• 16.09.2013 00:00

 İlginçtir, cihadı genellikle öldürmek ve öldürülmek olarak duyardık. Kendi ölçülerinde alim, amil ve İslam’a hadim bir şahsiyete sahip Ribat dergisinin yazarı Abdullah Büyük Abimizle bu mevzuu konuşma şerefine nail olduk, bu kavrama İbn-i Kesir’in tarifiyle bir katkıda bulundu,  dinlemekten keyif aldığım gibi, mevzuu örneklendirerek okurlarımla paylaşmayı da bir borç bildim.

Kur’an’ın hatırı sayılır müfessirlerinden biri olan İbn-i Kesir şöyle tarif ediyor cihadı; Cihat, İnsan ile İslam arasına giren engeli kaldırmaktır.

Örneklersek, tama’karlık İslam ile kişi arasına girmişse onu kaldırarak yerine mertliği koymak, Flört İslam ile insan arasına girmişse onu kaldırıp yerine nikahı koymak, birilerinin sevgisi kişi ile İslam arasına girmişse onu kaldırıp yerine Allah sevgisi bırakmak…vs

        Ayrıca cihat bedenen yapılırsa bunun ismi savaş, kalben yapılırsa bunun adı mucahede, fikren yapılırsa bunun adı tebliğ olur.

         Ancak tebliğ sözle yapılırsa kişi öncelikle tebliğ ettiğini yaşaması lazım. Yani tebliğ eden sözünü eylemiyle takviye etmesi gerekir. Yoksa tebliği havada kalır,  kendi kendini aldatmış olur. Çünkü Peygamber aleyisselatu vesselamın tebliğ tarzı ekser lisanı hal ile olmuş yaşantısı insanlığa örnek olmuş, yeryüzünde Kur’anı yaşayarak müminlere üsveyi hesene(güzel örnek) olmuştur.

         Cihat ederken hep güzel söz ile muamele etmek zorundayız. Kimi Müslüman kardeşimiz  müminlerin bir vasfı olan “..eşiddauelelküffar” ayetini yanlış anlamlandırıyorlar; sanki kafirlere karşı sert olmak gerekirmiş.Bu sadece savaş hali içindir. Bunun asıl anlamı müminler kafirlere karşı asla yenilmeyecek kadar güçlüdürler demektir. Onun için insanları hakka davet ederken bir üstünlük taslamak, gözdağı vermek yada yan gözle bakmak bir mümine yakışmaz. Malum Resulullah(a.s) hiçbir müşrikle arasını açmamış herkesle konuşmuş ta ki “Tebbet” suresi inince Ebulehep’le arasına mesafe koymuştur.

         Hani “beşikten mezara kadar ilim aramak” müminin düsturu olmalı deniliyor ya işte bir akşam bunu bir nebze daha yaşadım.Bu güzel seminere ev sahipliği yapan Ay-der yönetiminden, Ribat dergisi yazarın olan Abdullah Büyük Abimizden ve Seminere katılan tüm ilgili kardeşlerimizden Allah razı olsun.

         Allah’ın dilediği tarzda yaşamak dileğiyle selam, dua ve sevgilerimi sunarım.