• 30.07.2018 00:00

 Biz her geçen gün az daha medenileşeceğiz diye umut beslerken, olup biten hadiseler umudumuzu kırıyor, vatandaş olarak bizi hayattan koparıyor.

Birçok kurumda insanlık yavaş yavaş kendini gösterirken, galiba bu konuda hastanelerimiz sınıfta kaldı/kalıyor.

Sebebi şudur herhalde, taraflardan biri hasta olunca karşı tarafa da muhtaç olması çoğu kere hastaya boyun eğdiriyor, yapılan hakareti hazmetmesine, yutmasına sebep oluyor.

Zaten eskiden bu tür sıkıntılar çok yaşanıyordu, doktor birçok kere bağırıp çağırıyordu, hemşirenin “sessiz ol” resimli işareti sadece vatandaşları bağlıyordu, nice nice olaylara şahit olduk.

Yıllar önceydi bir gün ağır bir hastamın ziyaretine gitmişim,  o esnada doktor ile hemşire sıra dışı bir kahkaha ile hastanın odasına girdiler, doktor benim için “bu da kim?” demez mi? o dengesiz hareketine karşı ben de yüksek sesle “bu bir insan insan bey efendi” der demez, doktor sesini kesmek durumunda kaldı ve ben sessizce odadan çıktım.

O eski ceberut devletti deyip kendimizi teselli ederken, bir de bakıyoruz ki aynı sıkıntı maalesef devam ediyor.

Tabi vatandaşların da birçok kere yanlışları oluyor. Birkaç yıl önceydi bir ilçede bir vatandaş bir bayan doktora musallat olmuş, nöbet gecelerinde ondan para koparıyor, babası bana söyledi istişare ettik ben dedim ki “ilçeye git, filan ailenin reisine söyle”, gidip söylüyor söz konusu beyefendi o haylaz adamı çağırıp ona bir tokat vuruyor ve artık o doktorumuz o geveze heriften kurtuluyor.

Geçende Şanlıurfa’da bir çocuk doktoruna bir saldırı oldu yine sağlık çalışanlarına arka çıktım ve köşemde vatandaşı eleştirdim.

Ayrıca sağlık personeline, öğretmene ve din görevlilerine saldıran kimselerin korkak insanlar olduğunu savundum.

Ama bu Giresun hadisesi beni kahretti, baştan sona fiyasko;

82 yaşındaki yaşlı adama böyle mi muamele edilir?

Sana ne yaptı ki acil kodu ile polis çağırdınız?

O gelen polisler bu operasyonu nasıl da bu kadar kötü yönettiler?

En kahredici yönü de Yusuf Dede öldü, Allah topunuzu kahretsin, bu da ayrı bir terörist faaliyet değil mi?

Bu devletin mensubu memuru, doktoru,  polisi bu kadar beceriksiz bir hale gelmişse vay halimize.

Behey yerersiz yeteneksiz polis, o anda o yaşlıyı o kadar sıkıntıya düşürmezseniz olmaz mı?

Dışarıda onu dilendirseydiniz ne kaybederdiniz? 

O gün karakola götürmeseydiniz ne olacaktı?

Doktordan tutun, operasyonda görev alan polis memuruna kadar, herkes “kasten adam öldürmekten” yargılanmalıdır, hele ki bu operasyonu yöneten bir rütbeli varsa hemen disiplin cezası ile bir hafta içinde tenzili rütbe edilmelidir.

Bu devletin memurluğunu yapacak kapasiteniz yoksa, istifa edin başka bir işle uğraşın bence.

Bu yaptığınız barbarlığı dahi geride bırakacak kadar kaba bir davranıştır. Kamuoyuna verdiğiniz sıkıntının haddi hesabı yoktur. İşte ben bir vatandaş olarak Diyarbakır’da evimde kahroldum, yazık günah değil mi?

Ölen dedemizin yakınlarına sabır-ı cemil ve başsağlığı diliyorum.

Devlet memuru 82’lik vatandaşınıza bunu yaparsa, vay halimize diyorum.

Hey gidi dünya hey!