• 24.05.2017 00:00

 Yüce Allah(cc) bir şeyi yapmak istediği zaman “kün(ol der) feyekün(hemen oluverir)”

Yüce Allah’ın ne eli var, ne de kazma küreği, onun aziz olma tarzını biz tasavvur etmekte zorlanıyoruz,  neyi murat ederse onun için sebepler yaratır.

Bir toplum ıslah olmaya niyet etti mi? yüce Allah o talebe cevap vermek için ne gerekiyorsa ona hazırlık yapıyor.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı yetiştirdiği gibi Diyanet reisi Mehmet Görmez’i de yetiştirmiş,

Tıpkı Diyarbekir için de Burhan İşleyen adında bir müftü takdir ettiği gibi.Bu ve benzeri şahsiyetleri yetiştirdiği için Allah’a ekstradan şükür etmemiz lazımdır diye düşünüyorum.

Burhan Hocanın Diyarbekir’e kazandırdığı manevi atmosferi burada anlatırsam bazı vatandaşlarımızın kudurma kat sayısı artacak dolayısıyla kalsın diyorum “balık bilmese Xalık bilir”

Malum dünyanın en zor şeyi insan yetiştirmektir, ama bizim yanımızda zor olan Allah(cc) için ehvendir, işten sayılmaz.

Diyanet reisimizin performansına baktığım zaman tek kelimeyle “Şükren lillah” demekten başka bir şey dilime gelmiyor.

İsterseniz bir kaçını sayalım;

1-Yıllardır her seferinde Peygamberimizin bir vasfını ön plana çıkararak değerlerimizi ihya etmede katkıda bulunuyor; Samimiyet, Onur, Emniyet gibi.

2-İlk defa Kürtçe Mevlit okuyarak Ahmedi Bateyi ve Süleyman Çelebin’in alemi manada kardeş olduklarına işaret ederek kardeşlik hukukuna işaret etti.

3-Bin civarında imam-hatibin seminere alındığı bir salonda bir imama beş dakika Kürtçe vaaz verdirerek empati yaptırıp Türkçe bilmeyen cemaate Türkçe vaaz vermenin sakıncalarını uygulamalı olarak yaşattı.

4-Kürt sorunuyla ilgili Mardin’de toplantı yaparak birinci elden sorunu tespit ve tahlil etti.

5-“Bize atanmış değil, adanmış imam lazım” diyerek din adamlarını fedakar rızayı ilahiyi hedef edinmiş kimseler olması gerektiğini vurguladı.

6-İmam-Hatiplere seslendiği bir konuşmasında “eğer yıllardır bir camide görev yaptığınız halde cemaattınızda artış olmuyorsa, kusura bakmayın siz imam değil namaz kıldırma memurusunuz” diyerek imamlığın sorumluluğunu ortaya koydu.

7-(8-10) yıl medrese tahsili görüp kimisi köyünde, kimisi bölgesinde birer lider konumunda olan alimlerin icazetnamesini imam-hatip lisesi diploması düzeyinde kabul edip, ilme ve alime değer vermesi takdire şayan bir çalışmaydı.

17 de, 27 de yaptıkları yeniliklere az gelir ama yazı uzar diye kaleme almadım. 2015 yılı V.Din şurasında konuşmasını dinlerken “işte diyanet reisi bu” demek içimden gelmişti.

Hangi birini anlatayım, alim amil, takva sahibi bir insan olup bürokrasi için aranan bir şahsiyete sahip bir Diyanet İşleri Başkanımız var ki buna ancak “o bir reysülulemadır” diyebiliriz.

Bu kadarlık bir çalışma karşısında dahi münafıkların kudurmamaları elde değil, dikkat ederseniz kafir demiyorum, münafık diyorum, çünkü bazı kimselerin yanında Kafirler onların ehveni şer kalır, bu tür kimseler daha çok İslam ülkelerinde vardır, Müslüman görünüp, İslam’a düşmanlık yaparlar,  harçlıklarını da ağabeylerinden alırlar, bunlar kırk haramiler gibi güruhlardır.

Bence hiç canınızı sıkamayın bu ülkede İslam’a her türlü zulmü yaptınız Kur’anı ve Resulullahı sansür altına aldınız, elinizden gelen zulm ve hakareti Anadolu insanına yaşattınız, buna rağmen bu halk ezanı da, salayı da, tekbiri de unutmadı. Vatan ve millet sevgisini bu değerlerle, selam ve dua ile yaşantı, yaşatmaya devam ediyor/edecek.

Sizin artık modanız geçti haberiniz ola. Mehmet görmezler gibi vatan evlatları bu halkın birer değerleridir ve öyle de kalacaklardır, yeter artık haddinizi aşıp değerlerimizle oynamayın olur mu?

Bir şey daha söyleyeyim tüm okullarda değerler eğitimi çalışmaları bile yapılıyor. Helal-haram, Hayır-günah, Edep-ayıp gibi kavramlar artık hayatta yer buluyor ne haber?

Selam ve selametle kalın.

İnternethaber.com sitesinden alıntıdır.