABD’nin işi zor, Erdoğan’ın tek çözüm yolu var

  • 10.09.2013 00:00

 ABD'de bugün oylama var. Obama'nın Suriye'ye saldırısına onay verilecek ya da hayır denecek. Şimdiye kadar çıkan yorumlara bakılırsa sonuç ortada. Obama eğer yetkiyi alırsa çok küçük bir farkla alacak veya bir ihtimal yetki alamayacak.

Amerikan kamuoyu ise bombardımana tamamen karşı. Yüzde 29 evet derken yüzde 48 bu saldırıya hayır diyor. Geri kalanlar karar verememişler.

Irak ve Afganistan saldırılarına karşı verilen mücadelenin sonuçları ortada. Kimileri o zaman bizi başarısızlıkla suçluyordu, çünkü o devasa kampanyalara rağmen ABD ve İngiltere gene de önce Afganistan'a sonra da Irak'a saldırdı.

Ama bugün İngiltere parlamentosu saldırıya onay vermedi, Amerika'da da durum belirsiz.

Öte yandan Obama'nın kendisi de isteksiz. Saldıracak ama "dostlar alışverişte görsün" diye yapacak bunu. Ve sonuç, açık ki Suriye, İran, Rusya ve Çin için zafer olacak.

ABD ekonomik ve askeri açıdan dünyanın en büyük gücü; özellikle askeri açıdan. ABD'nin askeri harcamalarının, elindeki askeri gücün eşiti yok. İstedikleri yeri, istedikleri an vurabilirler. Bunu herkes biliyor ama ABD artık eski politik gücüne sahip değil.

ABD egemen sınıfları, askeri bürokrasisi, Irak ve Afganistan'dan sonra yeni bir kara savaşı için isteksiz. Kendi ülkelerinde ve bütün dünyada insanlığı karşılarına aldıklarının farkındalar.

Artık eskisi gibi dünyayı yönlendirme yeteneğine sahip değiller. Diğer emperyalist güçler, alt emperyalist güçler ve Rusya ve Çin var.

Suriye'nin bombalanmasında Rusya büyük bir zafer kazanmak üzere. ABD belki her şeye rağmen Suriye'yi bombalayacak ama bu en çok Rusya'nın işine yarayacak. ABD ister Suriye'yi bombalasın, ister bombalamasın, bu süreçten biraz daha yıpranmış olarak çıkacak. İngiltere ise ağzının payını aldı.

ABD'nin yanındaki kovboy olarak İngiltere'yi, bir Rus Dışişleri yetkilisi "kimsenin aldırmadığı küçük bir ada" olarak niteledi.

Türkiye'ye gelince, belli ki hükümet Suriye'ye saldırmak istiyor ama hevesi kursağında kaldı. Suriye'ye dönük politikaları başarısız. Ama baştan beri böyle olacağı belliydi.

İslamcı güçlere destek verirken ÖSO'nun geri kalanı ile de ilişkileri zayıfladı. Mısır'daki gelişmelerin ardından şimdi Körfez ülkeleri ve Suudlarla da ilişkileri limoni.

Türkiye'nin çözmesi gereken kendi sorunu var ve bu sorun artık Suriye ile, Rojava ile sımsıkı bağlı.

Türkiye içerde Kürtlere özgürlükleri eksiksiz verip, Rojava'ya saldırıları keser ve Rojava'yı Güney Kürdistan gibi tanırsa, tek gerçekçi adımı atmış olur. Yoksa Türkiye egemen sınıfları kendilerini yeniden çok çalkantılı bir dönemin içinde bulacak.

2013 yılında, bugüne kadar savaş olmadı, ölen olmadı, çatışma olmadı. Bunun ne denli önemli olduğunu hiç kimse göz ardı etmemeli. Şimdi demokrasiden, özgürlüklerden yana bütün güçler hükümetten Kürt sorununda, çözüm üzerine adım atmasını istemelidir.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.