• 25.10.2014 00:00

 Bir zamanlar devlet denince insanın aklına saygın bir oluşum gelirdi. Şimdi öyle mi acaba? Sanki değildir gibime geliyor. İğneyi önce kendimize batıralım, bizim devletimiz tek tip insan modeli oluşturacağım diye insanımıza akıl almaz sıkıntılar yaşattı, daha birkaç yıldır kendine gelmeye niyetlenmiş bu sefer itibarı düşmüş, Osmanlı tarzı bir prestijli devlet havasını yakalaması artık imkan dışı oldu.

İran İslam cumhuriyeti olarak bir süre İslami gençliğin gönlünde yer almıştı, bir yandan Kürt muhalefetiyle sonunu devam ettirmesi diğer yandan Suriye yönetimine destek vermesi ve Esad’ın sırtını sıvazlaması hele bu katliamlardan sonra…O da geri dönülmez durumda bir prestij kaybına neden oldu.

Irak 30 yıl Kürtlerle kavga etti insanına korku verdi lideri, yaşamını inadına kurban etti, artık kendine gelir mi gelmez mi? Bana sorsanız çok zor çünkü Maliki’nin böyle bir derdi sanki yoktu o da Arap milliyetçiliği ve Şi’a inadını Başbakanlığı sürecinde devam ettirdi devlet yönetimine ciddi bir kalite katamadı.

Mısır’da sadece bir yıl Muhammed Mursi’nin meşru yönetiminde kaldı, ayrıca bu günün yönetimi gibi binlerce insanı da öldürmüyordu. Ama adil ve örnek bir düzen oluşacaktı ve İslam dünyasındaki yöneticileri mahcup edeceklerdi fakat dünyanın menhus lobileri alem ettiler kalem ettiler Mursi’nin yönetimini devirdiler maalesef.Muhammed Mursi yönetimi onlarca tepkilere ve eylemlerle hep boğulma geçirdi.

Amerika Birleşik Devletler şimdiye kadar müdahale ettiği herhangi bir bölgede barış ve huzur adına bir mesafe kat ettiğine hiç şahit olmadım. Her müdahale sonrası geride bir moloz yığını bırakıyor, hem de insan cesedinden. Çözüm projesinde iman edep marifet kavramları yok sadece silahına güveniyor, elinde bir balyoz var her engeli çivi niyetine dövüyorlar.

Hele İsrail insanlık alemine orta yerde hakaret düzeyinde “üstün ırk” sapık düşüncesiyle hakaret etmeye devam ediyor, yüzyıllardır çalıştığının karşılığı olarak kimi dünya aktörlerini esir almış parmağında oynatıyor. Artık yeter bırakın bu oyunları, insanlığın başına daha fazla çorap örmeyin!...

Orta doğuyu evirip çevirdiler, yetmedi IŞİD adıyla silahlı bir örgüt türemeye başladı, olgunlaşmasına göz yumuldu, hatta dolaylı destek verildi. Açılımını yazmak içimden gelmedi ama bu örgütün pratiği üzerinde  “İslamafobiyi” gündemde tutmaya çalışıyorlar.

Rusya mı desem, Çin mi desem her birinin insana bakış açısı birbirinden beter, al birini vur ötekisine. Hepsinin karnesi sıfırlarla dolu, özellikle de insan hakları açısından.

O zaman herkes kendine diyorum. Türkiye insanıyla barışık olsun gerisi bizi ilgiledirmez. Baksanıza 10 yıllardır PKK ile yaşanan bir iç mücadele vardı, önünü pek alamıyorduk çünkü dışarıyla irtibatlıydı, Ergenekon  dış destekliydi, PKK dış destekliydi, perde  arkasında aralarında selamlaşıyor biri diğerini besliyordu.

Ne zamanki hükumet halkla selamlaştı ABD ikisinden de el çekti Derin devletin mahfeleri kabuğuna çekildiler, bakalım PKK ne zaman bir adım geride duracak, normal hayatta nitelikli bir vatandaş olmayı kabullenecek.

Bu barış sürecinde; mide bulandırıyor, beklenmedik sorunlar çıkarıyor ve insanımızın üzerinde baskı kurup, kurdukları sözde mahkemeleriyle kendini teselli etmeye, ezberini korumaya ve sözüm ona varlığını hissettirmeye çalışıyor.

Ancak şunu bilelim eğer barış süreci beklendiği gibi giderse bu bölgede silahlı birileri kalmayacak, kimse kimseye gözdağı vermeyecek, bölgemizin insanı da huzur ve mutluluk içinde yaşama fırsatı bulacak. Aksi takdirde gelen barış batsın; silahsız Kürtleri silahlı Kürtlere teslim eden barış istemiyoruz. Birilerinin namlunun ucuna dayanarak getirdiği getireceği düzene“Hayır!” diyoruz. PYD böyle militarist bir hevesin peşine düştü Kobani’yi IŞİD’in istilasına maruz bıraktı maalesef.

Halk bu olup biteni ibretle seyrediyor.  “Bakalım Mevlam neyler, neylerse güzel eyler” boşuna dememişler, “Bir kader var kaderlerin üstünde” ben umutluyum ya siz?

 

saygılarımla