• 26.09.2013 00:00

 Kime mi?

Bazı Türk vatandaşlarıma,

Kimi Dindar Kürtlere,

Bazı Kürt gençlerine,

Kürtlerin bazı alimlerine,

Alevi kardeşlerimize ağlıyorum.

Neden mi? Şöyle ki;

Yaklaşık yüzyıl öncesinde Osmanlı bayrağı altında bir çok kavim bir nevi Türklerin büyük ağabeyliğini kabul etmişken ilk fırsatta her biri kendine göre bir devlet/devletçik kurarak sözüm ona istiklalini ilan etti. Ancak Kürtler hem kurtuluş savaşında üzerine düşen görevi yaptılar hem de Türklerle bir arada yaşamak için çaba sarf ettiler.

Ne acıdır ki zaman içinde Kürtlere yapılan zülüm onları her fırsatta ötekileştirdi, Devletin içindeki harici güçlerin piyonları Kürtleri dağa bağa çıkarmak için elinden geleni yaptı, yetmiyormuş gibi bir de başta basın olmak üzere kitle iletişim araçlarını da kullanarak Türkleri Kürtlere düşman etti ve bu gün Kürt kardeşine sahip çıkması gereken Türkler Kürtlere kin adavet besliyor asıl düşmanını, kendisini sloganlarla aldatan, içindeki hainleri de görmezlikten geliyor.

Bu vasfından dolayı ahretini sıkıntıya düşürüyor, ben ağlamayayım da kim ağlasın

Kimi dindar Kürtler kendine göre bir misyon biçmiş kimi örgütlerle hassas bir dirsek teması olan kimseler, Kürt haklarını savunmayı bırak Kürt kelimesini dahi diline getirmekten çekindiler.

Dini motiflerle hayatı renklendiren bu kardeşlerimizin Kürtlerin hayat mücadelesiyle ilgili yorum ve değerlendirmeleri,  her fırsatta hakkı üstün tutan, galip olan haktır, hak mağlup olamaz temasıyla neşv u nema bulan ve mazlumun kimliğini sormadan mazluma destek veren bir dinin mensupları olan bu dindarlar bir açıdan Yüce Allah’a karşı mahcup olurken bir başka açıdan da bilinçsiz Kürt gençlerinin dinden soğumasına neden oldular.

Geçende bir mütedeyyin cephenin gazetesinde bir yazım yayınlanmıştı, baktım ki Kürdistan kelimesi yerine Şark kelimesi yazmışlar. Gariptir ki devlet dahi yanlışından dönmüş Müslüman olduğunu söyleyen bu kardeşlerimiz hala hatalarında ısrar ediyorlar.Ben ağlamayın da kim ağlasın

Hani diyoruz ya Diyarbakır sahabe kentidir. Hal böyle olunca Diyarbakır insanı nasıl yanlışa eyvallah diyecek , zülme boyun eğecek kendileri de sahabelerin torunları olarak kendince haksızlığa karşı bir mücadele vermişler/veriyorlar buraya kadar güzel,  ancak bu dinin hakikatlerini tanımadan başka başka dinlerin peşine düşmeleri ve bu mübarek dinin aleyhinde olmaları yer yer bilinçsizliğinden dolayı hacı hoca örneğiyle dini tenkit etmeleri, gaflete girmelerine ve inançsız hale gelmesine sebep olmuştur.

Birilerinin oyununa gelerek geri kalmışlığımızı dine bağlayıp; öz benliğinin mayası olması gereken ,atasının şahsiyetini oluşturan İslam dinine düşman olmaları ne acı bir durumdur değil mi? Bu durum karşısında ben ağlamayayım da kim ağlasın.

Kürdi medreselerde okurken,  bir an evvel bitirip bir köyde fahri imam olup geçiminin derdine düşen, iyi bir din alimi,  toplumun örnek rehberi olmayı beceremeyen Kürt alimlerine ağlamamak elde mi?

Tahsilini tamamladıktan sonra her geçen gün bilgisinde gerileme olan ancak “Rubi’ ibadet” konusunda bir şeyler bilecek kadar körelen bir alime üzülmemek elde mi? Ekonomi, sosyal adalet, dünya siyaseti konusunda kendini yenilemediği gibi Kur’anı Kerimi dahi ancak Ramazan ayı ağırlıklı para karşılığı okuyabilen bir kimseye ağlamamak elde mi?

Din adına Seyda unvanıyla çağrılan ve halk içinde müstesna bir değeri olan bu din adamlar kitlesine ben ağlamayayım da kim ağlasın?

Alevi vatandaşlarımıza da ağlamamak elde değil. İster İslam’ın bir mezhebi tarzında olsun ister kendilerine ait İslam dışı bir inanç olsun. Ahir zaman peygamberini es geçerek Allah’ın rızasına kavuşmaları mümkün olabilir mi? ama buna rağmen yüz yılların getirdiği bir alışkanlık olsa gerek  cem evine giderek ibadet ettiğini hatta bir kısmının bu şekilde Allah rızasını kazana bileceğine inanıyorlar.

Ellerinde kayda değer bir kitap olmadığı gibi, takip ettiği bir ilahi elçi de yoktur.Bu tarz bir inanç hangi tarihte kim tarafından ortaya atıldı, gelişti sayıları milyonlarla ifade edilen vatandaşlarımıza nasıl ulaştırıldı? Bir yandan anlamakta zorluk çekerken diğer yandan içim kan ağlıyor. Ben ağlamayayım da kim ağlasın?

Ben mal mülk, makam elimden gidiyor deyip ağlayanlardan değilim. Dolayısıyla merhamet duygularım kabardığında ağlarsam da beni mahcup görün e mi?