• 17.08.2021 07:42
  • (180)

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu yönetiminde dün gerçekleşen 5’inci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında da faize dokunulmadı, politika faizi yüzde 19’da sabit kaldı.

Merkez Bankası karar açıklamasında iklim koşulları kaynaklı enflasyon artışına işaret ederek “TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar politika faizi, güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde, enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edilecektir” dedi.

Ekonomi çevrelerinin beklentisi de bu yöndeydi; normal şartlarda Merkez Bankası’nın faizi birkaç puan artırması gerekiyordu ancak artırma kararı veremeyeceği de ortada, bu durumda vereceği en iyi karar faiz indiriminden sakınmak, politika faizini yüzde 19 seviyesinde tutmak olacaktır.

Ekonomi çevreleri Merkez Bankası’nın faiz kararından memnun.

Peki, 4 Ağustos akşamı çıktığı ATV-A Haber ortak yayınında “Faiz oranlarında da düşüşe geçiyoruz. Yüksek faiz yok. Yüksek faiz bize yüksek enflasyonu getirecektir. Düşük faiz düşük enflasyonu getirecektir. Buradan ben de herhalde sinyalimi belli yerlere vermiş oluyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan da memnun mudur?

Sonuçta MB Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talebini yerine getirmedi, faizi yine indirmedi.

Hatta eylül ayında gerçekleşecek 6’ıncı PPK toplantısında da faiz indirimi yapılabileceğine dair bir işaret yok. Dahası MB enflasyona dikkat çekerek, açıkça “belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir” dedi.

Üstüne üstlük bir de “Ağustosta enflasyon düşmeyecek” diyerek Erdoğan’ın “Ağustos ayında enflasyon düşecek, bundan böyle enflasyonun yukarı çıkması mümkün değil, artık düşüşe geçiyoruz” açıklamasını tekzip etmiş oldu.

***

Şimdi başlıktaki soruyu soralım:

Kavcıoğlu yönetimindeki Merkez Bankası 5’inci toplantısında da faizi yüzde 19’da sabit tutarak ne mesaj verdi?

Benim asıl merakım şu: Yeni Şafak’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tezine paralel yazılar yazan, o zamanki Merkez Bankası’nı uyguladığı yüksek faiz politikası nedeniyle eleştiren Kavcıoğlu, beş aydır neden bir puan dahi faiz indirimi yapmadı?

Burada bir tuhaflık yok mu?

Yanlış anlaşılmasın Kavcıoğlu neden faizi neden indirmiyor, neden yüzde 19’da sabit tutuyor diye eleştiriyor değilim.
Bilakis Sayın Erdoğan’ın teorisini hararetle savunan “faiz sebeptir, enflasyon neticedir” tezine paralel yazılar kaleme alan Kavcıoğlu ile Merkez Bankası’nın başkanı olan Kavcıoğlu arasındaki farka dikkat çekmeye çalışıyorum.

Çarşamba günkü “Kavcıoğlu faizi indirebilecek mi?” başlıklı yazımda şu soruları sormuştum:

Bu yazıları kaleme alan Kavcıoğlu’nun yapması gereken çatır çatır, basamak basamak, baz baz faizi indirmesi değil midir?

Ama faizi yüzde 19’da devam ettiriyor! Yok mu burada bir tuhaflık?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tezini savunan yazılar kaleme alacaksın ama Merkez Bankası Başkanı olunca bunu gerçekleştiremeyeceksin!” (10 Ağustos)

Dün Karar Tv’de Bilgehan Uçak’ın sorularını yanıtlayan ekonomist Güldem Atabay’ın paylaştığı anekdot oldukça enteresan:

Sayın Kavcıoğlu Merkez Bankası başkanı olduktan sonra ekonomistlerle online bir toplantı yaptı. Ben de o toplantıya katıldım. Kendisi bir sunum yaptı. Sunumunu bitirdikten sonra söz istedim ve kendisine ‘Yeni Şafak’ta yazılarınız başka yöndeydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘faiz sebep, enflasyon sonuçtur’ tezini savunan yazılar kaleme alıyordunuz… MB Başkanı oldunuz ve şimdi de devamlılık esastır mesajı veriyorsunuz. Benim bir ekonomist olarak kafam karıştı. Şimdi biz o yazılarınıza mı bakacağız şu an söylediklerinize mi?’ diye sordum. Kavcıoğlu’nun bana yanıtı ‘Geçmişi unutalım, şimdiye ve sonrasına bakalım’ oldu.” (12 Ağustos)

Çok acayip değil mi?

Geçmişi unutalım, şimdiye bakalım” diyen Sayın Kavcıoğlu;

Şunu mu demiş oluyor: Ben aslında o yazıları inanarak yazmamıştım.

Ya da şunu mu demek istiyor: Yazmak başka bir şey, sorumluluk almak bir şeymiş.

Ya da şunu demek istiyor: O yazıların bir amaç için yazılmıştı, nitekim amaç da hasıl oldu. Şimdi önümüze bakalım.

Ekonomi üzerinden hamaset, popülizm yapılır mı? Bir iktisat profesörü uygulanması mümkün olmayan bir tezi hararetle savunan yazılar kaleme alır mı?

Mesela şu satırları nasıl yazabildiğini merak ediyorum:

Dünyada negatif faiz söz konusu iken bu ülkenin önemli ekonomi yazarlarının, bankacılarının yüksek faizde istikrar aramaları gerçekten üzücü bir durum. Öne sürdükleri tezler hep aynı. Türkiye’nin hukuk ve adalette sorunu bulunduğunu, itibar ve güven sorunu olduğunu, şeffaflık, insan hakları, düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü gibi sorunlarının olduğunu bu sorunların giderilmeden ülkemize sıcak para veya doğrudan yatırım olarak para gelmesinin zor olacağını yazıp çizdiler.” (Yeni Şafak, 9 Şubat 2021)

Kavcıoğlu bir iktisat profesörü. Bir iktisatçı ekonomi hukuk, ekonomi ile demokrasi arasında bir bağ olduğunu bilmez mi? Hukuk güvenliği olmayan bir ülkenin ekonomisin düzelmeyeceğini, ekonomik kalkınma hamlelerinin başarısız olacağını bilmiyor olabilir mi?

Sayın Kavcıoğlu, bu satırların unutulmasını istiyor, çünkü bu ayıplı satırların bir iktisat profesörüne yakışmadığını biliyor.

Kavcıoğlu’nun “Geçmişi unutalım, şimdiye bakalım” sözü Merhum Süleyman Demirel’in “Dün dündür bugün bugündür” sözüne ne kadar da benziyor.

Bir siyasetçi bunu söyleyebilir de bir iktisatçı bu kadar kolayca bunu söyleyebilir mi?

Ve son soru:

Peki, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faizi indirmeyen Kavcıoğlu’na tepkisi ne olur?

Bekleyim bakalım.