• 10.01.2014 00:00

 Barış mı önemlidir, 3-5 milyar mı? Ya bu sürecin verdiği 100 milyar zarara ne demeli? Hadi oradan, gözüm üzerindedir bilesin!...Kimse bu memleketi o karanlık eski günlere götüremez…

Sevgili vatandaşlar, değerli dostlar, hangi iktidar olursa olsun soruşturmaya tabi tutarsanız muhakkak bir yolsuzluğa, arsızlığa ulaşırsınız. Çünkü insan niteliğimiz bozulduğu oranda siyaset ve bürokrasiye de çöreklenmiş vaziyette maalesef. Ayıklamak da kolay değildir. Bu İktidar döneminde de bu tür insanların olduğuna inanıyorum; hırsızlar çok zeki ve oyunbaz kimselerdir, denklemini iyi kurarlar, minareyi çalarken kılıfını da uyduruyorlar. Bununla birlikte bu süreçte yapılan baskınları, soruşturmaları, tutuklamaları kesinlikle maksatlı buluyorum. Hani bu tür mevzular için kullandığımız bir ifade var: “ateş olamayan yerden duman çıkmaz” bu söz belki elli yıl önce doğruydu ama bu gün doğru olma ihtimali çok zayıf. Çünkü çok rahat iftira edebilen kimseler var, bunun için istediği kadar yalan uyduruyor. Ben, fi tarihte bir ilçede milli eğitim şube müdürüydüm, bir öğretmen ilçe milli eğitime alınmak istendi, ben de öğretmenlerin bu şahsın söz ve davranışlarından rahatsız olduğunu bildiğim için yazısını imzalamadım, bir hafta içinde benimle ilgili üç iftira gündeme geldi,

1-Taşımalı eğitimde çalıştırılan araçların listesi istemişim,

2-Asker- Polis eşlerini görevlendirmede öncelik vermişim,

3-Ücretli öğretmen görevlendirmesinde usulüne uymamışı vs.

Halbuki taşıma benim şubeme bağlı değildi, tam tersine kimsenin hakkı yenmesin diye komisyon başkanı olarak direniyordum, polisi de geri çeviren bendim. Ama gel de anlat. Yalancı adam istediği zaman istediği yalanı uydurur onun için önemli olan karşı tarafı lekelemektir.Halbuki durum bunun tam tersiydi ancak ben bu iftiraları duyar duymaz bir hafta içinde şube müdürlüğünden ayrıldım. Çünkü doğru yanlışla baş edene kadar dedikodunun ulaşmadığı yer kalmazdı.

Aynen böyle 17 Aralık’ta başlayıp bu güne kadar yansıması devam eden bu yolsuzluk soruşturmalarının arka planında paralel devlet var, erki paylaşmama var, barış sürecinin akamete uğratmak var, Hükümetin şevkini kırıp hırpalamak var, ya da Hükümeti değiştirerek yarı vesayetli bir iktidarı oluşturmak var diye düşünüyorum.

Yine diyorum yolsuzluk her zaman var, bununla mücadele etmek herkesin boynunun borcudur, aslında vatandaşın buna meydan vermemesi lazım. Buyurun, Diyarbakır’ a bakın trilyonlarca para gönderiliyor; gelin bakın, araştırın bu trilyonların etkisini alanda görebilecek misiniz? Bu yolsuzluğu yapan da vatandaş, SODES projelerinin kahir ekseriyeti Hizmet cemaatinin projelerine tahsis ediliyordu alsana yolsuzluk, alsana ayırımcılık halbuki ayrımcılık af edilmez düzeyde bir suçtur.

Bir kesim insanlarımızın dershaneler konusunda çıkardığı yaygaraya anlam verememiştim, nedeni yavaş yavaş daha da anlaşılıyor. 3-5 milyarlık yolsuzluğun peşine düşenler, bu milletin menfaatini düşünüyorum diyenler, 10 milyarlarla ifade edilen bu sürecin getirdiği zararı, bu memlekete bu millete verdiler, buna ne diyecekler. Anlaşılan o ki bu süreçte bu gazapla saldırıya geçenlerin bu milletin derdiyle dertlenen bir halleri yok. İster kabul etsinler yada etmesinler doğruluğu doğurduğu sonuç itibariyle apaçıktır.

Yeniden yargılama denilen iadeyi muhakeme gelince, neden olmasın ama bir şartla eğer ceza evinde çıkanlar orada burada hava atacaklarsa kodeste kalmaları daha evladır. Meclise, hükümete yerine göre aba altında sopa gösterenler bir an evvel bu memleketi terk etsinler!.. onların yüzünden bu musibetler başımıza geldi, her darbeden sonra bu memleket dünya kadar zulümler yaşadı, dolar bazında %50 fakirleşti, eğitim öğretim rayına oturmadı, ekonomi yerli yersiz darbe aldı, eğer bu memlekete düşman arıyorsanız buyurun darbeciler bunlar Anadolu insanını has düşmanları, hain heriflerdir. Yedikleri ekmek ellerine gözlerne dursun.

 Doğrusu bu sürece cemaatin ismi neden, nasıl karıştı onu anlamakta zorlanıyorum, fakat dinler arası diyaloga kalkışırsanız, ya huyundan ya suyundan etkilenirsiniz örneği bu olsa gerek. Umarım perde arkasında varsa uyuşmayan bir hesaplarını hükümetle düzelterek hayat yoluna girer. Yoksa insan, “hakkımı helal ettim diyemez”, dese de boğazdan yukarı olur.

 

Neyse ki güçlü bir iktidar var ki bu yarı ihtilal teşebbüsüne pes etmedi. Rabim böyle karanlıklı gönleri bir daha göstermesin. Söz, dua ve davranışımızla bu hükümetin arkasında olmaktan başka bir tercih hakkımız yok. Ancak varsa eksikleri de kendisine bildirilmelidir, ben bunu her fırsatta yapıyorum işe de yarıyor.