• 23.10.2014 00:00

 Şu Anadolu insanına hayranım, nasıl hissediyor, bir yerlerden haber mi alıyor melekler mi bildiriyor, anlamakta zorlanıyorum.12 yıldır, her türlü film fırıldak AK Partinin başına getirmeye çalıştılar, irtica ile defalarca birilerini fitlediler, hatırlayalım nerdeyse soyut nedenler ve gazete kupürlerine dayanarak açılan kapatma davası az kalsın işe yarayacaktı, bir cesur gönül “hayır!” dedi, şerh koydu ve memleketi karanlığın eşiğinden kurtardı, onun adı Haşim Kılıç o anayasa mahkemesi başkanıydı, ufak tefek cezalarla her ne kadar AK Partiyi kapatmaktan kurtardı ama Aslında şerh koyarken, kapatma davasının aleyhine oy kullanırken memleketi karanlık bir beladan kurtarmıştı. Birileri unutsa da ben o dar günde yerine getirdiği sorumluluğu hiç unutman ve kendisine minnettarım, eğer ben bu gün özgür konuşuyor ve yazabiliyorsan bunun etkisi azımsanamaz azımsanmamalıdır.

Hem 2007’de 11. Reisicumhur Abdullah Gül seçilince zamanın Genelkurmay Başkanı bir gece vakti hazırladığı 27 Nisan e-muhtırası daha dün oluş gibi taze taze hafızamda duruyor. Ancak hemen akabinde ki seçkimde AK Parti tekrar halktan oy aldı, Anadolu insanı yürümeye devam dedi.

Ayrıca Hükümete  irili ufaklı birçok hücumlar oldu, ama en ilginci 17 Aralık operasyonuydu, ayakkabı kutularında bulunan paralarla Hükümetin üzerine gittiler. Yolsuzluk arsızlık halk tarafından onay almıyor ama ne hikmetse Hükümet bir vesileyle halkı aydınlattı ve ilginçtir ardından gelen iki seçimi de rekorunu kırarak bir daha, bir daha kazandı.

Hatırlarsanız bir ara Merve Kavakçı’ya vekilken örtülü olarak meclise gitti diye “dışarı, dışarı” sloganıyla kendisini Meclisten çıkarmak istediler ama ne ilginçtir Anadolu insanı önüne seçim sandığı gidince o an itibariyle Mecliste olan 7 partiyi de meclisin dışında bıraktı. Bu kadar ferasetli bir toplum. Yani birileri cahil de dese, bir başkası göbeğini kaşıyan, bidon kafalı da dese halkın bu seçimlerde o Türkiye’ye Fransız sözüm ona elit kesimi şaşırtıyor. Doğrusu bu takdire şayandır.

İlginçtir halkımızın bu 6.hissini ben fark ediyorum ama kendini hareket sayan, güya topluma yol gösteren kimi oluşumlar fark edemiyor. Bütün gücüyle AK Partiye ve özellikle Cumhurbaşkanına yüklendiler ama hiç işe yaramadı, oylarını arttırarak Recep Tayyip Erdoğan’ı devletin en tepesine çıkardı.

Bir faydası olduysa o da kimi Bakan ve Bakan çocuklarına yaradı. Vatandaş olarak farkındayız ki kimi Bakanların etrafında olanlar bal da tutuyorlar, parmağını da yalıyorlar. Ama 17 Aralık operasyonları bu yolsuzlukları hükümetin devrilmesine vesile edince Anadolu insanı Kürdüyle Türküyle “orada dur bakayım”  dedi ve  Hükümetin sarsılmasını engelledi. Eğer bu operasyon 30 Mart seçimlerinden hemen sonra 5 Nisan’da olsaydı halk buna ayrı bir destek verecekti kanaatimce. Fakat birilerini sayesinde 700 bin liralık kol saatinin hesabı birilerine sorulmadı maalesef.

Arkadaş ben de bu konuda Halkın re’yini desteliyorum. Çünkü ne gördüysek bu Hükümetin döneminde gördük. Devletin birçok kurumu daha aktif hale getirildi.Daha iyi çalışıyor.

Aile ve sosyal politikalar bakanlığı,

Sağlık bakanlığı,

Diyanet,

Kamuda örtünün serbest olması,

TSK’in kışlaya çekilmesi,

Meclisin özgür hareket etmesi,

Toplu konut hamleleri,

En önemlisi de çözüm sürecini başlatması ve her türlü sıkıntılara rağmen sürdürmeye niyetli olması..vs.

Bunun semeresi olarak birçok düzenleme bu hükümetin döneminde oldu. Bu insanlarımız daha özgür ve yaşam açısında tercih imkanına sahiptirler.

İlginçtir bu paralel kesim hala 17 Aralık operasyonlarının peşine düşmüş oradan bir şeyler nemalanmaya çalışıyor. Ne kadar ayıp değil mi?

İnsan bu kadar basiretsiz olabilir mi? Halk hükümeti paralel harekete karşı ehveni şer olarak görüyor. Çünkü paralel hareketin işareti dışarıdan, Hükümetinse ipi haklın elinde işte fark burada, anlatabildim mi?

Selam ve  saygılarımla.