• 23.11.2013 00:00

 Son yarım asırda devlet baba bilerek mi bilmeyerek mi ona tam olarak bir şey diyemem, fakat eğitim öğretimi ikinci planda tuttuğu kesin. Dolayısıyla bir çok açıdan sorunlu olup her ilgili vatandaş kendince bir şeyler dile getirerek, talim terbiye konusunda doğru ya da yanlış fikir üretiyor. Bu da tanımlanmamış bir sıkıntının varlığına işarettir.

Baksanıza hükümetlerin en çok müdahale ettiği Bakanlık, Milli Eğitim bakanlığı değil mi? Güya  Tek Parti İktidarı, istikrarlı hükümet olmasına rağmen AK Parti iktidarında bile kaçıncı Bakandır sorusuna cevap vermek bile zor, bazılarının adını bile unttuk.Anlaşılan şu ki eğitim öğretimimiz sorunlu ve iyi niyetli, kötü niyetli olsun sağdan soldan eğitime musallat oluyorlar. Şöyle bir hatırlayalım; 28 Şubatın şum aktörleri  en çok ne ile ilgilenmişlerdi? Herhalde ilk akla gelen cevap:Eğitim öğretim olacak.

Peki bunun sebebi nedir acaba? Bir eğitimci olarak Ben söyleyeyim,

Bir eğitim düşünün öğretmen, öğrenci , veli arasında bir işbirliği var.Eğitim kurumları her açıdan güvenilir ve güvenli kurumlar. Okullarda saygı sevgi rüzgarı esiyor.Bir yandan kabiliyetlerine uygun meslek erbabı yetişirken, diğer yandan akademik ilgilerine göre öğrenciler üniversiteye gönderiliyor; Özgüven sahibi, ayağı üstünde durabilen, fikir ve düşüncesiyle varlığı hissedilen medeni bir nesil yetiştiriliyor.Dini , dili, kültürüyle barışık bir vatandaş kitlesi düşünün galiba dünyanın en pahallı sermayesi olsa gerek. Asıl kalkınma bu niteliğe sahip insanların omzunda gerçekleşir.

Peki elimizi vicdanımıza koyup bu günkü eğitim öğretinin yetiştirdiği insan profiline bakalım.Acaba bu niteliği taşıyor mu?

1-OECD ülkelerinin yaptığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Sınavı (PISA) sınavında ülke olarak sondan 2.yiz.Başka bir ifadeyle 30 ülke arasında 29.sıradayız.

2-Üniversite sınavında on binlerce öğrencimiz sıfır çekiyor. Bu işin öğretim yönü inanın eğitimleri de hemen hemen o düzeyde.

3-Geçliğimizin  bir kısmı soyut kavramların arkasına takılıp milliyetçi oyuna gelirken kahir ekseriyeti de sev geç bir gençlik tarzı yetişiyor.

4-Mesleki açıdan yeterli; ne meslek okulu mezunu ne de mesleki yüksek okulu mezunu kalifiye elemen yeterince yetiştiremiyoruz.

5-En önemlisi de iyi bir vatandaş profilini sergileyecek vatandaş yetiştiremiyoruz.

Bütün bu sorunlardan ötürü dür ki, eğitim öğretim gündemden bir türlü düşmüyor. Kimi iyi niyetle kimi kötü niyetle eğitim öğretimle ilgileniyor. Ancak karşılıklı saygı içinde yapılması gereken tartışma aklı selimden uzak ucu polemiğe bağlayıp iktidar muhalefet arasında bir pinpon topu gibi oyun aracı haline getirilmiş.

Eğitim öğretimizin sorunu azaltmak istiyorsak?

1-Öğretmen yetiştirme tarzımızı değiştireceğiz, özlük haklarını iyileştireceğiz ve yarı sözleşmeli bir meslek haline getirip,  başarısız öğretmenleri gerekirse eğitim ortamından çekeceğiz,

2-Öğrenci kesimini aktif hale getirmek için top yekun eğitime ilgi göstereceğiz ki bir moral motivasyon ve umut oluşsun. Okulun bir değer olduğu kanaati hasıl olsun.

3-Veli okul işbirliğini sağlamalıyız. Veli bilmeli ve inanmalıdır ki okulun asıl hizmet amacı kendisine hayırlı bir evlat yetiştirmektir ve niyetle okula katkı vermesi lazım.

Gerektiğinde parasal  katkı, gerektiğinde bizzat okulu sahiplensin. Eğer bunu yapmak istiyorsak veliye tercih vermek durumundayız. Bu tercihlerden biri de özellikle liselerde erkek lisesi kız lisesi  tercihi muhakkak olmalıdır diye düşünüyorum. Böyle bir tercihe ihtiyaç var. Bu talebi genişleterek ;yok efendim üniversiteleri de ayıralım, hayatta da kadın erkek ayırımına gidelim diyenler iyi niyetle eleştiri olarak yorumlamak mümkün değildir.

Ayrıca gündemde olduğu için dile getiriyorum,  dershaneler eğitimde geri kalmışlığın ifadesi olarak hâlâ  yaşıyorlar. Eğer üniversite sayımızı üç- beş katına çıkarırsak, dershanelere olan ihtiyaç da ortadan kalkar. Başarı başarı diye sınav netleriyle yarışmalar, bu başarı üzerinde tartışanlar demezler ki acaba bu eğitim sistemi nasıl bir insan profili oluşturuyor. Ki eğitim öğretimden asıl amaç nitelikli bir nesil oluşturmak değil mi?

Ben diyorum ki bir yetkili ekili insanın fortadan konuştuğunu görseniz. Eğitim öğretime olan yaklaşımını sorun o kunda bir projesi yoksa bir an evvel kendisine sırt çevirin. Kendini size dinleterek adamdan sanmasın.Bu sene 9 Eylül günü Norveç’teydim, iktidar ve muhalefetin yarıştığı konu eğitim öğretin ve özellikle de okul öncesi eğitimiydi.

İşte fark burada, bazı ülkelerde huzur ve zenginlik varsa boşuna değildir.

Selam ve sevgilerimle.