• 19.08.2013 00:00

 Malumunuz devlet hizmetleri memurlar aracılığıyla vatandaşın hizmetine sunulur. Yani memurlar ilgili bakanlığın yerli icraatçılarıdır denilse yanlış olmaz. Fakat hayatı akışı içinde amir memur ilişkisi zaman zaman tıkanıverin ve her defasında başkente sorma imkanınız yoktur. Bir, iki, Bakanlığa sorarsınız,ya tazir işitirsiniz ya da “bu işi yapamıyorsanız bırakın arkadaş” tepkisine muhatap olusunuz.Böyle bir sorunun ortadan kalkması için kanunlar çerçevesinde taşranın en tepesindeki memura yani Bakanlıkların İl müdürlerine atanan kimseler “istisnai memur”  vasfını taşıyan kimseler atanır. Bu kadroya atanan nitelikli bir devlet adamı burada meydana gelen sorunları yerelde hal eder, kurumuyla ilgili yeni yeni ufuklar kazandırır.

İstisnai memur vasfını taşıyan insan sayısı bir hayli sınırlı ve kolay kolay yetişmiyor. Bu tür kimseler beşikten mezara kadar öğrenmeyi ilke edinmiş kimseler olmalı. Kurumuyla ilgili moral ve motivasyon sağlayabilmeleri gerek.Kurumun üst yöneticisi olarak bir denge unsuru konumunda olup, kurum çalışanlarının barışık bir şekilde çalışmalarını sağlamaya katkı vermeleri lazım.

Kurumlarıyla ilgili SWOT analizi yapan ve bu çerçevede oluşturulan stratejinin eylem planına bağlı kısa ve uzun erimli eylem planı olmaları lazım.Mevcut ilin, ülkenin ve dünyanın gidişatını takip eden kimselarden seçilmesi gerekir. Dolayısıyla her biri birer Bakan vekilleridir. Olaylara objektif bakabilen, hadiselere analitik bir bakışla yaklaşan, engelsiz akıl ile hayata katkı veren kimseler olmalı istisnai memur. Ne yazık ki, Hükümetimizin bürokrasi ayağı aksak gidiyor, İstisnai memur bulmakta zorlandığı için birilerinin hatırı için bu koltuklara ehil olmayan kimseleri atadığı için. Bu boşluktan dolayıdır ki Hükümetin çalışmaları taşraya yansımıyor.Ankara’da çıkarılan bir yasa yönetmelik taşraya yayıldıkça tırpana tırpana tabir yerindeyse “kazken, kuşa dönüşüyor”.Namuslu insanlar da ah vah çekerek uzaktan uzağa seyir ediyor.

İstisnai memur 8-5 mesaisi yapan kimse değildir, üç beş yasa ve yönetmeliği ezbere bilen kimse hiçte değildir. İstisnai memur tıkanan yasa ve yönetmeliklerin önünü açabilecek, yorum ve değerlendirmeye sahip kimselerdir, bazen bir yorumu devlete de millete de artı değer kazandırır.

Bu münasebetledir ki bir bakanlık taşra teşkilatı kurulduğu zaman İstisnai memur konumunda olan il müdürleri kadrosuna atanacak kimse için sadece iki şart aranıyor

1-En az on yıllık devlet memurluğunu yapmış olmak,

2-4 yıllık örgün eğitim veren bir fakülteden mezun olmak,

Üçüncü bir şartı yok daha önceleri nüfusu yüz binin altında olan illerde il müdürünün yerli olmamasına da prensip olarak dikkat edilirdi fakat metropol kentlerde, büyük şehirlerde artık buna dikkat etme imkanı da yok gereği de,

Dolayısıyla kalkıp da efendim bu kimse istisnai memur olarak atandı ama alan mezuniyeti bu değildir deyip eleştirmek doğru olmasa gerek.Zaten il müdürleri atanır atanmaz en kısa zamanda bir hafta on günlük bir seminerle bir yetiştirme çalışmasında geçerler ve bu nitelikli, insanlar kendine lazım olan işin püf noktasını oradan hemen kaparlar ve  kısa zamanda kuruma adapte olurlar.

Kanaatin o ki istisnai memurlara 657 sayılı yasanın tapu gibi koltuğunu vermektense 2-3 yıllık çalışma imkanları sözleşmeli olarak vermek lazım diye düşünüyorum. Eğer ondan fark edilir bir verim alınamazsa görevden alınması da hiç olmasa kolay olsun, yoksa ben müdür oldum artık kimse beni bu görevden alamaz, nasıl olsa arkamda bölge idare mahkemesi var deyip şeklinde bir mantıkla kağıt üzerinde devlet işlerini yürütecek olursa olan Halka olacak ve sıkıntısını, ceremesini iktidar çekecek, devlet işlemediği için yönetim bir oradan bir burada kriz üstüne kriz geçirecek, gel de ayıkla pirincin taşını…

Onun için diyorum ki memur başkadır, istisnai memur başkadır.

Memur bulmak kolay, önüne verdiğiniz görevi bir disiplin atmosferi içinde  yapar kısa zamanda dosyasını önünüze koyar, fakat kurumun lideri durumunda olan istisnai memur problem çözme kabiliyetine sahip kimse oluşu itibariyle daha üstün bir yeteneğe sahip olma durumunda olmalıdır ki kurumu monoton halini yürütmektense kurumu geliştirebilsin, bir yerden bir yere taşıyabilsin diye düşünüyorum.

Şimdi diyorum ki bakın bakayım İstisnai Memur konumunda olan Kurum müdürlerimizin kaçı bu vasfı taşıyor? Kurumuna bir heyecan katıyor? Kurumunun sorunlarını çözerek peyderpey kuruma kalite kazandırıyor?

Ben cevap yerine içime sadece bir AH çekmek durumunda kalıyorum, inşallah sizin bildiğiniz bir teselli kaynağı olur da benim gibi AH ki AH demezsiniz?

Bu devleti ya işleteceksiniz ya da hayatın sıkıntıları bu şekilde kangrenleşerek gidecek.

Ey vatandaşlar!...

Devletin asıl sahipleri sizlersiniz malınıza mülkünüze sahip çıkın, Hükümet tarafından bu millete hizmetkâr olarak görevlendirilen memurların devletinizle aranızda birer “ kara kedi” rolünü üstlenmeye müsaade etmeyin e mi?

Selam ve sevgilerimle her şey Hak için Halkın huzur ve mutluluğu için diyorum ne dersiniz?