• 2.02.2018 00:00

 Reisin, işini yapamayan bürokrat bir kenara çekilsin demesi hoş güzel de ama bunu başarmak kolay değildir. Belki yeni sistemde işler sıkı tutulursa bir ihtimal.

Cumhurbaşkanımız hantal bürokrasiden şikâyetini dile getirdi ama bu talebi gerçekleştirmek galiba en ağır handikaplardan biri olsa gerek.

Çünkü arada menfaat ilişkileri var. Yani bir bürokrat ile ilgili iyi, kötü değerlendirmesini yapılırken, başarısına, kendi alanındaki gayretlerine bakılmıyor; benim dediğimi yapıyor, yapmıyor penceresinden bakıyor.

Bir ara bir Ak parti ilçe başkanı “benim kaymakamım paralelcidir” demiş sonradan emin dillerden kaymakamın paralelci olmadığı anlaşılmış elhemdulillah halende görevinin başında, onuruyla işini yapıyor.

Peki söz konusu ilçe başkanı niye Kaymakamdan şikayetçi ihale meselesi, menfaat sorunu. O ilçe başkanı da hala görevindedir.

Yıllardır bağırıp çağırıyorum. “Siyaset akademisi” var da yönetim akademisi niye yok diye. Şunu da söyleyeyim şu anda siyaset akademisi de özelliğini kaybetti(ediyor). 120-150 kişi kayıt oluyorsa ortalama 40-50 kişi derse devam ediyor, diğerleri sertifika peşinde.

Onun için o belge de değerden düştü. Çünkü siyaset akademisi sertifikası olup, o vasfı üzerinde taşımayan o kadar insan çok ki. Ama faydalanmasını bilen faydalanıyor, kendini yetiştirmek için iyi bir fırsat. Vatandaşa bu fırsatı verdiği için Ak parti yönetimine Teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Çünkü her alanda olduğu gibi nitelikli siyasetçiye de ihtiyacımız var.

Onun için diyorum ki, iyi bir bürokrat ekip oluşturmak istiyorsanız “yönetim Akademisi” açacaksınız.

Bu akademiden; vatandaşa değer veren, hak ve adaleti önemseyen, inanç ve kültürüne değer veren özü İslam’a bağlı bir hukuk adamı oluşturabilirseniz hayatın rengi değişecek.

Her nasıl oluyorsa bir kısım bürokrat, mülki amir para pul peşinde, kaçamak yapmayı bir marifet bilen, şahsiyeti düşük kimseler olarak karşımıza çıkıyorlar. Yahu her kişi bu iki bela ile baş başa, ama insani değerler frenliyor. Yoksa bu şeytani duygular herkesin ensesindedir.

 

 

Mesela geçende bir Kaymakam taşeron işçisinin kadroya geçmesi için yapılan mülakatta bir bayana şu soruyu soruyor.

Amerika Devlet Başkanı Kennedy eşini kiminle aldattı? Hanımefendi edebinden dolayı cevap vermeye çalışmayı bırak yüzü kızarınca, Kaymakam bey(!) cevap veriyor. Marlyn Mornroe Amerikanlı sarışın. Hızını almayan herif devam ediyor peki kadın kocasının bu ilişkisini duyunca ne tepki veriyor? yine kızcağız cevap vermiyor.

Güya genel kültür sorusuymuş komisyonun huzurunda sorulan bu soru, bir bayana zina sorusunu sormak, insanın tüyleri diken diken oluyor arkadaş! Bu olsa olsa “müstehcen soru” olur. Bir mülki amire yakışmaz! Benim devletimi değerden düşürmeye ne hakkın var diye sormadan edemiyorum.

Hiç düşünmedin mi Diyarbakır bunu duyarsa ne olur? yoksa sen bizi adamdan saymadın mı? 

Acaba buna “Kaymakamdır beridir, ne yapsa yeridir” desek olur mu? Üstelik bu adam Bismil Belediyesinde kayyum.

Vah ki ne vah!

Benim bildiğim OHAL vatandaş huzur bulsun diye vardı. Yani bu saçmalıklara karşı sessiz mi kalacağız, OHAL vardır diye.

Bir bayana zina sorusunu sormak olsa olsa taciz olarak değerlendirilir.

*Bu Hanımefendi cevap vermediği için de kendisini tebrik ediyorum.

*Lanet olsun böyle mülakata, böyle işe, böyle kadroya.

*Nerede Kadın dernekleri, vakıfları?

Kim bilir bu kızımızı ne felaketler bekliyor olacaktı? İyi ki kadro almadı, bu soruların devamı gelirdi herhalde.