Hz.Osman’ı tanımaya ne dersiniz?

  • 15.07.2013 00:00

 Bazı insanlar var ki insanlık onları rehber edinir, yolunda yürüyerek olgunlaşır, isimlerinden iftiharla bahsedilir ve insanlık tarihinin yüz akıdırlar. Bunlar, Enbiya ve evliya başta olmak üzere kimi arif ve müspet filozoflardır.

İnsanlık tarihine ışık saçan bu saygın insan sınıflarının başında da sahabey-i kiram geliyor Hülefay-i Raşidin geliyor.

Bu yazımızda Hz.Osman Bin Affan hakkında özet bir paylaşımda bulunmak istedim.

30 yaşında iman etmiş, amcası tarafından hapis edildiği halde inancından vazgeçmeyeceği anlaşılınca sermest bırakılmıştır.Hz.Osman, ilk on Müslümanlardan biri ve  aynı zamanda aşr-ı mübeşşere’dendir.

Hem Peygamberin akrabası hem de Peygamberin kızlarından önce Rukiye ile evlenmiş, Rukiye’nin vefatından sonra da Ümmi Gülsüm’le evlenmiş dolayısıyla “Zinnureyn” lakabını almıştır, Peygamber(s.a.s)in değer verdiği bir damadıydı.

Fark edilecek tarzda ileri düzeyde haya sahibi bir insan olup Hz.Peygamber dahi O’nun bu hayasına karşılık kendisi geldiğinde toparlanır, saygı gösterirdi. Hatta bir keresinde “Her Peygamberin cennette bir dostu var benin cennetteki dostum Osman’dır” demiştir.

Hz.Ömer’in vefatından sonra Osman ve Ali (Rediyellahuanhüma) arasında hilafet konusunda epey tereddüt eden Müslümanlar  karar vermekte zorlanmışlar ki altı kişilik bir hakem heyet oluşturdular ancak heyetten sadece Abdurrahman Bin Avf kalmış ve Hz.Osman’ın hilafetine karar vermiştir.

Halife seçildiğinde ilk olarak şu konuşmayı yapmıştı;

1-Benden öncekilerin koyduğu ve sizinde üzerinde birleştiğiniz hükümlere uyacağıma,

2-Hakkında bir hüküm olmayan mevzularda bilgili ve dirayetli kimselerle danışacağıma,

3-Bir suç işleyip, cezalandırmayı hak etmedikçe size dokunmayacağıma söz veriyorum.

Dikkat etseniz birincisinde anayasaya bağlılık, ikincisinde istişare verdiği önem ve üçüncüsünde bireye özgürlük vardır.bu açıdan çok kapsamlı ve veciz bir konuşmadır.

Hz.Osman zamanında İslam’a yapılan en önemli hizmetlerden biri farklı şivelerle inen/yazılan Kur’an’ı kerimler toplatılıp Kureyş lehçesiyle yeniden yazıldı, çünkü Hz.Peygamber(s.a.s) Kur’anı okurken Kureyş lehçesini tercih ederdi. Bu şekilde yersiz gereksiz ihtilafların önü kesildi. Malumunuz anlamı aynı olmakla birlikte rahat anlaşılsın diye Kur’an 7 lehçe üzerinde nazil olmuştur.

Dört nüsha olarak hazırlanan Kur’an-ı Kerimlerden biri Medine’de bırakılırken diğer üçü ise Küfe, Basra ve Şam şehirlerine gönderilmiştir.

Hicretin 24.yılında halife seçilen Hz.Osman, 12 yıllık halifeliği süresince mümkün olduğu kadar adil olmaya gayret etmiş ise de İslam düşmanları, münafıklar kendisine bir huzur vermemişler, her seferinde bir bahaneyle  O’na karşı Müslümanları kışkırtmışlardır.

Şu sudan bahanelere bakılırsa ne kadar fitneci kimseler olduğu ortaya çıkar;

1-Hazine meraları;Hz.Osman(r.a) hazine meralarına sadece devlete ait olan hayvanların otlatmaları kararını aldırmıştı, fitneciler bunu kendi yakınlarına peşkeş çekiyor diye yaygara koparttılar.

2-Bıd’at uydurma meselesi; Cuma günleri sadece hutbe öncesi ezan okunuyordu, Hz.Osman(r.a)  zamanında Medine’nin büyümesi ve insanların kalabalıklaştığı gerekçesiyle dışarıda da ezanın okunması kararı alınmıştı, ayrıca Minada Hz.Osman(r.a)  namazını kasır etmeden kılıyordu, vay efendin bu da nereden çıktı ,bid’ata öncülük ediyor diye Hz.Osman’ın aleyhine propaganda yapmaya başladılar.Halbuki birinci ezan kararı ne kadar gerekli olduğu bu gün daha iyi fark ediliyor, ayrıca ben Mina’dan evliyim  misafir sayılmam diye içtihat ederek kasır kılmamıştı. Mescid-i Nebevi’nin genişletmesini dahi Hz.Osman için bir kusur saydılar,

3-Akrabalarını kayırma;Hz.Osman(r.a)   payına düşen ganimet payını sevap olarak dağıtıyordu, ancak akrabalarının durumu dikkat çekiyor dile getiriliyordu, elbette ki ehil olan akrabalarını görevlendirme daha normal bir şey yoktur, fakat fitneciler bunu malzeme olarak kullanıyorlardı.

4-Ebu Zer(r.a) meselesi:Ebu Zer, Büyük sahabe, Müslümanları para ve mal birikmemeleri gerektiğini dile getiriyor ve servet sahibi insanları eleştiriyordu, Hz.Osman(r.a)   kendisine “bir insan malının zekatını verdikten sonra gerisini servet yapabilir” demişti, bu durum Halife Ebu Zer’i ta’zir etti diye dillendirildi,

5-Abdullah Bin Sebe yaygarası;Münafık olduğu bilinen bu adam, Peygambarin bir daha dirileceğini ve kendisine uymayanları cezalandıracağını” savunan bir geveze herif, asıl amacı Hz.Muhammed aleyhisselatuvesselamın son peygamber olmadığını ileri sürmekti.

6-Hurmüzün öldürülmesi;Hz.Ömer’in öldürülmesinde rolü olduğuna inandığı Hürmüz adında bir kişi Hz.Ömerin oğlu Ubeydüllah tarafından öldürülmüştü, bir kısım kimseler onun da öldürülmesini istemişti Hz.Osman ise cezasını “diyete” çevirdi diye fitneciler yine yaygara koparmaya çalıştırlar.

7-Resulüllah’ın yüzüğünün kayıp olası bahanesi;Hilafetinin altıncı yılıydı, bir gün Hz.Osman Resul-ı Ekreme ait yüzüğü Eris adında bir koyuya düşürdü, koyunun suyu tamamen boşaltıldığı halde yüzük bulunamadı, bu hadise hicretin 30. Yılında gerçekleşti, denildi ki Peygamberin yüzüğünü kaybettiğine göre halifeliğe layık değildir ve fitne çıkarmaya devam ettiler.

Fitnecilerin asıl amacı istikrarı bozmaktı aslında, ama ne de olsa insanoğlu, dolayısıyla kimi Müslüman da maalesef etkileniyordu…

Bir çok eleştiriye de cevap veren Hz.Osman tüm beldelere birer mektup göndererek, şikayetiniz varsa Hac mevsiminde Ben ve Valilerim orada olacağız, kim nasıl bir haksızlığa uğramışsa muhakkak o gün hakkını istesin.Mektuplu şikayet bir hayli olduğu halde, şikayet günü kimse ortaya çıkmamıştı anlaşılan o ki mektuplar da düzmeceydi.

Hz.Osman’ı, arsasını aldığı camide namaz kılmasını engellemişlerdi, Müslümanlar rahat su içsinler diye satın aldığı koyudan kendinse su verilmiyordu. Halbuki kendisi tebuk seferine giden 30 bin askerden 10 bininin teçhizatını tedarik edecek kadar mert bir babayiğitti…

Hz.Osman’ın yardımcılarından bir Mervan var ki, gelin neler çevirdiğini kıyamete bırakalım olmaz mı?İyi ki kıyamet var bazı insanların öldürülmesi lanetlenmesi yaptığı hatalar karşısında hafif kalır.

Şu manidar ifadeyle yazınızı bitirelim.Hz.Osman anlatıyor, Resulüllah(s.a.s) rüyama geldi, bir kova su bana verdi o sudan kana kana içtikten sonra bana dedi ki, “Sana yardımcı olmalarını mı istiyorsun yoksa iftarı yanımda mı açmak istersin? Tabiî ki ben ikincisini istedim ve ikinci gün oruçluyken Kur’an okuduğu esnada vurulmuştu.

Ennetice; Başta Hz.Ali gibi nice sahabeler, ensar; isyancılarla savaşalım teklifinde bulundukları halde Halife bunu kabul etmedi O’nu öldürmek için odasına giren üç ekip pişmanlıkla  geri çekildiği halde dördüncü ekip Hz.Osmanı şehit etti.

Ruhu şad olsun, bu hadiseler de bize ibret olsun e mi?

Selam ve saygılarımla, iyi ramazanlar

 

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar