• 22.07.2013 00:00

 Tecavüze,

Eş cinselliğe,

Enses ilişkisine,

Nikahsız beraberliğe ,

Evli kimselerle ilişki kurmaya

HAYIR, HAYIR, HAYIR!...

İnsanoğlu canı istediği şeyi yapmak için dünyaya gelmediği gibi, bu kadar rahat davranma  hakkına da sahip olmasa gerek. Aslında insanın şanına yetecek kadar özgürlük alanını Yüce Allah kullarına vermiştir.Ne yazık ki bu sınırı aşanlar toplumun başına bela oluyor, insanlığın saygın yüzüne gölge olarak düşüyor, iftihar abidesi olarak yaratılan insan, kendisinden söz etmeyi bile azaba çeviriyor.

Maalesef genelde kimi bayanlar, erkekler tarafından tecavüze maruz kalıyorlar, bu menfur olayın bir çok sebebi vardır;

1-İslam ahlakından uzaklaşmak,

2-Bayanların olur olmaz yerlerde bulunmaları,

3-Bayanların söz davranış ve giyinişleriyle tecavüze davetiye çıkarmaları,

4-Arsız, edepsiz kimi erkeklerin varlığı,

5-Bu tür kimselere uygulanan cezanın caydırıcı olmayışı.(Bazı devletlerde cezası ölümdür ve olmalı da)

Birileri,  “Kimsenin şöyle bir yargılamaya hakkı yoktur efendim, özgürlük denen bir hadise var, herkes istediği şekilde davranma hakkına sahiptir deyip tecavüz hadisesini hafif görmeye/göstermeye çalışmasın ya da kadını masum göstererek tüm sorumluluğu erkeğe yüklemeye de yeltenmesin”. Hadisenin sorumluluğu iki yönlüdür. Ama ağırlık erkektedir tabi, çünkü erkek tecavüz olayını bizzat engellemekle de yükümlüdür.

Eşcinsellik bir ahlaksızlıktır, öyle ki Yüce Allah Celle ve A’la Lut kavmini bundan dolayı helak etmiştir. İnsan fıtratına aykırı olan bu ilişki tarzı maalesef her devirde bir musibet gibi karşımıza çıkıyor. İşin acı tarafı birileri bu adi davranışı “ insan hakkı” gibi ileri sürmesidir. Bu anormal ilişkinin kabul çalışmaları için gayret saf edenler var. Bundan cesaret alan kimi geveze herifler Diyarbakır’da bile oraya buraya, üzerine “eş cinseller her yerde”  yazan pankart asma cesaretinde bulunuyorlar, yok arkadaş eş cinseller Diyarbakır’ın hiçbir yerinde barınamazlar, gizli saklı varsalar da kendini beyan etmesinler, bu memlekette bu ahlaksız ilişkiye yer yoktur…

Enses ilişkisi, ne acıdır ki böyle bir ilişki de insanlık tarihi boyunca zaman zaman kendini bir musibet gibi göstermiş/gösteriyor.Şu menfur nefis, velhasıl herkesin zayıf bir damarını bulmaya çalışıyor.Bu sıkıntının önlemini almak için İslam dini kız erkek kardeşlerin dahi farklı odalarda yatmaları talimatı veriyor.

Nikâhsız beraberlikler de insanlığın yüz karası, hem geçici bir beraberliktir, hem de erkek ve kadının ileriki yaşlarda ortada kalmasına sebep oluyor ayrıca Yaradan’ın rahmetinden mahrum kalmaya sebep bu beraberlik aynı zamanda büyük bir günahla birlikte Allah’ın huzuruna çıkmaya sebep oluyor, çünkü bunu için Hak Te’ala “mektün kebir” kavramını kullanıyor. İslam hukukuna göre bu tür kimselere “Hadd” cezası vacip oluyor, tövbe ile de bu cezadan kurtulmak mümkün değildir.

Evli kimselerle ilişkide bulunmak dünyanın en adi ilişkisidir. Öyle ki İslam’da bunun cezası ölümdür. İnsanlık hiçbir tarihte bu ilişkiye göz yumacak kadar domuzlaşmamıştır. Ancak İslam toplumunun insi ve cini şeytanları tarafından bu yolla topluma sıkıntı verme adına hayatı lekeliyorlar. Malumunuz kan davası bu memlekette hala devam ediyor, keşke katillere hak edilen cezalar verilseydi de ortadan kalksaydı, ancak evli kadında ilişkide bulunan erkeğin kanı yerde kalır. Hatta taziyesine gitmekten imtina ediliyor. Bu da evli bayanlarla ilişki de bulunmanın vahametini gösterir.

Yukarıda beş kaba davranış zikredildi eğer İslam’ın özüne bağlı olsaydık, bu vakalar minimize olup sıfıra yaklaşacaktı, bu ahlak ve edebi hem ailede, hem okullarda çocuklarımıza vermekle yükümlüyüz. Evlilik olayını kolaylaştırmalıyız, devlet milletçe evlilere katkıda bulunmalıyız. Bu sorumluluklarımız varken basit polemik mevzularla zaman kayıp etmemiz yakışık kalır mı?

Tekrar meseleye dönsek,

Bir İnsan olarak,

Bir Kürt olarak,

Bir Ehli iman olarak,

Şu mezkur, menfur hadiselere HAYIR,HAYIR,HAYIR!... diyor siz saygıdeğer okuyucularımı da HAYIR!... demeye davet ediyorum,

Kalın sağlıcakla