TAYYİPÇİ MİYİM? FETTULLAHÇI MI?

  • 21.02.2012 00:00

 

“Gördün mü? Seninkiler birbirlerini yemeye başladılar.” Sataşma aşağı yukarı böyle başlıyor.

Bu sataşmaya cevap versen de sonuç almazsın cevap vermesen de. Sataşmayı yapan hem savcıdır hem yargıç, hükmü önceden vermiştir, şimdi bu hükme suçlu bulmaktır asıl mesele.

Bu hükme suçlu bulmak çok da zor sayılmaz, az da olsa her ilçede yetmez ama evet demiş birkaç kişi vardır? Bu hükme onlardan uygun kişiler olabilir mi?

Sataşmadaki seninkiler ile kast edilen benimkiler Tayipçiler ve  Fettullahçılar oluyor öncelikle bu   durumu netleştirelim. Gerçi aynı kişiler daha düne kadar AKP’li olmak ile Fettullahçı olmayı eşdeğer saymış olduklarını unutabilirler ama o kadar kusur bütün paşa severlerde bulunur. Sapla samanı ayırt etmek hiçbir zaman dertleri olmamıştır ki.

Şimdi birbirlerini yiyen Tayyipçiler ve Fettullahçılar niye benimkiler oluyor o konuyu netleştireyim. Bu hüküm 12 Eylül referandumuna yetmez ama evet dediğim için kesilmiştir.

Öylemi ki hayat biçimleri seninle uymayan insanlarla aynı paralelde yetmez ama evet dedin sen bir AKP’lisindir artık  dolayası ile de Tayyipçi ve Fettullahçı . Ne zaman Tayipçi olduğum ne zaman Fettullahçı olduğum mevzusunu çözemedim açıkçası. Sanırım dillerinin ucuna ne geldiyse ya Fettullahçı oluyorum ya da Tayyipçi.

Yetmez ama evet derken bu evetin şartlı bir destek olduğunu hiç anlamak istemediler. Yetmez ama evetçilerin seçimlerde çoğunun AKP’ye oy vermediklerini bilmelerine, ya da benim gibi sandık başına gitmeyen şahıslar olduklarını bilmelerine rağmen yapılan tercihin bu tarafı ile hiç ilgilenmediler.

Oğlu istemedikleri bir kızla evlenen anne-babalar, gelin diye getirdiğin kız bize layık biri değil, gittin karı diye bizden aşağı biri ile evlendin diyerek oğla ve geline sevgi göstermek yerine sürekli hesap soranlar ya da hiç konuşmazlar ya, durumum aynen öyle.

Bu istenmeyen kızı gelin getirme metaforu bu konuya olabildiğince iyimser bakmaya çalışmak istememin bir sonucu. Oysa gerçek hayatta bu yaklaşımın bir nefrete dönüşerek devam ettiğini biliyorum.

Geçmişte devrimci örgütlere üye olup da bugün için ulusalcı partilere, açıkça söyleyeyim CHP intisap etmiş olan ve bu intisap etmekten aslında vicdanen rahatsızlık duyan, vicdanlarını rahatlatmak ve boyun eğdiği mahalle baskısı uğruna bu işin şimdilik kaydı ile sadece savcılığına soyunanlar az da olsa var.

Efendim, bunların farkı ben henüz sadece savcıyım, hüküm vermedim yani yargıçlık görevine daha soyunmadım ver bakalım savunmanı havasıyla hareket etmeleri ve kendilerini savcı-yargıçlardan daha önemli kendince tarafsız bir yere koyduklarını belirtmek isterim. Bu davranışın altında ben eski bir devrimciyim, ulusalcı bir partiye intisap etmem onlar için sadece bir lütuftur havasından hiç vazgeçemeden.

 

Bu savcı beylere göre CHP eleştirisini çok AKP eleştirisini az yapıyormuşum, niye böyle yapıyormuşum. Savcımızın bu arada yazılarımın tamamını okumadığını ancak hem savcı hem yargıç olmayı anında kişiliklerinde birleştirenlerden bilgi aldığını her kes tahmin edebilir.

Şimdi sadece savcılığa soyunanları ciddiye(!) aldığım için elimde cetvel harıl harıl çalışıyorum. Kaç santim CHP eleştirisi yazmışım kaç santim AKP eleştirisi yazmışım onu ölçüyorum. Aynı yazıda hem AKP’yi hem CHP eleştirdiğim yazılarda ne yapacağımı da bilemiyorum açıkçası.

Süleyman Demirel ve CHP ile ilgili yazdığım yazıların kaç santimi CHP eleştirisinden sayılmalı bu konuda okuyucularımın yardımına açık olduğumu da alenen ortada, çok sıkıntılı ve zor bir iş bu.

Yazının başına dönersek benimkiler birbirlerini yemeye başladılar ya bundan sonrası için savcı-yargıçlardan medet umuyorum. Ben Tayyipçi miyim ? Fettullahçı mıyım? diye. Ya da Tayyipçi mi olayım? Fettullahçı mı? Hangisini olmak daha iyi olur benim için.

Bu konuda yardımı şimdiden yapmanız boynunuzun borcu. Hem savcı hem yargıç olduğunuza göre bu sorunun cevabını kesin biliyorsunuzdur.

CHP kurultayından Baykal ekibi kazançlı çıkarsa tavsiyenizin ne olduğuna bakmam onu söyleyeyim, kesin Fettullahçı olurum. Hatırlardadır Sayın Deniz Baykal tasfiye edilirken Penslivanya’ya mesaj göndermiş sizin bu işe dahil olmadığınızı biliyorum demişti Sayın Fettullah  Gülen’e. Bu laf da benim kulağıma küpedir!

CHP’li olmayan biri AKP olmak zorunda değildir. Dünyayı siyah beyaz görmeye çalışanlara laf anlatmak deveye hendek aktarmaktan bile zor.

 

 *AK Parti takıntılı, solcu görünümlü gerçekte ise Kemalistler bunlar. İdeolojik olarak yitik ve etkisiz oldukları için,

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.