Dr.Sivilay GENÇ
Dr.Sivilay GENÇ

Gazete: Taraf GAZETESİ

Çizgisiz kâğıt

  • 14.02.2013 00:00

 Soru: Sevgili Sivilay Abla; sevgili, anne, baba gibi kutsal değerler bir güne hapsedilip kapitalizme meze yapılıyor. Ben 14 Şubat gibi günlere karşıyım. Küresel kapitalizm 14 Şubat’ı, sevginin, sevgililerin günü değil, kredi kartlarını aşındırma günü olarak dizayn etmiştir. Sürü psikolojisi ile herkes koyun gibi davranmaktadır. Alışveriş çılgınlığının yaşandığı, tüketimin körüklendiği böyle bir günde yalnız olanlara ne tavsiye edersiniz? (Cansu Atasev)


Cevap:
 Sevgili Cansu; sevgililer günü olsun, babalar günü olsun, anneler günü olsun; bunlar toplum ajandasına düşülmüş notlardır. Kurulmuş çalar saatlerdir. Ayarlanmış telefon alarmlarıdır. Bu günlerin olmadığı bir hayat şeritsiz otoyol, çizgisiz kâğıt gibidir.

Bu günler sayesinde zamanımızı planlarız. Birbirimizi sevindiririz. En hödük eş, en hayırsız evlatlarda bile hayat belirtilerine şahit oluruz.

“Bize her gün sevgililer günü” diyenler çıkar. Her gün olan şey özel değildir.

Sevgililer gününde tek taş yüzük almadığı için kocasına afra tafra yapan kadın; bir sevgililer günü meselesi değil, bir yanlış evlilik meselesidir.

İnsana en yakışmayan hâllerin başında gelen bencilliğin yaygın olduğu bu çağda, bir başkasına hediye almak için çıldıranları asla kınamam, bilakis kutlarım. Her ne kadar 14 Şubat tarağında bezim kalmasa da tüketimin körüklenmesinden de yanayım. Tüketeceğiz ki üretim olsun. Üretim olsun ki insanlar çalışsın. İnsanlar çalışsın ki para kazansınlar. Kazansınlar ki tüketsinler. Kısacası tüketim Mars gezegeni ile yapılmıyorsa ya da banknotlar tütüne sarılıp içilmiyorsa sorun yok.

Yalnız olanlar da tavsiyem, el ele verip Dünya Yalnızlar Günü ilan edilmesi için bir gün belirleyelim.


Sürü psikolojisi ve koyun gibi olmak

Sırası gelmişken sürü psikolojisi, koyun gibi olmak kavramlarına da iade-i itibarda bulunmakta yarar var. Sürü psikolojisi ile hareket etmek, Boğaz’ın serin sularına Kuzguncuk’tan atlayıp tek kulaç atmadan sırtüstü yatıp Üsküdar’dan çıkmak kadar güzeldir. Kuzguncuk sahiline gitmek, kıyafetlerini çıkarıp suya atlamak ve akıntıyla yol aldıktan sonra Üsküdar’ı görüp denizden çıkmak özgür iradeyle yapılır. İnsan, sürünün bir parçası olmaya özgür iradesiyle karar verir. Diğer taraftan, koyunlar da aptal oldukları için değil başlarındaki koçun kendilerinden daha iyi gördüğünü, kulaklarının daha iyi duyduğunu bildikleri için koyunluk yaparlar. Kendi başlarına hareket etselerdi, o iştah açıcı yağlı vücutlarıyla çoktan nesli tükenmiş hayvanlar müzesinde bir iskelet olarak sergilenmekteydiler.


Sevgililer günü hediyelerinin dili

Hiç bir şey tesadüfen yapılmaz. Bugün için seçilen hediyelerin de bir dili var. Bakalım hangi hediye ne diyor:


Tek taş yüzük alan erkek:
 Devlet Malzeme Ofisi üretimi kanepe yaratıcılığındayım. Fabrikasyonum. Garanticiyim.


Mutfak eşyası alan erkek:
 İhtiyacım olan bir kadın değil bir anne aslında.


Araç navigasyonu alan erkek:
 Yolları karıştırıp fazla benzin harcama hayatım.


Tablet bilgisayar alan erkek:
 Twitter’dı, whatsapp’tı, Fruity Ninja’ydı derken bu emzik bana en az bir sene rahat nefes aldırır.


Cüzdan, kravat alan kadın:
 Git! Para kazan, bizi yaşat.


Roll on, deodorant, sabun seti alan kadın:
 Pis kokuyorsun.


Tıraş makinesi alan kadın:
 Gündüz işin için tıraş oluyorsun, akşam da eşin için ol.


Küçük numara gömlek alan kadın:
 Göbek aldı başını gitti ama farkında değilsin. Bunu giyip aynaya bak. Anyayı Konyayı gör.

***

Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon

Anabilim Dalı Başkanı, Ruh ve Sivil

Hastalıkları Mütehassısı


[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.