• 16.05.2014 00:00

 Sevgili dostlar ben dünkü yazımda “Diyarbakır’da Yas Var” başlığıyla derdimi dile getirmiş, taziyelerimi bildirmiş ve kalanlara sahip çıkmak, onları teselli etmek boynumuzun borcu olduğunu söylemiştim.

Dünden bu güne bir daha yıkıldım, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ÜÇ GÜN “Ulusal Yas” ilan etmiş, tüm programlarını iptal edip yönünü Soma’ya çevirmişken, güvenlik olmazsa edepsiz bir grup  provakatörler, kim olduğu bilinmeyen serseri herifler, neredeyse Başbakanı  linç ediyorlar. Bunların araştırmasını soruşturulmasını muhakkak yapmak lazım. İnsan bu kadar mı saldırgan saygısız olur?

Şırnak’ın Uludere ilçesi Roboski’de 34 insanımız devletin hava saldırısıyla masum bir şekilde öldürülmüştü ki taziyeye gelen kaymakama saldırılırken sağduyulu insanlar olarak kahroluştuk Türkiye’de yazar çizerler sesini yükseltmişti. Bu günde Başbakana saldıran üç beş serseriye üç beş tekme atıldı diye; Böyle şey olur mu? Diyerek ekrana getiriyorlar, utanmaz heriflere bak!.. Bu haber bu şekilde mi sunulur?

İşte insan niteliğimiz bu, evet ülkemizde  yüzeysel bir iyileşme gözüküyor dünyanın 17.büyük ekonomisi falan deniliyor. Zengini daha zengin fakir daha fakir, ama insan niteliği açısından maalesef 94.sıradayız.

İşte görüyorsunuz neredeyse bir hiç uğruna Başbakanımızı linç ediyoruz, o da yetmiyor bu saldırganları bir vesileyle etkisiz hele getirenleri de acımasızca eleştirenler var.

Geçen senenin rakamlarıyla gayrisafi milli hasıla Kocaelli ilimizde en yüksek olup 33 bin dolarken, Şırnak ilimizde 2 bin 5 yüz dolardı. Bu uçurum farkı görebiliyor musunuz? Ama Şırnaklı Başbakana böyle saldırmaz, saldırsa da bir kurşuna kurban gider.

Şu anda Türkiye’nin dolar bazında gayri safi milli hasılası 10 bin dolar civarında iken Diyarbakır’da bu miktar 3,700 dolar düzeyindedir. Nüfus itibariyle 12. büyük şehrimiz olmasına rağmen kaçak elektrik de dahil elektrik kullanma sıralamasında 73.sıradadır. Yani sanayisi yok ki elektrik sarfiyatı olsun. Ama Diyarbakırlı kanaatle sabırla bekliyor, yağında kavruluyor.

İnsan, insan, insan diyorum, en büyük zenginlik insan niteliğidir. Boş adam yetiştirirseniz, kuru kalabalıktan bu çıkar. Adam oyuna gelir, saldırgan olur, vurur kırar destekçi de bulur. Kimse demiyor ki behey edepsiz herif sen bu cefakar, halk adamı Başbakandan ne istiyorsun.

Acaba bu acılarda da bir şeyler bulup Hükümete nasıl saldırabiliriz, Başbakana  nasıl yüklenebiliriz hesabını yapıyorlar.

Tabi yine en büyük eksiklik eğitim-öğretim kalitemizden kaynaklanıyor. Talim terbiyeyi, eğitim öğretim yaptık; iman, edep ve marifetle kavga ettik sabır, kanaat ve nezaketi bir kenara attık. Ne yazık ki bu bize pahallıya mal oldu/olacak.

Anadolu insanını bilgilendirmemiz lazım; soyut siyasetten ve fiziki tepkilerden kurtarmamız lazım. Dünya görmemiş herifler cebinde üç beş kuruş görünce yoldan çıkıyorlar, özgürlük adı altında rahat hareket etme alanı elde edince de bunu daha çok yanlış amaçla kullanıyorlar. Birileri de demokrasi gülmeği bu millete bol geliyor diyerek haklarımızı elimizden alıyor. Malum edepsiz herifin biri Kılıçdaroğlu’na adice saldırdı diye vatandaşın meclise gitmesi zorlaştırıldı. Al sana bir sıkıntı.

Yani her şeyden siyasetçiyi sorumlu tutmak ucuza kaçmaktır, sorumluluktan kaçmaktır. Bu siyasetçilerdir ki bu milletin derdini çekiyorlar. Baksanıza TBMM günde ortalama on binin üstünde ziyaretçi ağırlıyor. Hele bir araştırma yapılsın kaç tanesi “Kamu Yararı” adına meclise gidiyor.Genelde bireysel menfaat, bireysel çıkar.

Nasılsanız öyle idare edilirsiniz deniliyor. Aynen öyle… Hatta en haslarımız bizi idare ediyor desek daha doğru olur. Bu Hükümetin bu Başbakanın kıymetini bilelim diyorum.

Selam ve saygılarımla.