Bu Devlet, Devlet Olma Çabasında mı?

  • 3.01.2014 00:00

 Kardeşler, arkadaşlar, vatandaşlar, bir eleştiri yaparken eleştiriniz kuru kuruya şikâyetten ibaret olmasın muhalefetin yaptığı gibi, sizin alternatifiniz olsun daha iyi olur, karşı taraf hem size saygı duyar hem de siz ruhen rahat olursunuz.

Geriye dönüp devletimizi yokladığımız zaman yakın tarihe kadar birilerinin istediği kadar kör topal yürümüş, yaşamış. Bir sıkıp, bir serbest bırakılmış, stres topu gibi, derken “artık yeter” dedirtecek duruma gelmiş ve son on yıldır kabuğunu kırmaya çalışıyor. Ancak geride öyle sıkıntılar bırakmış ki bir türlü düzeltilemiyor. Ne mi bunlar,

1-Oportünist bir vatandaş kitlesi yetiştirmişiz,

2-Kendini halktan üstün gören bir bürokrasimiz var,

3-Menfaat belasını bir türlü bir kenara bırakmayan siyasetçilerimiz var,

Diyeceksiniz bundan maksadınız ne? 

Dile getirdiğim asıl sorun kaynağı bundandır da ondan.

Buyurun Diyarbakır’daki Elektrik sorununa bir bakalım;

Vatandaş, “devletin malı denizdir, yemeyen domuzdur” gibi kırk haramilerin uydurduğu melu’n bir zihniyetle hadiselere yaklaşıyor, alabildiğince kontrolsüz elektrik kullanıyor.Belki de ısınma ihtiyacını temin ediyor, ama yöntem yanlış!..

Bürokrat, masada alanını idare etmeye çalışıyor, sahaya indiği zaman da problem çözemiyor, sahaya militarist bir hava yansıtıyor.

20 yılda kontrolsüz, plansız nüfusu 5 katına çıkan bu şehrin  şebeke ve trafo kapasiteleri ihtiyaca cevap vermiyor, ama bir açıdan vatandaşa kömür verilip yakıt ihtiyacını görüp, diğer yandan trafo kapasitesini iki katına çıkarılmıyor.

Siyaset, vatandaşın kapısını çalmaktan hala da zevk alıyor; bana şu geldi, bu geldi işini bitirdim diye övünen siyasetçiler var.

Bu günlerin moda örneği “iki yanlıştan bir doğru çıkmaz” peki üç yanlıştan nasıl bir doğru çıkacak değil mi?

Bu üç musibetten kurtulmanın yolu yok mu? elbette ki var,

*Diyarbakır’ı afet bölgesi olarak ilan edeceksiniz,(Diyarbakır’a böyle sahip çıkabilirsiniz)

*Şebekeyi güçlendirecek, trafo kapasitesini iki katına çıkaracaksınız,(Ödenek sorununu ortadan kaldırmanız lazım)

*Vatandaşı bilgilendirip, kontrolsüz elektrik kullanmamın hayata verdiği sıkıntıyı inandırıcı bir tarzda anlatacaksınız,(Bilgilendirme, sürekli eğitim)

*Sıkı bir kaçak yapacaksınız, o zaman gör bakayım nasıl en kısa zamanda elektrik sorunu ortadan kalkar.( Bilinçli kaçağı, kasıtlı sucu yakalamamız lazım)

Aslında bütün mesele yetiştirdiğimiz insan tipine bağlı, hayatınız ya kolaylaşır ya da zorlaşır.(Beşeri sermayenizin kalitesini arttıracaksınız)

Gelin işin ciddi tarafını tercih edelim; eğitime önem verelim; temel eğitime önem verelim, sürekli eğitime önem verelim yüksek öğretime önem verelim. Başka türlü bu millete rahat yok, kendimizi yeterince aldattık“artık yeter”

Kimse bu tür sorunlarının böyle kolay kolay atlatılacağını beklemesin.  

Bakın ibret verici bir örnek vereyim. Devlet sigaraya kapalı ortamda yasak getirdiği diye, BDP il başkanlığına gittiğinizde sigara içen herkes fazlasını içiyor, yönetim binası duman altında, sözüm ona bu şekilde devlete karşı olduğunu ortaya koyuyor. Bu kadar devlete karşı bir zihniyete sahip vatandaşlarımızı  inandırmak kolay mı?

Vatandaş olarak “bir dakika!”deyip ezberimizi bozmamız lazım.

Benden söylemesi, devamını da siz getirin, başlıktaki soruya da siz cevap verin olmaz mı?.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar