• 31.10.2013 00:00

 Demokratik çözüm hazmedici bir tempoyla ilerlerken, kimisi içi boş bu paketlerle bir çözüme varmak zor diyor, kimisi de uzaktan uzağa olup biteni izlemekle yetiniyor. Aslında bu sürece katkı adına hangi gelişme olursa olsun vatandaş olarak sahiplenmek bizim vazifemiz, tıpkı vekillerimizin örtü yasağının kalkmasına  sahip çıktıkları gibi. Peki hangi maddelere katkımız ne olabilir?

*Köylerinin isimlerinin değişikliğiyle ilgili, hemen ilk fırsatta Köy Muhtarı aracılığıyla köyümüzün ismini eski adıyla değiştirelim.

*Özel okullarda anadille eğitimin önü açıldı, hemen mali bir katkı bulup, fedakar öğretmenlerin katkılarıyla bir okul açmak lazım, öğretmenleri de bir yandan yetiştirmek lazım.

*%3 oranında oy alan partilere destek geldi,  Kürt partilerinin bu katkıdan yararlanması için umutla heyecanla çalışmak lazım.

*X, W, Q harfleri serbest bırakıldı Kürtçe yazmaya başlamak lazım,

*Kürtçe propaganda yasağı kaldırıldı şimdiden hazırlıklı olmak lazım,

*Yaşam tarzına müdahaleye bir yıldan üç yıla cezalandırma geldi, yanlış yapanları yargıya şikayet etmek gerekir,

*Andımız kalktı sanki bir marifetmiş gibi birilerine yaranmak için gündeme taşımaya , böyle gereksiz uygulamaları hayata geri kazandırmaya gerek yoktur,

*Kamuda örtü serbest oldu eğer inancımızın gereği örtünmek içimizden geliyorsa hiç tehir etmeyelim, bir an evvel örtünün.

*Ayrımcılık yapan kimselere üç yıla kadar ceza geldi, bu konuda ayrımcılık yapanları yargıya şikayet etmek lazım.

*Kamu görevlilerine siyasi partilere üye olma yasağı kaldırıldı, varsa bir temayülünüz tereddütsüz üye olmamız gerekir.

Ve daha  niceleri.

Toplumun içinde yaşıyoruz kimisi kalkıp oturup paketi eleştiriyor, felaket telalığını yapıyor, topluma hep umutsuzluk aşılıyor, artık dertleri neyse…

TRT-6(Şeş) yayına açılması bu günlerin geleceğine işareti. O gün bu önemli açılımı küçümseyenler, bu gün de verilen demokratik hakları beğenmiyorlar. Ülkemizde öyle vatandaşlarımız var ki ne kadar iyileştirme yaparsanız yapın onlar bir bahaneyle bir eleştiri yaparlar. Ondan dolayı tüm vatandaşları memnun etme gibi bir hedef koymak tabiî ki ütopik olur. Hem kim demiş ki herkesin her istediği doğrudur. Adam bu ülkeyi bölmek de ister, İslam’i değerleri hayatın gerisine itilmesini de ister, ama bunlar ne derece doğrudur tartışma götürür.

Halbuki ortada kayıp olan dünya kadar  haklar var; ama yarım asırlık bir sıkıntı, paslanmış puslanmış, ha diye bu sıkıntıları düzeltmek kolay değildir, üstelik bu hakların verilmesine karşı duranlar var. Dolayısıyla hangi hakkımız geri verildiyse o hakkın neşv u nema etmesi için dört elle sarılmalıyız.

Demokratik bir yönetimden her türlü özgürlüklerimizi istemek bizim hakkımız. Hele ki bu haklar doğuştan gelen haklar ise ya da inancımızın gereği yerine getireceğimiz haklar ise…

Kısacası iyi niyetle bir şeyler yapmak için çaba sarf eden bir hükümete bir yönetime yardımcı olmak lazım.

Benden söylemesi

Selam ve saygılarımla