• 9.04.2014 00:00

 Ah bu şiddet ah…

Bu toplumda kimi yetersiz, kabiliyetsiz, beceriksiz insan öfkesini, yer yer yumruğuyla, bazen de namlunun ucuyla kusuyor. Fitarihte Ahmet Türk’e, daha sonra Taner Yıldız’a ve son olarak da Kemal Kılıçdaroğlu’na yomruklu saldırı da bulunuldu. Bunun izah tarzı yoktur. Bu düpedüz edepsizliktir.

Bu tür saldırılar sıradan iki vatandaşın adi kavgası gibi algılanmamalı,  bir açıdan taraflardan biri tepki vermediği gibi, saldırıdan saldırıdan bihaberdir, diğer taraftan kitleler, milyonlar bu saldırıdan müteesir oluyor, olumsuz etkileniyor. Sadece partililer de değil, tüm sağduyulu vatandaşlar böyle saldırılardan olumsuz etkileniyor.

Yumruklu saldırıya uğrayan üç isim zikrettim fark edilmişse her biri bir partiden; BDP, AK Parti ve CHP, yani kısacası bu tür saldırılar böyle siyasilerden kime yapılışsa yapılsın hoş görülemez/ görülmemeli, kınanmaya değer ve  faillerin de yüzlerine tükürülmesi lazım. Belki böyle bir cezalandırma tarzı kanunda yok ama böyle saldırıya ancak böyle ceza vermek lazımdır diye düşünüyorum.

Tabandan tavana, seçmenden seçilene, hizmetliden genel müdüre bir bütün olarak şiddeti hafızamızdan silmeliyiz. Bağırmak çağırmak, elkol hareketi yapmak, şimdiye kadar neyi hal etmişki bundan sonra işe yarasın. “Camın öyle istedi, saldırdım” demek, adi bir düşüncedir ve kaba davranak kamuoyuna verdiğiniz sıkıntı da cabası, ayrıca tövbe istiğfarla bu suçtan kurtulması da çok zor gözüküyor çünkü milyonlarca insanın moralını bosuyorsunuz, bedduasını alıyosunuz.

Bu sıkıntılar bir açıdan eğitim öğretimizin yetersizliğinin de bir tezahürüdür. Galiba biz iyi insan yetiştiremiyoruz, okullarımızdan amaç öncelikle nitelikli insan yetiştirek olması gerekirken, daha çok edindiği bilgi ve menfaate endeksli başarısını baz alarak, eğitimi ikinci plana atıyoruz.

Örneğin bir öğrencimiz derslerinde başarılı olunca ahlaki yapısı uygun değil gerekçesiyle hiç kendisine iftihar belgesinin vermemesi uygun değildir bir durumun söz konusu olduğuna rastlamadım. Demekki ahlaki yapı eğitim öğretime göre ikinci planda bir değer olarak kalıyor. Halbu ki hayat içinde eğitim, öğretimde bir adım önde olması lazım. Çünkü insan bilgisinden çok davranışlarıyla hayata katkı veriyor.

Anne babasına sıkıntı verenler, eşlerine cefa edenler, hayatın içinde sağa sola saldıranlar, maalesef eğitim öğretimizin yetiştirdiği defolu vatandaşlarımızdır. Eğer eğitim öğretimimize çeki düzen vermezsek Dinimize , Dilimize , Kültürümüze ve Tarihimize saygı göstermezsek daha nice sıkıntılarla karşılaşacağız.

Kendimizi aldatmıyalım.Bizim manevi değerlerlerimize gereken değeri vermiyoruz. Maalesef daha bir kuşak daha bize sıkıntı verecek gibi gözüküyor.

Ahlaklı, edepli, marifet ehli bir vatandaş kitlesini yetiştirmek dileğiyle selam, sevgi ve dualarımı iletirken mümkünse benim yerime de bu saldırganın yüzüne tükürün, olmaz mı?