Eskiden Öğrencilerin %90’ı Sahipsiz Kalıyordu

  • 9.12.2014 00:00

 Bu dershaneler, etütler, cemaat evleri; defolu devlet anlayışı yüzünde ihtiyaç haline geldi. Bu vesileyle her ne kadar öğrencilerimizin maksimum %10’u sahiplense de %90’ı sahipsiz kalıyordu.

Eğer devlet okullarında iyi bir eğitim verilseydi, düzeyi düşük öğrencilerin yetiştirilmesi için ek çalışmalar yapılsaydı. Meslek erbabı bir gençlik yetiştirebilseydik, insanımıza umut ve iş imkanı verebilseydik halımız böyle mi olurdu?

 “Denize düşen yılana sarılır” misali yetersiz eğitim alan, ortada kalan bir yandan devletin ladini eğitimin şerrinden diğer yandan sokağın belasından kurtulmak için çocuklarını etütlere verdiler, yurtlara verdiler.

Ey %1 düzeyinde  bu tür eğitim kurumlarından faydalanan sevgili vatandaşlar %99’un sahipsizliğinden haberiniz var mı?

Devlet millete hizmet etmeye başlamışsa; artık dershane, etüt gibi bir yandan gençlerimizi yarıştırmak için gereğinden fazla bir yandan zamanlarını alırken, diğer yandan istediği kafa ve kapasitede insan seçenlere özel etütlere ihtiyaç kalmadı demektir.

Peki ne yapmak lazım? İster istemez süreç değişikliği sancılı olur.Ancak en kısa zamanda,

*Okul etütlerimizi cazip hale getirmeliyiz, gelen öğrencilerimize ilgi sevgi göstermeliyiz,

*Bu etüt hizmetlerinde mürtet duruma gelmiş, işinden çok öğrencilerin fikirleriyle edep ve ahlaklarını bozmak için uğraşan kimi öğretmenleri bu tür çalışmadan uzak tutmamız lazım,

*Şükürler olsun 100 binden fazla öğretmen bu çalışmalar için kursta görev almak isteğiyle müracaatta bulundu, bu öğretmenleri taltif etmek lazım,

*Bu çalışmaların kapısını gelebilecek tüm öğrencilere açmak lazım,

*Yurtları ikinci bir okul haline getirip, sosyal faaliyetler, seminerler ve konferanslarla zengin bir programa kavuşturmamız lazım.

*Yurtlar baba evi kadar emin yerler haline getirilmelidir.İşte o zaman devlet devlet olur, Hükümet milletin duasını alır, muhalefet başıboş soyut meselelerle uğraşmaz, İktidarla yarışmak için projeler üretir daha çok çalışır.

Dolayısıyla eski pansuman tedbirleri bırakın, toplu kalkınmaya bakın. Ben vatandaşsam, çocuğumu okula gönderiyorsam, evladım dinini de dünyasını da orada öğrenecek.

Kur’anı Kerimi de, Siyerünnebiyi de tarihini araştırma soruşturma adına Osmanlıcayı da anadilini de okulda öğrenecek, benim devletim bu tür hizmetleri bana vermekle yükümlüdür.

Muhalefete soruyorum Mustafa Kemal Nutkunda diyor ki; “En kısa zamanda Kürtlere özerklik verilmelidir”, buna rağmen ben Atatürk’ün partisiyim diyen bir parti ne diye bahane ileri sürüyor, yoksa nutku okumasını mı bilmiyor?

Biliyor musunuz bu cemaatlerin çoğunda mı desem hepsinde mi desem bir öğrencinin önünü açmak için kendince kriterleri var. Öyle her hangi bir Anadolu insanını bir yerden bir yere getirme gibi bir dertleri de yoktu/yoktur.

O zaman şunu diyelim üstat Bediüzzaman’ın ifadesiyle “eski hal mahal, ya yeni hal ya izmihlal” yeni Türkiye yeni Türkiye diyelim ama gereğini de yaparak.

Saygılarımla.

 

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar