• 13.07.2021 06:21
  • (169)

Bu yazı muhtemel ve muhayyel yeni anayasadaki ekonomiye ilişkin yeni madde ya da değişiklikler önerilerimi sunduğum dizinin on üçüncüsü ve Allah sağlık verirse daha da devam edecek.

Anayasadaki ekonomi ve ekonomi olmayanı ayrıştırmak çok net olamadığı için ekonominin biraz dışına da çıkılabilecek gerektiğinde.

Batı demokrasilerinin temelinde vergi konusunun (Magna Carta) bilmeyen yoktur ama süreç 1215’de bir biçimde formüle edilen “No tax without representation” ilkesini (temsil olmadan vergi de yok) aşmış ve çok önemli mertebelere ulaşmıştır. 

Bu mertebelerin başında da TÜM +18 VATANDAŞLARIN her sene tüm gelirlerini anayasal anlamda beyan etme zorunluluğu geliyor.

TÜM +18 VATANDAŞLAR derken devlet memurlarını, asker, polis herkes dahil, tüm emeklileri, özel sektör beyaz ve mavi yakalı çalışanları, tüm küçük üreticiyi (bugünkü basit usul) da bu kapsama alıyorum.

Gelirini beyan etmek hem bir haktır hem de bir ödevdir.

Bu yazacağım birilerine belki ters gelebilir ama vatandaşların vergi kaçırma hakları da vardır ama devlet yakalarsa da cezası çok ağır olmalıdır.

Mevcut sistem milyonlarca insanın vergi kaçırma hakkını (evet bu da bir haktır) sistematik olarak sıfırlamaktadır; üst gelir gruplarının vergi kaçırma yani gelirlerini eksiksiz beyan etmeme olanakları var iken ücretli, maaşlı çalışan düşük gelir gruplarının bu olanağı ellerinden alınmıştır, mesele bir risk alma konusudur ama yakalanma durumunda cezanın çok yüksek olacağını da bilmek gerekmektedir.

Kamuda ve özel sektörde maaşlı, ücretli çalışanların gelirlerini kaynakta kesintiye uğramadan sene sonunda beyan etmeleri ve ilgili tarife diliminden vergi ödemeleri ideal sistemdir ama devlet vergi güvenliği açısından kaynakta vergi kesme konusunu sürdürebilir, bunu anlayışla karşılıyorum ama bu maaşlı ve ücretliler yine de bu gelirlerini başka gelir unsurları ile, mesela menkul (faiz vs.) ya da gayrimenkuller (kira) üzerinden elde ettikleri gelirleri ile beraber beyan etmeliler, tarh (hesapladıkları) ettikleri vergiden de kaynakta ödedikleri vergiyi düşmelidirler.

Çağdaş bir mali sistem ancak böyle kurulabilir.

Mali sistemi çağdaş olmayan bir ülkede çağdaş anlamda demokrasi ve hukuk devleti de hayaldir. 

Bugünkü Anayasamızın 73. Maddesine (Vergi ödevi) her vatandaşın senede bir kez gelir beyan etmesi mecburiyeti, hak ve ödevi de eklenmelidir.

Uzun seneler bizim ortalama vatandaşın düzgün bir biçimde gelir beyannamesi veremeyeceği iddia edilmiş ve bu çağdaş yöntemden belirli ve bence şaibeli nedenlerden imtina edilmiştir.

Bugün ortalama eğitim yaşı yükselmiş bulunmaktadır; üstelik her gelir grubundan vatandaş ellerindeki akıllı telefonları büyük bir maharetle kullanırken aynı insanların beyanname dolduramayacakları iddiası komik kaçmaktadır.

Bu önerilen sistemde basit usul ile (eski götürü usul) vergi ödenmesi de tarihe karışmalı, her vatandaş gerçek usulde vergi mükellefi olmalıdır.

Geçen hafta ele aldığım “evrensel gelir” konusunun da yaygınlaşmış bir gelir beyan mekanizması olmaksızın anlamı kalmamaktadır. 

Tüm vatandaşların gelirlerini eksiksiz ve birleştirerek beyan etmeleri durumunda ve bu beyan ettikleri gelir üzerinden bugünküne oranla daha basitleştirilmiş bir tarife üzerinden vergilendirilmeleri mükelleflerin bugün çok eksik olan vergi bilincini de çok olumlu etkileyecektir.

Bugün siyasete konu olan israf ve yolsuzlukların seçmenin azımsanmayacak bir bölümünden gerekli tepkiyi almaması da seçmenin, vergi mükellefinin vergi bilincinin eksikliğinden kaynaklandığı ortadadır.

Genelleştirilmiş gelir beyannamesi verme sistemine geçildiği anda zaten seçmen ile vergi mükellefi kavramları da örtüşecektir.

Yazıyı noktalamadan vergi mükellefi olmanın, gelir beyannamesi verme zorunluluğunun pozitif gelir vergisi ödemek mecburiyeti olmadığını da hatırlatmak gerekir.   

Yıllık evrensel gelir eşiğinin altında gelir elde eden vatandaşlar pozitif vergi ödemeyecekleri gibi elde edilen gelir ile evrensel gelir eşiği farkı kadar negatif vergi (Friedman anlamında değil) ödeyecekler yani destek elde edeceklerdir. 

Bakalım ilk ciddi anayasa taslaklarında genelleştirilmiş gelir beyanı konusu yer bulabilecek midir?

İtiraf edeyim, zannetmiyorum.