• 15.06.2014 00:00

 Malumunuz  tümden gelim usulü ile bir ülkeyi derinlemesine tahlil edersek şemsiye konumunda devlet, alt birimleri şehirler-ilçeler-köyler şeklinde yönetim birimlerine ayrılırken; köyler, famileler, aileler ve bireylerden oluşur.

Toplumun asıl huzur ve mutluluğu bireyin mutluluğuna bağlıyken, İlçenin nitelikli yönetimi de bu mutluluğa ve huzura asıl kaynaklık yapıyor.Bir vatandaş bilse ki sonunda müracaat edebileceği bir muktedir ve adil merci var, hiç müracaat etmese de kendini güvende hisseder.

İlçe yönetiminin başı olan bir Kaymakam adil, güvenilir ve toplam kalite mantığına göre çalışırsa gönlündeki iyi niyeti yüzüne yansıyıp güven atmosferine  kaynaklık ederse, ilçe halkının köyleriyle birlikte huzur ve mutluluğu yakalaması kolaylaşır.

Nasıl mı? İzah edeyim;

1-İlçe, merkez ve köy muhtarlarını arada bir seminerlerden geçirecek, Muhtarlığın önem ve ehemmiyeti hakkında bilgilendirip muhtarları kamu yararına daha aktif hale getirerek bu arada muhtar vasfını taşımadığı halde ilgili yerleşim birimine sıkıntı veren Muhtar varsa devre dışı bırakacak, nedenini de kamuoyuna izah edecek.

2-Köy ihtiyar heyetini canlandıracak, vatandaş yaşadığı sıkıntıyı öncelikle köy ihtiyar heyetine müracaat ederek haledecek. Rutin aralıklarla İhtiyar heyetlerini kabul ederek köy hakkında iyi bir bilgi edinme fırsatını bu vesileyle yakalayacak, köyde kim fakir kim zengin, kim zalim kim mazlum, kim yoksul, kim mağdur ihtiyar heyetinden, sağlam kaynaktan alacak.

3-İlçe, İslah ve Aydınlatma heyetini oluşturup, rutin aralıklarla köyleri ziyaret edecekler, Dini dünyevi meselelerde vatandaşı aydınlatacaklar, gerekirse vatandaşın taleplerini yerinde alıp mümkünse çözecekler ya da Kaymakama iletecekler.

İlçe aydınlatma heyeti;İlçe Milli eğitim Müdürü, İlçe Müftüsü ve bir Avukattan oluşabilir.

4-İlçe amirleriyle beşeri münasebetler atmosferinde aylık toplantılar yaparak ilçe amirlerine moral ve motivasyon vermelidir.Yoksa militarist havayla daire amirini ayakta ifadesini alırcasına odasına çağırtarak konuşmak, bir zamanların ergenekon astsubaylarına benzemeye kalkışmak demektir ki böyle bir yönetimden kimseye yarar gelmez.

5-Kaymakamlık kapısı vatandaşa açık olacak, her vatandaş istediği zaman Kaymakamlığına gidebilmeli. Başta yazı işleri müdürü olmak üzere tüm personelin vatandaşa karşı saygılı davranması da gerekiyor.Neticede tüm kurum ve kuruluşların varoluş nedeni vatandaştır.

Diyeceksiniz ki, yani nedir bu basit maddeleri sıralamışsınız zaten bir çok ilçede bunlar uygulanıyor. Olabilir ama benim haberim yok, varsa söyleyin biz de bilelim.

Eğer böyle tarzda ilçe idare edilirse,

1-Vatandaş  kendini huzur ve güvende hissedecek,

2-Muhtarlar nefsin oyununa gelip ona buna sıkıntı vermezler,

3-Fakir fukara haliyle baş başa kalmaz,

4-Adalet ve emanet anlayışı yavaş yavaş topluma sirayet edecek,

5-Devlet kavramı değer kazanacak.

Hangi birini dile getireyim, ancak burnundan kıl aldırmayan genç Kaymakamlarla bu başarıyı elde etmek çok zor, ama düşündüklerimizi dile getirmekle yükümlüyüz. Gerçi hayatın çemberinden ders almayan bir kimsenin bilgiyle topluma kalite katması bir az zor gözüküyor.Siyasal bilgileri bitirerek bu yükün altından kalkmak meseledir, ama başarmaktan başka bir çaremiz yok.

Demem o ki bu nitelikte BİN tane Kaymakamımız olsa sorunlarımız yarı yarıya inecek, mutluluğumuz kat kat artacak.

Benim kanaatim budur. Farklı bir yönetin tarzı aklınıza geliyorsa kamuoyundan esirgemeyin.

Aslında kağıt üzerinde devlet dört dörtlük yürüyor. Ama önemli olan bu çalışmaları hayata yansıtabilmektir.

Selam ve sevgilerimle