• 28.09.2013 00:00

 Olabilir, din diyanet her aşama da ve her yaşta bu topluma lazım olan manevi değerler, insanın ruhuna huzur veren nameler içeriyor.Diyanet için Ülke bir bütün olarak bir  üniversite her bir cami bir sınıf eğer işlevini görürse bütçesi helalı hoş olsun ama acaba?

Çocuklar, gençler, yaşlılar, hanımlar ve hastalar her durumda dinimize ihtiyacımız var.Ama diyaneti gözlemlemek, takip etmek ve varsa eksik aksaklarını tamamlamak da birer medeni vatandaş olarak vazifemiz, bu konuda iki çift laf etsek şayet birileri “seni ne ilgilendiriyor” diyemez dememeli.

Diyanetin has elemanı, hayatın içindeki numunesi, topluma katkı veren adamı hiç şüphesiz İmam-Hatiptir. Bir İmam hatip güvenilir ve yararlı olduğu ölçüde diyanet halkın duasına mazhar olur. İmam-Hatibin verimsizliği aynı zamanda diyanetin hanesine eksi olarak yazılır.

Bir İmam Hatip;

1-Toplumun her yaş, sınıf ve kategorisine hitap edecek yetenek ve kapasitede olmalı,

2-Yerleşim birimi içinde bir denge unsuru rolünü üstlenebilmeli ve bir barış elçisi gibi toplumun içinde aktif olabilmeli,

3-Dini ilimlere vakıf olması gerektiği gibi güncel meselelere karşı da duyarlı olmalı ki, zaman zaman meydana gelen tartışmaları idare edebilmeli,

4-Vazifeleri arasında elbette ki beş vakit ezan namaz var, bu münasebetle her fırsatta camide olmaya çalışmalı, ancak bulunduğu çevrenin dini lideri olması hasebiyle yokluğunda cemaatten namaz kıldıracak birilerinin muhakkak olması lazım.Yani camiyi ezansız cemaatsiz bırakmamalı,

5-Günümüz imam Hatibi muhakkak İlahiyat fakültesi mezunu olması gerektiği gibi ayrıca ilahiyat fakültelerinin Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olması lazım ki istediği kalitede din görevlisi yetiştirebilsin,

6-Din görevlileri en az üç yılda bir sınavdan geçirilmeli bu münasebetle bilgi düzeyini koruma hatta daha ileriye götürme çabası içinde olmalı,

7-İmam Hatip unvanı, daha kapsayıcı bir unvanla değiştirilmeli ve bu din adamına başka başka sorumluluklar verilmeli, Resmi nikahın kıyılması, Sulh heyeti içinde yer alması, irşad faaliyetlerinde bulunma imkanı ve görevi kendisine verilmesi gibi.

Benim aklım bu kadarına varıyor, buyurun siz de bir şeyler ekleyin, İmam Hatip olarak çalışan bu din görevlilerine bir katkı verelim, hem kendileri aktif çalışıp aldığı maaşın vebalinden kurtulsunlar, hem de topluma huzur ve mutluluk adına bir katkıları olsun ki toplumun dualarına mazhar olsunlar ne dersiniz?

O zaman Diyanet İşleri Başkanlığına ayrılan bütçe için hayırlı olsun, daha fazlasına layıktır diye biliriz, fakat bu haliyle böyle bir duada bulunsak da boğazdan yukarı olur, çünkü insanın vicdanı böyle bir duaya onay vermiyor.

Selam ve sevgilerimle