• 11.09.2014 00:00

 Bir insan olarak anne yüreğine iyi bir katkı vermediğimiz veremediğimiz için peşinen kendilerinden af dilememiz gerek. Anneler evlat yetiştiriyor, evi evirip çeviriyor, babaların sözlerini yutarak aile huzuru için bir adım geri durmayı tercih ediyorlar.

Yüce Allah’ın vasıflarından biri Rahimdir, bir de çocukların anne karnında yaşadığı organa rahim adı verilir daha ne olsun gerçekten anneler bu taşıdığı vasıflarının hakkını pratikte de veriyorlar. Babalar hayatın içinde bazı dertleri anımsamıyorlar gibi görünse de evlat muhabbeti açısından annelerden hemen sonra geliyorlar. Ama babalar erkekliğin raconu adına  içindeki sıkıntıları dertleri çoğu kere dışa vuramazlar. Ondan dolayı daha çok annelerin göz yaşı evlat acısı olarak karşımıza çıkıyor.

Ancak ne mutlu ki, kimi anneler artık bazı sıkıntılar karşısında sesini yükseltiyorlar. Askerlikte evladım öldüyse vatan sağ olsa ne olacak, artık bu kirli savaşa son verme zamanı geldi de geçiyor diyenlerin yanı sıra yüz küsur gün  önce  PKK’den “evlatlarını istiyoruz” niyetiyle Diyarbakır Büyükşehir belediyesinin önünde oturma eylemini  başlatıp dünya kamuoyuna sesini duyurdular ve şu anda Şeyh Sait meydanında eylemlerine devam ediyorlar. Bu mücadeleleriyle tarih yazdılar,

9 tane çocuk onların olmakla birlikte bir çok çocuğun aile ocağına dönmelerine vesile oldular, Barış süreciyle ilgili ilk kanunun çıkarılmasına katalizör oldular, dağdan inişlerin hızlanması için kapıyı her geçen gün aralıyorlar. Eminin Diyarbakır insanının duaları onlarladır. Ama cesaretini toplayıp binlerce, on binlerce Diyarbakırlılar kendilerini ziyaret edebilseydi, hayatın rengi değişirdi. Sur Belediye Eş Başkanı Seyit Narin’in kendilerini ziyaret etmesi gayet yerinde bir davranıştı, kendisini tebrik ediyorum.

Kimin içinde bu acılı anneleri ziyaret etmek varsa  cesaretini toplasın ve içindeki sese kulak verip,  bu yürekli anneleri  ziyaret etsin.  Hem kim demiş ki bu annelerin yanına gitmek PKK’in karşısında durmaktır, barışçıl kimseler olarak PKK militanları da dahil tüm insanlarımızın sosyal bir hayatın içinde huzur içinde yaşamalarını istiyoruz, bekliyoruz barış eğer böyle şekilde sonuçlanmazsa ne kıymeti var?

Umut ediyor ve inanıyorum ki dağda yaşayan insanlarımız da bir gün hayatın içinde onurlu bir tarzda yaşamayı tercih edecekler. Çünkü eline silah almak,  mecbur kalmadıkça iyi bir davranış değildir. Çünkü ya ölümü ya da öldürmeyi getiriyor, böyle  bir hayatı ne diye tercih etsinler. Dolayısıyla PKK’nin bazı insani kararları alabilmesi için katalizör olmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Durup dururken bazı ezber bozucu kararları almaları çok zor bence.

Ya valiliğin önünde oturma eylemi yapan annelere ne demeli? Onların da yüreğinde aynı acı yok mu? Elbette ki var! Onlar da Ankara’ya yani Hükümete devlete sesleniyorlar. Kısacası barışın iki anne eylemlerinin taleplerinin yerine gelmesiyle mümkündür. İki tarafın da barışa katkı yaptığını bizzat kendilerinden duydum. Ama sihirli bir perde onların bir araya gelmesini engelledi. Tıpkı sadece bir tarafa selam veren STK’lar gibi sanırım sadece DES olarak iki grubu da ziyaret ettik. Umarım yanılıyorum.

Vatandaş olarak bir yandan annelerin sesine tercüman olacağız, zaman zaman kendilerini ziyaret ederek moral ve motivasyon vereceğiz. Söz ve yazılarımızla her iki muhataplarını da insafa, barışa hem davet edeceğiz hem mecbur duruma bırakacağız.

Allah kolaylık versin diyor kendilerine sabır, metanet ve başarı diliyor, duyarlı vatandaşlarımızın bu annelerin yanında yer almalarını bekliyorum.

Hayırlı bir netice vermesi dileğiyle, şimdiye kadar olduğu gibi.

.