• 24.12.2013 00:00

 Günümüz insanı birbirini ötelemek için bahane arıyor maalesef. Bu münasebetle de sloganlarla, kavramlarla, giyim kuşamla, iletişim yolunu denemeden biri diğerine sırt çeviriyor.

Nasıl mı? Örneğin AK Parti her seferinde benim adım AK parti dediği halde ısrarla muhalifleri AKP olarak dillendiriyor. PKK açılımı Partiya Karkeré Kürdistan ve kendini PeKeKe olarak ifade etmeye çalışırken, yıllardır PeKaKa olarak dillendiriliyor, Hükümet bir çok özgürlüklere ön ayak olunca PKK’ninismini dile getirmek tabu olmaktan çıktı ama yine bazen doğru ifade ediyoruz bazen de sürç-ı lisan oluyor kulağımızın aşina olduğu haliyle dile yansıyor. Bu şekilde dillendiren kimselere de PKK sempatizanları tepki gösteriyorlar. Öyle ki kimi tartışmalarda zaman alacak kadar bu mevzu tartışılıyor(gereksiz şeyleri tartışmada birebiriz zaten). Doğrusu, iyi bir insanın ismini kötü anan kendini küçük düşürdüğü gibi, kötü bir insanın adını doğru telaffuz eden de toplum tarafından ayıplanmıyor. Bu bir örgüt veya  parti için de öyledir.

Örneğin bir insan size göre yanlış tarafta ise; İsmi Cemil ise Cemo, Şemdine ise Şemo, Abdullah ise Abdo demek doğru olmadığı halde bir örgüt veya partinin adını bozmak da doğru değildir. Ama kimse sanmasın ki adı doğru telaffuz edildi diye bu bir kabullenmedir, bu öncelikle iletişim diline bir saygıdır.

PKK dünya ile irtibatlı bir örgüttür. Mücadele felsefesini Marksist bir temele dayandırıp başta Kürtler vatandaşlarımıza yönelik olmak üzere ülkemizde binlerce insanlık dışı saldırı ve katliamlara ön ayak olmuştur. 33 silahsız masum askerin şehit edilmesinden tutun, Başbağlar  ve Susa katliamına kadar tarifi mümkün olmayan vakaların altında PeKeke’nin imzası var, şimdi ben vurgulayarak ismini doğru telaffuz ettim diye bu zulümler unutuldu mu yani. Yada İktidar partisine AK Parti denilse diye Roboski katliamının acısı unutulur mu yani. Ama barış süreci bir helalleşme sürecidir dolayısıyla bu sayfayı kapatıp Allah rızası için bu acıları unutmaya çalışmamız lazım.Af etmesini bilmek lazım.

Kürdistan coğrafyasında hayat bulup, binlerce köylerin boşalmasında en az Derin devlet kadar etkisi olan bu Kürt menşeli, dünya destekli örgüt; Kürdistan’da hayırla yad edilmek isteniyorsa, öncelikle ve özellikle kendini sorgulamalı; tarzını, tavrını, felsefesini değiştirmelidir. İnsanlarımızdırlar diye biz onlarla bir arada yaşamaya hazırız, ama silahsız halleriyle, hayata militarist bir katkı vererek değil. Üreterek, sevgi, saygı dilini kullanarak tabi.

Hayat, eski tas eski hamam yürüyor, bu silahsızlanma süreci iyi bir başlangıçtır. Bunu vesile ederek herkes kendini sorgulamalıdır diye düşünüyorum. Ama bir konuda da herkesin müttefik olması lazım. Artık Türkiye Kürdistan’ında ne maksatla olsun bir damla kan akıtılmamalıdır. Buna tenezzül eden her kim olursa olsun bir ağızdan lanetlemelidir. Eminin PeKeKe de aynı kanaati taşıyor, ah bu sempatizanları olmasaydı.

 

İlginç bir anekdot paylaşayım, bu barış sürecinde yağcı, yardakçı bir köy, bir korucuyu esir alıp PKK’ye teslim ediyor; PKK sorumlusu öyle bir ifade kullanıyor ki tarihe not düşse değer.Diyor ki “Bir daha böyle laobalilik istemez, bir barış süreci var, Korucular da bu sürecin içinde olmalı, kardeşçe yaşama yolunu bulmak durumundayız ,sakın ortalığı karıştırmak için ön ayak olmayın”  ben yaşanan bu hadise karşısında hem duygulandım hem de çok da manidar buldum.

Ey PKK sempatizanı olarak kendini ifade eden hodfuruşlar, bırakın memlekete huzur ve sükunet gelsin, geçlerimiz dağdan, bağdan insinler, hayat ile, ibadet ile tanışsınlar. Akraba, ehali içinde sosyal bir yaşam sürdürsünler, anne babalar mutlu balyamlar yaşasın. Şimdi ben bu yazıyı yazdım diye hemen dedikoduya başlamayın. İsterseniz alın BDP’ye, PKK’ye ulaştırın ama istediğiniz şekilde ekleme çıkarma yaparak bir fitneye sebep olmayın. Ben ve benim gibiler yıllardır insanlarımız daha rahat yaşasınlar, barış, huzur ve güven içinde olsunlar diye çaba sarf ediyoruz. Gelin siz de bu tür çalışmalarımıza katkı verin, öz eleştiri yapalım iyinin daha iyisini bulalım, memleketimizin, halkımızın duasını alalım. Gelin Hep beraber yeni bir Türkiye inşa edelim, dünyanın ezberini bozalım, hain düşmanlarımız  sinirden parmaklarını ısırsınlar, psikolojileri bozulsun, ne dersiniz? Bilmenizi isterinki 76 milyonun saadeti bizim için esas olmalı, bir kesim insanımızın mutsuzluğu hepimizi mutsuz ediyor/etmeli.

Bir gün barış ve huzurun şartsız, korkusuz yaşandığı günleri görmek dileğiyle. Hepinizi dua ile selamlıyorum. Düşünceniz ne olursa olsun,  sizi başkasına sıkıntı vermeden yaşamaya davet ediyorum.

“İyi ki varsınız”