• 17.06.2021 07:24
  • (144)

Aziz Nesin'in, büyük ustanın bir kitabının adını, haddimi zorlayarak vermek istedim bugünkü yazıma.

Aşağıda son günlerde basında karşıma çıkan bazı haber ya da yorumlardan bir seçkiyi sunuyorum:

1- Ziraat Bankası'nın kredi portföyünde tarıma açılan kredilerin payı sadece yüzde 15 imiş; bu bankanın kuruluş amacı tarıma kredi vermek. Ama Saray’a gazete ve televizyon almak varken tarımın lafı mı olur.

2- Halkbank’ın da kredi portföyünde esnafa, küçük üreticiye verilen kredilerin payı aynı imiş, yüzde 15; bu bankanın da kuruluş amacı küçük üreticiye destek olmak. Anlamadığım, Zarrap da mı küçük esnaf be kardeşim?

3- Yargının gündeminde yolsuzluk yok, yolsuzluk haberlerini yasaklamak var.

4- Beş müteahhit var, dünyada en çok kamu ihalesi alan firmaların başına çekiyorlar ama bu beş firmaya da son senelerde otuz kez büyük vergi indirimleri uygulanmış.

5- IMF raporunda Türkiye için “tamponlar tüketildi” ifadesi kullanılıyor; başka bir ifade ile de araba çok hızlı gidiyor ama sürücü ve yolcuların kemerleri bağlı değil yani çok yüksek enflasyon, düşük Merkez Bankası rezervleri, yüksek dış finansman ihtiyacı, dolarizasyon ve büyüme.

6- HDP milletvekili Prof. Erol Katırcıoğlu’dan çok sevdiğim bir Türkiye yorumu: “AKP laikçi ve otoriter zihniyete karşı meşru talepleri yanına alarak yükseldi, şimdi ise dinci ve otoriter zihniyete karşı meşru talepleri karşısına alarak çöküyor”.

7- AKP ve Kemalistler açık toplumcu Soros’un şu lafına çok karşı çıktılar: “Türkiye’nin en önemli ihraç ürünü ordusudur”; şimdi ise ABD ile ilişkileri düzeltmek için AKP Afganistan-Kabil Havaalanına 750 muharip asker göndermeye hazırlanıyor.

8- Çakıcı da bir süre Kıbrıs’a gönderiliyormuş. Kıbrıs’a “yavru vatan” deniyor ya hiçbir benzetme bu kadar doğru olamaz muhtemelen. Kendisine bir ikamet ve çalışma ofisi hazırlanıyormuş, çalışmaları da muhtemelen Falyalı yürütüyordur.

9- Tiyatrocu Levent Üzümcü yaptığı konuşmalarla dolar spekülasyonu yapmakla suçlanıyormuş, düşünebiliyor musunuz? Muhtemelen savcılık “faizlerin düşürülmesi lazım” diyen başka birisi ile sehven karıştırmıştır.

10- Sütçü İmam Üniversitesi'nde rektörün kızı doktora sınavını kazanamayınca bölüm başkanı görevinden alınmış. YÖK ve başındaki zat-ı muhterem(!) acaba ne yaptı bu durum karşısında? Muhtemelen “üniversiteler özerktir, iç işlerine karışmayız, akademik özgürlük söz konusu” açıklaması ile yetinmiştir. YÖK Başkanı böyle sıradan işlerle uğraşmaz zaten ama meslektaşlarını KHK ile işten atmayı çok iyi bilir. Anasına bak kızını al derler, YÖK Başkanı için de “Kayınpederine bak, damadını al” demek lazım. Ha bir de, Habertürk’de hükümet ajanlığı yapan “Alo Fatih” isimli bir kardeşi var. Ne aile ama.

11- Gelecek Partisi Genel Başkan yardımcısı Selçuk Özdağ’a evinin önünde saldıranlardan biri Bursa Ülkü Ocakları Başkanı olmuş. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu saldırıyı Selçuk Özdağ’ın kendisinin düzenlediğini iddia etmiş idi. Bugün de üst düzey bir MHP yetkilisi Bursa Ülkü Ocakları Başkanlığı konusu için “konu daha yargıda” savunması yaptı.

12- Türkiye’nin CDS (Credit Default Swaps) puanı 377, yüksek puan kötü ve Türkiye 15 Haziran itibariyle dünyada CDS puanı en yüksek iki, üç ülke arasında görünüyor. İflasın eşiğinden dönen Yunanistan’da 76.

13- Türkiye’de AB’ye destek yüzde 59.3, ama AİHM kararları uygulansın diyenler sadece yüzde 44 (Kadir Has Üniversitesi araştırması); memleketin birinde hoptirinam böyle bir şey olsa gerek.  

14- Thodex’in kurucusu da, büyük kara para temizleyicisi Baran Korkmaz (SBK) da kaçmadan hemen önce bakanlıklara uğramışlar. İlgili bakanların hayır dualarını almak içindir, başka ne için olabilir zaten.

15- Kolombiya’dan yüklenen 4.9 ton kokainin (yaklaşık yarım milyar dolar) konşimentosunda Türkiye’de kime, hangi şirkete, hangi adrese teslim edileceği meselesi bir “yerli ve milli” sır olma özelliğini sürdürüyor.

16- Bu konulara çok hakim Ali Babacan Merkez Bankası’nın piyasalara 150 milyar dolar borcu var diyor, Cumhurbaşkanı da rezervler 90 milyar dolar düzeyinde açıklamasını yapıyor. Eh ikisi de haklı, Erdoğan’ın belirttiği rezervden Merkez Bankası'nın piyasalara borcunu çıkardığınızda eksi altmış milyar dolar rezerv ortaya çıkıyor.

17- Ticaret eski bakanı Ruhsar Pekcan işi hala beklemede; böylece, dünyada kendi bakanlığına kendi firmasından mal satan bir Bakanın cezasızlığı dünyada muhtemelen ilk kez görülüyor.

Sonuç: Gençlerimizin ülkeden kaçmak istemelerini anlıyorum ama bence bu kararlarını bir kez daha gözden geçirsinler, hayat kısa, Türkiye kadar kamusal alanın komik, daha doğrusu traji-komik olduğu başka bir yer bulamazlar.

Memleketin birinde hoptirinam.

Aziz Nesin’in hatırasına saygılarımızla.