• 22.02.2021 00:00
  • (371)

 Gare Operasyonu'nun yapılması, yapılış şekli ve sunulması, Türkiye'de iktidara ve siyasete müdahele için sıradan insanın artık "sıra bizde" demesini gerektiren bir ortam sunmaktadır. Her yerde, her zamanda ve bütün dünya tarihinde yapılanlardan ve yapılmayanlardan iktidarlar sorumludur. Genel olarak insanlık tarihi de iktidarları denetlemek, kontrol etmek ve dengelemek için çeşitli kurumlar üretmiştir. Parlemento, Danıştay, AYM bunlardan birileridir. Bunlar çok eski kurumlardır aslında. Daha modern kurumlar olarak Ombudsman'lık var. "Kamu Denetçiliği" adı ile Türkiye siyasi hayatına girdi. Bütün bu kurumların, Türkiye'de raydan çıkan iktidarı yerine oturtmasında çeşitli zorluklar çektiğini görüyoruz. Mesela Danıştay bugün, "Atatürk Orman Çiftliği arazisine kamu kurumları yapılamaz" kararı veriyor. Ama pek çok kamu kurumu yapılmış, Danıştay bundan sonra karar veriyor. Veya ÇED raporunun gerekliliği gibi. Ama iktidar buna yönelik pek çok alanlarda ÇED'in gerekliliğini kaldırabiliyor. Bir taraftan kurumlar kuruluyor iktidarı denetlemek için, bir taraftan da iktidar bunları aşmak için çok çeşitli yöntemler buluyor. 

Toplumlar iktidarı denetlemek üzere sadece ulus içinde değil ulus dışında da kurumlar üretmişlerdir. AİHM, Uluslararası Ceza Mahkemesi bunlardan birileridir. Hatırlarsanız Uluslararası Ceza Mahkemesi, Filistin ile ilgili olarak hak ihlallerini gündeme almak üzere çalışacağını duyurdu. AİHM'in hem Kavala hem de Demirtaş'la ilgili verdiği kararlar Türkiye'de uygulanmıyor. Hem ulus içindeki hem de ulus dışındaki iktidarı dengelemek için oluşturulmuş kurumlar iktidarı frenleyemiyor.

Artık Türkiye'de sıradan insanın inisiyatif alması ve "sıra bende, iş bende" demesi gerekiyor. Gare Operasyonu'nun başarısızlığından sorumlu olan kurum sorumluluğunu dağıtmaktadır. Bu sorumluluğu da muhalefete yüklemektedir. Muhalefet herhangi bir şekilde eleştirilecekse sıradan insan tarafından eleştirilir. İktidarın bütün yaptıklarının karşısında yeterince inisiyatif alıp engelleyemediği için eleştirilir. İktidar tarafından eleştirilmesi son derece komik ve geçersizdir. Muhalefet partilerini hizaya getirmek ve yol göstermek için sıradan insanın devreye girip sevk etmesi gerekiyor. 

Nedir Gare Operasyonu? 6 yıldır tutsak olarak tutulan 13 insanımızın olduğunu yeni öğreniyoruz. Aileleri 5-6 yıldır gitmedik kapı bırakmamışlar. Bunlar gündeme bile gelmemiş. Şaşırtıcı değil, 2007 yılında benzer bir olay neticesinde kurtarılan askerler söz konusu olduğunda Mehmet Ali Şahin'in sevinmesi gerektiğini ifade etmesi gerekirken tam tersine "sevinemedim" demişti. İşte bugün o tutsakların hayatının çok da önemsenmemesi nedeniyle geldiğimiz bu yolun aslında ilk taşları o zaman atılmıştı. Türkiye toplumu olarak, o ifadeleri sarf eden yetkili bir şahsa, çeşitli şekillerde yeni adım attıramadığımız için bugün başımıza bu geldi. 

6 yıldır neredeyse "ölü gibi yaşayan" o tutsakların sesini duymadığımız, genel politikaya bunu aktaramadığımız, daha önce örneği görülen 350 kurtarılma vakalarından biri olarak yapamadığımız için bütün Türkiye olarak utanç duymalıyız ve sorumluluk almalıyız. Birinci derecede sorumlu iktidarsa, ikinci derecede sorumlu olaya el atması gerektiği gibi el atmayan bütün insanlardır. Herkesin bu konuları düşünüp, iktidarı ve muhalefeti doğru bir yola yöneltmesi gerekir.