• 21.08.2018 00:00

 Ak Parti son 17 yıldır 17 farklı engelle rağmen Devlet Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde her geçen gün taş üstüne taş koyularak iktidarda ilerliyor.

Bu yeni sistemle iç barışını sağlayıp, adalet ve gelir dağılımda kayda değer bir ilerleme kaydederse, geleceğimiz daha parlak olur diye düşünüyorum.

Kurumsal bir parti olan Ak Partinin üst düzey yönetim organı olan Ak MKYK, her oluştuğunda insana bir heyecan geliyor acaba kimlerden oluşacak diye?

Bu defa 42’si vekil 8’i dışarıdan olmak üzere 29 kişi ilk defa yer alarak yenilendi, hayırlı olsun.

Ben de tanıdığım 10-15 kişinin kalitesine bakarak “Ak Parti MKYK’sı bu defa umut veriyor” diye bir manşet astım sosyal medya hesabıma.

Bir de baktım ki karşıma iki açıdan eleştiri geldi; Biri şu MKYK’da Diyarbakır’dan kimse yok, diğer eleştiri ise İbrahim Halil Yıldız MKYK’ya ne katabilir.

Diyarbakır’dan kimsenin olmayışı pek önemli değil diye düşünerek, önemli olan memleket ve millet sorunlarını dile getirmek, hayırlı kararların altına imza atmaktır, dedim ama İbrahim Halil Yıldız’ı bir az araştırdıktan sonra doğrusu eleştirilere cevap vermekte zorlandım.

Hani şimdiye kadar birçok kere Diyarbakır’lılar dan da MKYK’da yer alan olmuştu ama yönetime rengini katan Diyarbakır’lı pek olmadı.

Sivil Anayasa çalışmasının beş üyesinden biri, Ak parti vekil adayı olmuş, bir hukuk adamı olup, haktan yana sözünü esirgemeyen, 63 akil adamlardan biri olan Prof.Dr.Fazıl Hüsnü Erdemi,

Ya da en zor süreçte Ak parti Diyarbakır il başkanlığını yapan Av.Muhammed dara Akarı,

Veya Eyüphan Kaya gibi halkın derdi ile dertlenen eğitimci- yazar, İnsan hakları aktivisti ve barış sürecine söz ve davranışları ile katkı vermeyi esirgemeyen birini MKYK’ya almadıktan sonra her hangi bir Diyarbakır’lıyı alsan ne yazar almasan ne yazar?

Tabi bu şehir insan kalitesi bakımından zengin bir şehir.

Mesela;

Ömer Serdar Kaplan,

Resul Özbay,

Mehmet Arzu…vs

Al bunu on ile çarp nice Ak partili, dertli kimseler bu şehirde yaşıyor, ama maalesef Ankara’dakiler onları görmezlikten geliyor, onun için de bu şehrin sorunları Ankara’da dillendirilmiyor.

Devlet eninde sonunda bir gün Kandili Devlet ile Kürtler arasında kara diken olmaktan çıkaracak,  ama Ak partinin Diyarbakır ile Ak parti arasındaki Ankara çemberini yıkabilir mi orasını bilemem.

Malumunuz Ak Partinin 2008 yılı itibariyle başlattığı ve son yıllarda özelliğini kaybetmeye yüz tuttuğu “Siyaset Akademisi” diye bir yetiştirme eğitimi programı var. Ben 2008 yılında katılmıştım fili bir üniversite gibi olan bu akademiden dünya kadar tecrübe edindim. Ama bana öyle geliyor ki Ak Parti vekil adayı olarak Suruç’ta seçim öncesi ölümle sonuçlanan vakaya sebep olan İbrahin Halil yıldız bu akademiye dahi gitmemiştir. Gitseydi seçim çalışmalarında meydana gelen sorunları çözme becerisine sahip olacaktı ve o meşum hadisenin oluşmasına belki sebebiyet vermeyecekti, maalesef olan oldu, Şanlıurfa halkı buna rağmen onu vekil de seçti, peki bu MKYK’ya alınmasına ne demeli?

Maalesef ben vatandaşa bu eleştirinin cevabını veremedim. Gereğini bilen varsa söylesin.

Bu; aynı zamanda yaptığı hatanın arkasında durmaktır,

Bu; HDP’ye bir eleştiri kapısını aralamaktır,

Bu; Ak partinin üzerine giden kimi menhus insanların ekmeğine yağ sürmektir.

Gerçek olan şu ki hayatta %100 başarı yok, seçilen MKYK’yı da %90 başarılı buluyorum, ama İbrahim Halil Yıldız’ın seçilmesi “ben buradayım” diyecek kadar yanlış bir tercih olarak duruyor.

İnşallah hayırlı çalışmalara hizmet etme kapasitesi olur da, bu Ak Partinin en üst organında varlığını; birikim ve kabiliyeti ile hissettiri, benim gibi dertli vatandaşlar da bir “oh” çeker.

Yapması gereken en önemli şey karşı taraf ile bir araya gelip barışıp, helalleşmektir.

Tekrar hayırlı olsun, ben bir dost eleştirisi olarak bu pozitif eleştiriyi yapma gereğini duydum. Yoksa kendimi vicdanıma af ettiremezdim.

İnşallah geleceğimiz daha iyi olacak.

Amin demeniz dileğiyle.

Selam ve selametle kalın.