• 30.05.2018 00:00

 Tarafgirlik İslami literatürde çok önemli bir ölçüdür. Öyle ki “kişinin niyeti amelinden daha hayırlıdır” denilmektedir.

Yani bir kimse kalbinde küfre veya küfre muhabbet besleyen kimseleri seviyorsa onun ibadetleri Allah katında beyhudedir.

Bu münasebetle seni yönetmeye talip olan bir siyasi oluşumu iyice bir tanımaya çalışın gerçekten size hizmet etmeye mi taliptir? yoksa senin inanç ve kültürünle kavgalı sinsi bir düşman mıdır? Bu konuda tercih senin bir başkasında suç arama.

Malum yeryüzünde iki çeşit yönetim tarzı var, ya da olmalıdır. İlahi öğretiyi hesaba katan yönetim tarzı, bir de seküler, insan aklının ürünü, ilahi öğretiden bağımsız olan yönetim tarzı.

Laik yönetim olarak da adlandırılan bu yönetim tarzı gayri müslüm dünyada nispeten uygulanabilir olsa da İslam toplumunda taraflı olup İslam üzerinde bir sopa gibi uygulanıyor.

Malum diğer dinlerin kitabı tahrife uğrayıp ilahi kitap özelliğini kaybetmişken İslam’ın kitabı Kur’an tam olarak Müslümanların ellerinde ve yaşamın her alanında müslümanların ona uyarak yaşamaları mecburidir.

Dolayısıyla taraf olduğunuz siyasi eğilim;

Kur’ana nasıl bakıyor?

Normal hayatta pratikte Kur’anla kavgalı mı?

Daha açık bir ifade ile iman, edep ve namus kavramları ile barışık mı?

Bir parti İslami değerlerle alay ediyor, Kur’anı tanımıyor, namus anlayışını önemsemiyorsa ona verdiğin her destek seni küfre hizmet etmişsin gibi sizi manen mesul kılar.

Bu tür siyasi eğilimlere katkı ver ya da verme demiyorum öyle bir hakkım da yok ama bu gerçeği izah etme, dillendirme hakkım ve mecburiyetim var.

Bir parti çıkmış eş başkanlık diye bir tuhaf yönetim tazı ile karşımıza çıkıyor, üstelik bir erkek bir bayan yani daha nasıl bir kabahat işleyebilir anlayamadım.

Bu iki durum da İslam’ın özüne aykırıdır; biri yönetimden tek kişi sorumlu olmalı, diğeri kadın erkek beraberliği İslam’a göre sıkıntılı ve bu parti özellikle burada diretiyor.

Sen de bu partiye yeşil ışık yakıyorsan iki kere düşün hemen ilk hamleden senin dinine meydan okuyan bu partinin sana ne faydası olacak?

Bu parti ve avaneleri kültür evleriyle gençlerimizi manen zehirleyip aslından kopardılar, sen de bunları alkışlıyorsun bu hayra alamet değildir, bir daha düşün.

Bu partinin paslanmış beyinleri defalarca bu parti “Kürt partisi değildir” diyor, 59 vekilinden 40 azgın Türk solu sen hala “yok yok bu parti bana şu hakkı bu hakkı kazandıracak” diyorsun.

Ben, neden bu partiye destek veriyorsun demiyorum, orası senin bileceğin iş ama bu destek seni manen felakete sürükler diyorum, ister inan ister inama orası senin bileceğin iş, ben bu gerçeği yazmak durumundayım ama benim muhatabım iman eden kimselerdir, zaten sen Allah ve Resulune inanmıyorsan yazımın muhatabı sen değilsin, orijinal Kürt vatandaşlarıma sesleniyorum.

Bir parti seçim propagandasını yürütürken Kobani, Sur, Cizre… diyorsa bil ki bu sıkıntıların her biri çözüm sürecini baltalamak için ola gelen derin aklın oyunlarıdır.

Hele ki Recep Tayyip Erdoğan’nın düşmanlığı üzerinde siyaset yapıyorsa daha tehlikeli bir siyasi eğilim olduğunu düşünüyorum. Çünkü Erdoğan Kürtleri %90’nına Türklerin %70’ine barış ve huzuru kabul ettiren tek liderdir. Bu adamla kavgalı olan bir siyasi cenahtan kime ne hayır gelir?

Hatırlayın sıkıntılı bir süreçte orijinal bir Kürt kızı olan Leyla Zana zamanın başbakanı olan Erdoğan’ı ziyaret etmiş ve bu sorunu ancak o çözer demişti.

Tarih birçok şey not ediyor ama yalan dolan siyasetini kimse yazmaz, her gün bir slogan üreterek halkın kafasını karıştıranlar, tehdit ve hakaret dilini kullananlar pek yakında fesleri düşecek kelleri görünecektir.

Demek istediğim şu; vicdanınızı iyi yoklayın ona göre vekil oyunuzu kullanın, ama cumhurbaşkanlığı oylarınızı Recep Tayyip Erdoğan’a verin.

Ben buna inanıyor, bu düşünceleri sizinle paylaşıyorum.

Selam ve selametle kalın.