• 13.02.2015 00:00

 İnsanımız, Cumhuriyet sonrası akla hayale gelmeyen entrikalar yaşamış, devletin yedi planı varsa yedisi de vatandaşın başına örülmüş farklı renkte bir çorap gibi, hani ne demişler ayının yedi hikayesi varsa yedisi de armut üzerineymiş.

Adnan Menderes, Merhum Özal ve Erbakan kendince bir mücadele verdiler bu kadar oldu, “küfür devam eder, zulüm devam etmez” kaidesi tecelli etti ve AK Parti iktidarıyla perde arkasındaki dünya düzenin azı dişleri ağır bir cebelleşme sonucu geri adım atmak durumunda kaldılar.

Melanetli ifadeleri; laikli elden gidiyor, irtica hortladı, bölücüler geliyor… Batsın hileleri, battı da zaten ama arkasında bıraktığı tahrip bir türlü tedavi edilemiyor.

En belalısı da defolu vatanlaş kitlesi. Siyasete adam bulunamıyor, kuruma mudur atanamıyor, sivil toplum ruhu ölmüş diriltilemiyor, arkasında korkak, ürkek bir toplum bıraktı. 12 yıl okula giden bir vatandaş evladı ne doğru dürüst fatihasını okuyabiliyor, ne de işe yarar bir meslek ediniyor.

Boşuna insan niteliği açısında dünya ülkeleri arasında 94. Sırada yer almıyoruz, OECD ülkeleri arasında PISA sınavlarında sondan ikinciyiz vatandaşlarımızın bundan haberi bile yok.

AK parti ne yapmış ki bu kadar ona karşı hırçın davranıyorsunuz?

Kamuda var olan örtü yasağını kaldırdı(Ülkeyi bir ayıptan kurtardı)

4+4+4 eğitim sistemini getirdi( vatandaşlarımıza tercih hakkı getirdi, özgürlük alanını genişletti)

Çözüm sürecini başlattı( iki yıldır Anadolu insanı kısman bir nefes alıyor, katkı verin daha da iyiye gitsin)

İlk sefer Başbakan yüksek askeri Şurada(YAŞ) toplantısına başkanlık yaptı(Halka bir güven geldi)

Olup bitenlerden artık hükümet sorumludur(Seçimde bir mazereti yok muhalefet eksikliği dışında)

Eleştiriyorsanız bari eleştiriniz içeriye dönük olsun, umut verici olsun size puan kazandırsın,

Seçim sistemi ve vekil adayları tespit usulünü eleştirin(daha nitelikli bir meclisimiz oluşsun diye)

Adaletli gelir dağılımın arkasında durun( İnsanlarımız aç ve açıkta kalmasın, asgari ücretlilerimiz rahat bir nefes alsın)

Yargı sistemini ele alın(İnsanımız bir haksızlığa uğradığı zaman, nasıl olsa mahkemeler var deyip rahat etsin)

Ceza evleri şartları üzerinde durun(İnsanlar orada emin değiller ve köreliyorlar)

Neden Genel Kurmay başkanlığı hala milli savunma bakanına bağlanmadı(Bakan üstü devlet memuru olur mu?)

İktidarı gereğinden fazla eleştirmektense daha iyi politikalar üretin ki halka güven gelsin.

Olumlu olumsuz birkaç örnek verdim gerisini siz getirin olmaz mı?

Demem o ki hem muhalefet, hem paralel yapı öyle sinsi ve haksız yere iktidarla uğraşıyorlar ki battıkça batıyorlar, iktidar da onların bu yanlışından kazançlı çıkıyor.

Bu paralel yapının hiçbir muhalefetini dahi kabul etmek doğru değil, çünkü muhalefetin yolu siyasetten geçer muhalefet etmeye niyetiniz varsa parti kurarsınız istediğiniz eleştirinizi yapar, halka arz edersiniz.

Doğru olanı budur, yanlış yoldan doğru hedefe ulaşılmaz.

Bilmekte fayda var.