• 29.08.2014 00:00

 Öyle ya da böyle yaşı elliyi aşmış her Diyarbakırlının her karesini yaşadığı, etkilendiği, o acıyı yaşadığı kirli bir sürecin bu memlekette yaşandığını bilmeyenimiz yoktur.

Bu defolu devlet anlayışına tepki olarak PKK ortaya çıktı, kalka düşe bu güne geldi ve hem devlet nezdinde hem dünya nazarında bir örgüt haline geldi.

Ne mutlu ki İktidara geldiğinden bu yanı bu sorunu fark eden Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları bu sorunun çözümünü kendine dert edindiler, her türlü engellemelere rağmen çözüm süreci adı altında ülkeye bir huzur ve umut kazandırdılar,

Bu konuda, “hükümet hiçbir şey yapmadı” deyip eleştirenlere şaşmamak elde değil. Yok efendim Kürtlere bazı haklarının verilmesinde PKK baskındır diyerek İktidarın çalışmalarını görmezlikten gelmek sağ duylu bir vatandaş olarak anlamak çok zor.

Bu başarı hem Kürt halkı hem Türk halkı tarafından destek gören bir sürecin ürünüdür. Bu başarı, Anadolu halklarından onay almıştır. Buna hem sağ duylu siyaseti, hem Sivil Toplum Kuruluşlarının hem de yazar çizer ve düşünce adamlarının rolü vardır.

Ancak bu sürecin zam zaman karışmasına vesile olan beklenmedik davranışlar oluyor.  Yol kesmeler, Adam kaçırmalar, şantiye baskınları vb.

Doğrusu bu tür faaliyetler PKK’nin eski saldırılarına benzemiyor. Ama nedense toplumda tedirginlik oluşmasına vesile oluyor.

Aslına bakarsanız galiba bir kesim insanın ezberi bozuluyor, hani öz savunma gücü gibi vesaire… Birilerinin böyle bir düşüncesi varsa bilsin ki bu düşünce barış sürecinde yoktur, bir de Kürt halkı buna müsaade etmez çünkü bu tür paralel silahlı birlikler oldukça, Kürt halkının belli bir düşünce dışında hür ve özgür, iman ve edeple doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmeleri çok zor olur.

En son İlke Haber ajansının muhabirinin alı koyulması tasvip edilir bir faaliyet değil ayıpsamamak, kınamamak elde değil. Bir an evvel bırakılmasını beklemek sağduyulu bir vatandaş olarak hakkımız.Çünkü basın özgürlüğü haber alma hakkımızı içeriyor.

Ancak bu yanlış operasyonu eleştirmek ve kınamak için bir araya gelen topluluk; Adıyaman’ı kaçıranlar bibi duygusal davranarak “Kürdistan PKK’ye mezar olacak, PKK lanetullah, Katil PKK ve Faşist PKK gibi sloganları atarak doğru bir tepkiyi yanlışla gölgelediler.

Bizim artık Kürdistan’ı kimseye mezar etmememiz lazım, Huzur içinde yaşamanın yollarını aramamız lazım, kimsenin kimseden korkmadığı  bir dünya oluşturmamız lazım.

Kürtler halk olarak bir yere kadar zulme karşı ilgisiz kalabilirler, fakat ölümüne razıdırlar, korkuyla yaşamaya razı değiller. PKK içindeki bir kısım unsurların buna dikkat etmeleri lazım. Bölge insanı olarak zulümden çok çektik artık tahammülümüz kalmadı. Unutmayalım, izzetli bir ölüm onursuz bir yaşamdan kak kat hayırlıdır. Bu dersi bize veren Üstat Bediüzzanandır.

Gelin Seyx Said’e, Xalit Begé Cibiri’ye, Saidi Nursi’ye kulak vererek doğrularda birleşelim. Ergenekon Astsubaylarının bu hakla verdiği sıkıntıyı dağda bağda birileri bu halka yaşatıyor, maalesef biz de duyuyoruz ve dertleniyoruz  şu anda sadece “ya sabır” diyoruz.

Bu memleket hepimize yeter, gelin namlunun ucu olmadan da hayatın yaşanabildiği inancını paylaşalım huzur içine yaşayalım. Birbirimize selam verelim.

Selam ve sayılarımı sunuyorum sakın reddetmeyin e mi?